(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/15370 E. , 2007/140 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.8.2006 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bü…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/15370 E. , 2007/140 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.8.2006 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir. Davacı, 2 parsel sayılı taşınmazdaki miras payını davalının kendisine satımını vaad ettiğini belirterek tapu iptali tescil isteminde bulunmuştur. Davalı, satış vaadi sözleşmesi ile muris babası ...'den intikal eden payın satışının vaad edildiğini, muris annesi ...'den intikal eden payın satışının sözleşmeye dahil olmadığını bildirmiştir. Mahkemece davalıya ait 20/80 hissenin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından satış vaadi sözleşmesine konu olmayan ve muris annesi ...'den intikal eden payın da iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek temyiz edilmiştir. Kaynağını Borçlar Kanunu'nun 22.maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanunu'nun 213.maddesi ile Türk Medeni Kanunu'nun 706 ve Noterlik Kanununun 89.madde hükümleri uyarınca noter önünde resen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaad alacaklısı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 706. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini istiyebilir. Davacı, 15.3.1993 tarihli biçimine uygun düzenlenmiş satış vaadi sözleşmesine dayanmıştır. Sözleşmelerde ve bütün hukuki işlemlerde kesinlik ifade etmeyen irade beyanlarının gerçek anlam ve amacı hakim tarafından Borçlar Kanunu'nun 18/1 maddesine göre yorum yoluyla tesbit edilir. Dava konusu satış vaadi sözleşmesinde borçlu satıcının gerçek amacı muris babası ...'den gelen miras hak ve hisselerinin intikaline ilişkindir. Sözleşme yapıldığı tarihte muris anne ... ölmüş ise de satış vaadi sözleşmesi borçlusu davalının, ...'den geçecek payın da satıldığına ilişkin ayrı ve açık bir irade açıklaması bulunmadığından satımı kararlaştırılan payın sadece ...'den intikal eden pay olduğu kabul edilerek sonucuna uygun hüküm kurulması yerine ...'den intikal edecek payında tescili doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 16.1.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.