T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1069 KARAR NO : 2025/3261 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/12/2024 NUMARASI : 2022/771 E - 2024/1297 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan incelem…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1069 KARAR NO : 2025/3261 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/12/2024 NUMARASI : 2022/771 E - 2024/1297 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 14.12.2021 tarihinde satın alınmış olan ... plakalı ...marka 2018 model LY tipi ikinci el otomobil, genel bakımı yapılmak üzere ilk olarak 20.12.2021 tarihinde davalı yetkili servise götürüldüğünü, araçtaki bir kısım aksaklık olduğunun belirtildiğini ve genel bakımının yapılmasını talep edildiğini, 24.12.2021 tarihinde davalı yetkili servis tarafından araç müvekkiline teslim edildiğini ancak belirtilen aksaklıkların giderilmediğinin görüldüğünü, bunun üzerine 10.01.2022 tarihinde bluetooth bağlantısının halen çalışmadığı, sürüş esnasında kapılardan ve sunrooftan ses gediği ve aracın kilit açma esnasında yüksek desibelde sinyal sesi çıkardığı şikayetleri ile yine davalı yetkili servise başvurulduğunu, yaklaşık 15 gün sonra sorunların giderildiği belirtilerek davalı yetkili servis tarafından araç müvekkiline teslim edildiğini, lakin arızaların giderilmediğinin farkedildiğinin, hatta servis danışmanının kendilerinin denediğini, bluetooth bağlantısının çalıştığını dile getirmesine rağmen bu defa aslında araçta bluetooth mikrofonunun dahi olmadığının anlaşıldığını, 17.02.2022 tarihinde aracın yine davalı servise bırakıldığını ve yaklaşık 15 gün burada kaldığını, akabinde 17.03.2022 tarihinde ise ön cam değiştirilmek üzere ve araçta bir aksaklık olduğu şikayetiyle bir kez daha servise bırakıldığını, bu defa ön cam değiştirilmiş olduğunu ve diferansiyelin değiştirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, 21.03.2022 tarihinde aracın garanti süresinin uzatılmış olduğunu ve ithalatçı ile müvekkili arasında güvence sertifikası imzalandığını, son olarak 23.03.2022 tarihinde aracın davalı servise bırakılmış olduğunu ve ancak 13.05.2022 tarihinde teslim alınabildiğini, ayalarca serviste kalan araçtaki kilit açma esnasında yüksek desibelde tekrar eden korna sesi çıkarma probleminin çözülemediğini, sürekli yazılım güncellendiğini, sorunun giderildiğinin belirtildiğini ama sorunun bir türlü çözülemediğini, taflarınca bu uğurda dava açılacağının bildirilip dava şartı olduğundan arabuluculuk başvurusu yapıldıktan sonra 08.07.2022 tarihinde ancak onarımın yapılmış ve sorun çözülmüş olduğunu, halihazırda sürüş esnasında sol kapıdan ses gelmeye devam ettiğini, yaşanan tüm bu süreçte yetkili servisin son derece keyfi davranmış olduğunu müvekkili şirketi onarım konusunda bilgilendirmediği gibi çoğu defa müvekkilin bilgi alabileceği muhatbın bulunamadığını, şifahi görüşmelerde mağduriyetin dile getirildiği halde davalı şirketçe geri bildirim dahi yapılmadığını, tekrar eden sorunlar için yetkili servise birçok defa başvurulmuş olduğunu ancak çözüm bulunamadığını, bu nedenle ayıplı hizmetten dolayı müvekkili şirketin uğradığı zararın giderilmesi için şimdilik 10.000 TL tazminatın davalı şirketten temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilinine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu aracın üreticisi, ithalatçısı ya da satıcısı olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu araç ile hiçbir bağlantısı bulunmayan müvekkili şirket açısından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini,dava tarihi itibariyle yasal garanti ve zamanaşımı süreleri dolmuş olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın, yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmamış olduklarını, bu nedenle de dava hakkı ortadan kalktığını, davacının iddialarının aksine Güvence Paketi'nin 5.4.B maddesi uyarınca müvekkili şirketin onarım süresi içerisinde ikame araç tahsis etme yükümlülüğünün bulunmadığını, davanın öncelikle husumet nedeniyle reddine, davacının taleplerinin zamanaşımına uğraması nedeniyle zamanaşımından reddine, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddine,yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının ... plaka sayılı ...marka 2018 model aracı genel bakımı yapılmak üzere davalı yetkili servise götürdüğü, aracın davacıya tesliminden sonra meydana gelen arızalar nedeniyle tekrar davalı yetkili servise bırakıldığı, servis hizmetinin ayıplı olduğu, tamir süresinin üst sınırının aşıldığı iddiasına dayanarak aracın serviste kaldığı süre nedeniyle kar kaybına uğradığını beyan ederek zararının tazmini isteminde