5. Ceza Dairesi 2011/11650 E. , 2012/13295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama (sanık ... hak.), bu suça yardım etme (diğer sanık hak.) HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 tarihli, 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suç
**5. Ceza Dairesi 2011/11650 E. , 2012/13295 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama (sanık ... hak.), bu suça yardım etme (diğer sanık hak.) HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 tarihli, 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından, anılan Yasanın yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Gaziantep Adliyesinde hizmetli kadrosu ile memur olarak görev yapmakta olup, yemekhanede aşçı olarak çalışan sanık ...'in, görevine girmeyen ve yetkisi bulunmadığı halde tanık Abdullah Yıldırım hakkında adliyede devam eden soruşturmalarla ilgili olarak takipsizlik kararı çıkartabileceğini söyleyerek diğer sanığın yardımı ile adı geçen şahıstan menfaat sağlamaya çalışmasından ibaret eyleminin, dosya kapsamındaki beyanlarda bahsi geçen 600,00 TL'nin sanık ... tarafından ...'tan temin edildiğine ilişkin kesin bir delilin bulunmaması da gözetilerek, madde ve gerekçesinde de benimsendiği üzere eylemlerinin yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlamaya teşebbüs suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden tamamlandığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, TCK'nın 62. maddesi uyarınca sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama süresindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri gibi hususları içeren takdiri indirim nedenlerinin varlığı tartışılıp kararda gösterilmeden, CMK'nın 147. maddesine göre susma hakkı bulunan ve suç tarihi itibariyle hakkında 4616 sayılı Yasa gereğince kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ilişkin karardan başka adli sicil kaydı bulunmayan sanık ... hakkında yasal olmayan yetersiz gerekçe ile “Sanığın inkarı, sabıkalı oluşu nedeniyle 5237 sayılı TCK.m.62’nin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,” biçiminde karar verilmesi, Dava konusu somut olayın, sanığın emniyette müdafii huzurunda alınan beyanı ile ortaya çıkması ve asli fail olan sanık ... hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi hususları gözetilmeden ve olumsuz kişiliği duruşma tutanaklarına da yansıtılmadan, dosya içeriğine uygun düşmeyen yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanık ... hakkındaki kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi, Sanık ... hakkında, hükmedilen kısa süreli hapis cezası kişiliği olumlu değerlendirilmek suretiyle TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrildiği halde, “kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu vicdani kanaate varılmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK.m.231/6 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına,” karar verilerek gerekçelerde çelişki ve zaafiyete düşülmesi, Kabule göre de; Hükümlerden sonra 05/07/2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 89. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 255. maddesinin "nüfuz ticareti" başlığı altında yeniden düzenlenerek suç unsurlarında değişiklik yapılması karşısında, mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.