9. Ceza Dairesi 2023/11689 E. , 2023/7784 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1070 E., 2023/927 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge …
**9. Ceza Dairesi 2023/11689 E. , 2023/7784 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1070 E., 2023/927 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının ikinci maddesinin (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık müdafi avukat ...'ın temyiz isteminin hükümlerin kesin karar niteliğinde olduğu gerekçesiyle reddine dair ek kararın usulüne uygun tebliğine karşın temyiz edilmediği, sanık müdafii avukat ...'ün temyiz dilekçesinin incelenmesinde temyiz isteminin nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz isteminin nitelikli cinsel saldırı suçundan hükümle sınırlı olarak incelenmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafii avukat ...'ın duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2023 tarihli ve 2022/478 Esas, 2023/102 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Re'sen istinafa tabi karara karşı katılan Bakanlık vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf yoluna başvurması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 12.07.2023 tarihli ve 2023/1070 Esas, 2023/927 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 19.07.2023 tarihli ve 2023/1070 Esas, 2023/927 Karar sayılı ek kararı ile sanık müdafii avukat ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçları ile ilgili verilen karara yönelik temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği "kesin karara yönelik temyiz isteminin reddine” karar verilmiştir. 4. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.09.2023 tarihli ve 9-2023/92963 sayılı, kısmî ret, kısmi onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Cinsel saldırı suçundan verilen cezanın yetersiz olduğuna, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanları karşısında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, vekil ile temsil edilmelerinden ötürü kurul lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Katılanın gönül ilişkisi dahilinde sanıkla buluşup rızası ile cinsel ilişki yaşamak isteyip kabul etmeyen sanığı rahatlatmak için içeriğinde uyuşturucu bulunan sigara ikram edip sanığın rahatlaması ile rızası dahilinde cinsel ilişki yaşaması karşısında nitelikli cinsel saldırı suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığına, katılanın öncesinde başkası ile ilişkiye girmiş olması nedeniyle taraflar arasında çıkan tartışmada sanığın katılan tarafından sigara içine konmuş uyuşturucunun etkisiyle şiddet kullandığına, ikametin kapısının sanık tarafından kilitlenmemiş olması karşısında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmadığına, nitekim cinsel saldırı eylemi ile sınırlı süre içinde alıkonulmanın hürriyetten yoksun kılma suçunu oluşturmayacağına, hakaret suçundan kurulan hükmün yerinde olmadığına, katılanın çelişkili beyanları dışında sanığın savunmasının aksini kanıtlar nitelikte cezalandırılmasına yeter derecede, her türlü şüpheden uzak, kesin bir delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ve katılanın olay tarihinden iki hafta önce görüşmeye başladıkları ve katılanın ailesinin adı geçenin sanık ile görüşmesine karşı çıkması üzerine olay günü tarafların evlenmek amacıyla yaptıkları buluşma planı dahilinde sanığın arkadaşları ... ve ... isimli şahısların katılanı alarak saat 10:00 sıralarında kendi ikametlerine getirdikleri, sanığın da katılan ile bu ikamette buluşarak kardeşi tanık ...'in de dahili ile hep birlikte tanık ...'in nişanlısı tanık Seher'in ikametine gittikleri, sanık ile katılanın saat 20:00 sıralarında anılan ikametin bitişiğinde bulunan tanık Seher'in halası tanık ...'nın ikametine geçtikleri, tanık ...'nın uyumak için ikametin damına çıktığı ve bu sırada kapının anahtarının da evin iç tarafında kapının üzerinde olduğu, akabinde sanığın ikametin kapısını kilitleyerek pencere ve perdelerini kapatıp ışıkları söndürdüğü, katılanla olan konuşması sırasında adı geçenin amcasının kendisini vuracağını, daha önce kesilen zeytinlerden dolayı amcasının sorumlu tutup hesap soracağını beyan edip devamında katılandan soyunmasını istediği ve katılanın da rızası