bulunduğu, Mahkememize toplanan deliller, servis kayıtları, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; davacının 14/12/2021 tarihinde satın almış olduğu ... plakalı ...marka 2 el otomobil hakkında davalının servis hizmeti verdiği, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'nde azami tamir süresinin binek otomobiller için 45 gün olarak belirtildiği, davalının 16/06/2022 tarihli fatura ile vermiş olduğu servis hizmetinin Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği azami tamir süresini aşmış olması sebebiyle ayıplı hizmet olduğu, davacının aracın serviste kaldığı 05/04/2022 ile 16/06/2022 tarihleri arasındaki 73 günlük dönem için araç mahrumiyet bedelinden kaynaklanan zararın tazminini talep ettiği, Satış Sonrası Hizmet Yönetmeliği'nin 10/4.maddesinde "Kullanım ömrü süresince, malın yetkili servis istasyonlarındaki bakım ve onarım süresi azami tamir süresini geçemez. Bu süre, garanti süresi içerisinde mala ilişkin arızanın yetkili servis istasyonuna veya satıcıya bildirimi tarihinde, garanti süresi dışında ise malın yetkili servis istasyonuna teslim tarihinden itibaren başlar." düzenlemesinin, yine aynı yönetmeliğin 14/4.maddesinde "Malın garanti süresi içerisinde yetkili servis istasyonuna veya satıcıya tesliminden itibaren arızasının on iş günü içerisinde giderilememesi halinde, üretici veya ithalatçının; malın tamiri tamamlanıncaya kadar, benzer özelliklere sahip başka bir malı tüketicinin kullanımına tahsis etmesi zorunludur." düzenlemesinin yer aldığı, buna göre davacı aracının servise giriş tarihinin 05/04/2022 olduğu dikkate alındığında 10 iş günü eklendiğinde 19/04/2022 tarihinden 16/06/2022 tarihine kadar 59 gün süre için davacının ikame araç zararının davalı tarafça karşılanması gerektiği, davacı vekilinin 02/10/2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini 189.000,00-TL'ya arttırdığı, dava konusu aracın belirlenen tarihler için günlük kiralama bedelinin ortalama 3.000,00-TL olarak belirlendiği, bu haliyle 59 gün X 3.000,00-TL'den davacı zararının 177.000,00-TL olarak hesaplandığı anlaşılmakla; davacının davasının kısmen kabulü ile, 177.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle;1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 177.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte somut uyuşmazlığa satış sonrası hizmetler yönetmeliğinin uygulanamayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da servis işlemleri sonrasında tekrarlanan arızalar bulunmadığı ve ayıplı hizmet söz konusu olmadığının belirlendiğini, Yönetmeliğin kapsam başlıklı 2'nci maddesi, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 58 inci ve 84 üncü maddelerine dayanılarak yönetmeliğin çıkarıldığının belirtmekte olduğunu, bilirkişi tarafından dayanak konusu yapılan yönetmelik tüketici hukuku kaynaklı hukuki ilişkilere karşı uygulanabileceğini, olayın tüketici kanunu kapsamında olmadığını, müvekkili şirketin onarım süresi içerisinde ikame araç tahsis etme yükümlülüğü olmadığını, davacının aracını kullanamadığı süre içerisinde araç kiraladığını iddia etmekteyse de, buna ilişkin hiçbir delil sunmadığını, müvekkili şirket dava konusu aracın üreticisi, ithalatçısı ya da satıcısı olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı taraf, yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını, araç mahrumiyetine ilişkin fahiş hesaba dayanarak verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, onarım süresinin aşılması nedeniyle uğranılan zararın tahsili talebine ilişkindir.Davacı, davalı servisin onarım edimini uzun süre yerine getirmediğini, tamir süresinin üst sınırını da aştığını, aylarca araçtan faydalanamadığını, davaya konu araç ultra lüks segment olarak tabir edilen otomobillerden olduğunu, aynı sınıf, donanım ve teknik özelliklere sahip bir aracın ikame bedelinin günlük 7.000,00 TL civarında olduğunu ileri sürmektedir.Davalı ise, aracın ithalatçısı ya da satıcısı olmadığını, davacının yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını, müvekkili şirketin onarım süresi içerisinde ikame araç tahsis etme yükümlülüğünün bulunmadığını savunmuştur.Buna göre istinafa gelen uyuşmazlık, davalı tarafından verilen servis hizmetinin uzaması nedeniyle araç nedeniyle uğranılan zararların talep edilip edilemeyeceği ve varsa zararın miktarı noktalarında toplanmaktadır.Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Makine mühendisi bilirkişi 16.06.2023 tarihli raporunda özetle "Davacı yanın 03/05/2021 tarihinde itibaren 51 gün süre ile ve 05/04/2022 tarihinden itibaren 73 gün süre ile dava konusu aracı kullanamadığı tespit edilmiştir. Her iki onarımda da otomobilin ayıplarının garanti kapsamında giderildiği ve kullanım hatası kaynaklı servis hizmeti alınmamış olduğu göz önünde bulundurulduğunda, sadece azami tamir süresinin aşıldığı günler için davacının hak mahrumiyeti doğmadığı, tüm servis sürecinde (03/05/2021 tarihinde itibaren 51 gün süre ile ve 05/04/2022 tarihinden itibaren 73 gün süre ile) hak mahrumiyeti oluştuğu mütalaa edilmiştir. İlgili tarihler arasında davacı yanın iddia ettiği kar kaybının tespit edilebilmesi uzmanlık alanım dışında olduğu için bu hususta mütalaa yapılamamıştır. Davacının araçtan mahrum kaldığı süre boyunca uğramış olduğu zararın tespit edilebilmesi için eşdeğer araç kiralama bedelinin araştırılması yoluna gidilmiştir. Bu amaçla geçmiş tarihli araç kiralama ilanlarına yönelik araştırma yapılmış olsa da sonuca ulaşılamamıştır. Bu nedenle iş bu rapor tarihindeki eşdeğer araç kiralama bedelleri araştırılarak (EK-1), güncel ve geçmiş tarihli döviz kurları üzerinden hesaplama yapılması yoluna başvurulmuştur. İş bu rapor tarihinde dava konusu otomobil ile eşdeğer araçların aylık kiralama bedellerinin KDV dahil 110.000-TL olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda değerlendirildiğinde 03/05/2021 tarihi itibariyle S1 günlük kiralama tutarının KDV dahil 66.162-TL, 05/04/2022 tarihi itibariyle 73 günlük kiralama tutarının ise KDV dahil 167.815-TL olduğu ve davacının aracında ortaya çıkan ayıplar ve hizmet ayıpları nedeniyle uğramış olduğu zararın KDV dahil 66.162-TL+167.815-TL=233.977-TL olduğu kanaatine varılmıştır... davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait... plakalı, ...marka, LY tipi, ...ticari ismine sahip, 2018 model ... şasi numaralı, gri renkli otomobilde meydana gelmiş, kullanım kaynaklı olmayan arızaların onarımı için 30/05/2021 tarihinde ve 05/04/2022 tarihinde davalıdan alınmış olan servis hizmetlerinin AYIPLI HİZMET kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının servis süreçleri boyunca aracından mahrum kalmış olduğu, otomobilde ortaya çıkan ayıplar ve bağlı hizmet ayıpları nedeniyle uğramış olduğu zararın KDV dahil 233.977-TL olduğu " yönnüde görüş bildirmiştir. Oto Alım Satım Değerleme Uzmanı bilirkişi de eklenerek alınan ek raporda ise bilirkişiler "... Davacının servis süreçleri boyunca aracından mahrum kalmış olduğu, otomobilde ortaya çıkan ayıplar ve bağlı hizmet ayıpları nedeniyle uğramış olduğu zararın KDV dahil 233.977-TL olarak hesaplandığı , Ancak dosya içeriğinde, davacının araç kiralamış olduğunu gösteren bir delile, dolayısıyla da davacının “fiili zarara” uğradığını gösteren bir delile rastlanmadığı" şeklinde görüş bildirmişlerdir.Otomotiv Yük. Mühendisi ile Makine Mühendisi bilirkişiler 13.02.2024 tarihli raporlarında özetle; " Davacının 14.12.2021 tarihinde satın almış olduğu ... plakalı ...marka 2 el otomobil hakkında davalının servis hizmeti verdiği, davalının 16.06.2022 tarihli fatura ile vermiş olduğu servis hizmetinin Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği azami tamir süresini aşmış olması sebebiyle ayıplı hizmet olduğu, davacının ayıba bağlı olarak zararının 05.04.2022 ve 16.06.2022 tarihleri aralığında 73 gün araçtan mahrum kalmış olduğu, olay tarihindeki 73 günlük benzer segment araç kiralama bedeli toplamının 219.000,00 TL olduğu " yönünde görüş bildirmişler, ek raporlarında ise " Davalının 16.06.2022 tarihli fatura ile vermiş olduğu servis hizmetinin Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği azami tamir süresini aşmış olması sebebiyle ayıplı hizmet olduğu, davacının ayıba bağlı olarak zararının 05.04.2022 ve 16.06.2022 tarihleri aralığında 73 gün araçtan mahrum kalmış olduğu, makul tamir süresinin 30 gün olduğu, davalı tarafça1 günlük araç tahsis edildiği, mahrumiyet süresinin 42 gün olduğu, Olay tarihindeki 42 günlük benzer segment araç kiralama bedeli toplamının 126.000,00 TL olduğunu" belirtmişlerdir.Buna göre, davalının makul tamir süresinin aşılması halinde davacının uğramış olduğu tüm zararları ödemekle yükümlü olduğu, bilirkişiler tarafından makul tamir süresinin ve aşıldığı sürenin belirlenmiş olduğu, davalının makul seriyi aşan sürede ikame araç verilmemesi ve aracın fiilen kullanılamaması nedeniyle zarara uğradığı ve kısım için emsal araç kira bedelini ödemekle yükümü olduğu, bu miktarı davacının zararı olup, kura mahrumiyeti zararının talep edilebileceği anlaşılmakla mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davalıdan alınması gereken 12.090,87 TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 3.022,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 9.068,12 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/12/2025