ile kabul ederek soyunup sanık ile vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadığı, katılanın bakire olmaması sebebiyle kanamasının olmaması üzerine adı geçenlerin tartışmaya başladıkları ve sanığın bu kez anal yoldan cinsel ilişki yaşamak istediğini söylemesine karşın katılanın bu isteği geri çevirdiği, bunun üzerine sanığın üzerinde bulunan bıçağı eline alıp göstererek katılanı tehdit etmesi ile katılanın bıçağın verdiği korkutucu etki ile yatağa uzanması ile sanığın üç kez olmak üzere katılan ile rızası hilafına anal yoldan cinsel ilişki yaşadığı, ilişkilerden sonra katılanın dışarıya çıkmak istemesine karşın sanığın anahtarı katılana vermeyerek alıkoyup içmiş olduğu maddenin etkisi ile bir ara elindeki bıçağı katılana vermesi üzerine katılanın cesaretini toplayarak demir korkulukları bulunan pencereden dışarı uzanıp bağırarak çevredekilerden yardım istediği, bir süre sonra ikametin çevresinde toplanan kalabalığın sanığa kapıyı açmasını söylemesine karşın sanığın kapıyı açmayacağını belirterek katılana sinkaflı sözler sarf ederek vücudunun muhtelif kısımlarına vurmaya başladığı, ikamet sahibi olan tanık ...'nın oğlunda bulunan yedek anahtarın temini ile ikamet kapısının açılarak olay mahalline gelen kolluk kuvvetlerinin müdahalesi ile son bulduğu kabul olunan olayla ilgili Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün gerekçe kısmında sanığın soruşturma aşamasında cinsel ilişki iddialarını kabul etmemesine karşın kovuşturma aşamasındaki beyanında rıza dahilinde cinsel ilişki yaşadıklarını kabul etmesi, olaya müdahale eden kolluk görevlileri olan tanıklar ... ve ...'un alınan beyanlarında sanığa birden çok kez kapıyı açmasını söylemiş olmalarına karşın sanığın kapıyı açmayarak yarı çıplak vaziyette pencereden uzanarak yardım isteyen katılana vurduğunu ifade etmeleri, keza tanık ...'nın da kovuşturma aşamasındaki beyanında kapının iç taraftan kilitlendiğini ve daha sonra getirtilen yedek anahtarla kapının açıldığını ifade etmesi, tanıklar ... ve Seher'in her ne kadar kovuşturma aşamasında akrabalık ilişkileri bulunan sanık lehine anlatımda bulundukları görülse de soruşturma aşamasındaki beyanlarında katılanın yarı çıplak vaziyette yardım isterken sanığın kapıyı açmayı reddettiğini beyan etmeleri, katılanın iç beden muayenesine dair Osmaniye Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 05.07.2022 tarihli raporunda iddialarla örtüşecek şekilde anal bölgesinde çatlak ve hymende vajen duvarına kadar ulaşan yeni yırtıklara rastlanıldığına yer verilmesi karşısında katılanın sanığın daha fazla ceza almasını istemesi halinde tüm ilişkilerin zorla olduğunu belirtebilecekken kovuşturma aşamasındaki beyanında olayı samimi bir şekilde anlatarak vajinal yoldan gerçekleşen ilişkinin rızası ile olduğunu, anal bölgeden olan ilişkinin ise rızası hilafına olduğunu beyan etmesi, mevcut iddiaların tanık anlatımları ile desteklenmesi, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; katılanın sanıkla rızası dahilinde kaçıp gittikleri sanık ...'nın ikametinde iken rıza dahilinde vajinal yoldan cinsel ilişki yaşayıp devamında sanığın içtiği maddenin etkisi ile anal yoldan cinsel ilişki yaşamak istemesine karşın katılanın kabul etmemesi üzerine elindeki bıçak ile tehdit edip cebir kullanmak ve sinkaflı sözler sarf etmek suretiyle rıza hilafına anal yolla cinsel ilişki yaşamak ve akabinde katılanın dışarı çıkmak istemesine karşın kilitli kapıyı açmayarak alıkoymak suretiyle üzerine atılı suçları işlediğinin kabulü ile mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz incelenmesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin ve temel ceza belirlenmesi ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına dair gerekçelerin hukuka uygun olduğu, Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olarak katılan Bakanlığa yüklenen kamu görevi kapsamında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddeleri gereğince suçtan zarar görme şartı aranmadan katılma hakkı tanınması sebebiyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle; katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 12.07.2023 tarihli ve 2023/1070 Esas, 2023/927 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.