10. Hukuk Dairesi 2025/11777 E. , 2026/1446 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3560 E., 2024/1746 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/119 E., 2022/295 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafın…
10. Hukuk Dairesi 2025/11777 E. , 2026/1446 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3560 E., 2024/1746 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/119 E., 2022/295 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 11.02.2015-22.11.2016 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, davacının davalıdan olan işçilik alacaklarının tespiti ile hüküm altına alınması için Bakırköy 28. İş Mahkemesinin 2016/672 E. sayılı dosyası ile davalıya alacak davası ikame edildiğini, yargılama sonunda ücret, yıllık ücretli izin alacağı, bayram/genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verildiğini, ilgili kararın kesinleştiğini, Mahkeme kararının icrası için ... 9. İcra Müdürlüğünün 2017/19409 E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhinde ilamlı icra takibi başlatıldığını, müvekkilin kesinleşmiş ilamdan kaynaklanan ücret alacaklarının davalı yanca ilgili icra dosyasına ödendiğini belirterek, kesinleşen ilam ve icra dosyası ile ödenen ücret niteliğindeki alacakları dikkate alınarak prime esas fark kazancının olduğunun ve miktarının tespitini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu talepler dava şartı olarak arabuluculuk görüşmesine tabiyken davacı taraf, arabuluculuk merkezine başvurmadığını, davacı, dava dilekçesinde belirtilen tarihler arasında müvekkil firmada depo çalışanı ile çalıştığını, müvekkil firma çalışanların ücretlerini banka yoluyla ödemekte ve SGK primlerini de gerçek ücret üzerinden yatırdığını, aynı şekilde davacı tarafın aldığı aylık ücret ve ekleri de davacının ... Topçular Şubesindeki hesabına yattığını, davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların tamamı gerçek dışı olup ispata muhtaç olduğunu, davacı tarafın prime esas ücretlerinin tamamı süresinde ve gerçek ücretleri üzerinden yatırıldığını, diğer taraftan davacı taraf, prime esas kazancının ne kadar olduğu ve hangi süreler için yatırılmadığını açıkça belirtmediğini, davacı taraf, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı vs. bir kısım işçilik alacakları talebiyle Bakırköy 28. İş Mahkemesi 2016/672 E. sayılı dosyası ile dava ikame ettiğini, davacı taraf, bu davada ücretlerinin eksik ödendiği veya sigorta primlerinin düşük ücret üzerinden ödendiği gibi bir iddiada bulunmadığı gibi ücretin tamamının da yukarıda belirtilen banka hesabına yatırıldığını dava dilekçesinde belirttiğini, Bakırköy 28. İş Mahkemesi 2016/672 E. sayılı dosyası ile ikame ettiği davada ücretlerinin eksik ödendiği veya da sigorta primlerinin eksik yatırıldığı yönünde bir iddiada bulunmamışken ve bu hakkını da saklı tutmamışken 5 yıl sonra böyle bir iddiada bulunmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek açılan davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava dilekçesi HMK’nın 119. maddesine uygun düzenlenmediğini, davacı tarafından dava dilekçesi detaylandırılmalı ve istemin açıklanması gerektiğini, doğrudan işçi alacaklarına ilişkin dosyaya atıf yapılarak yargılamanın o dosya üzerinden yürütülmesinin amaçlandığını, davacı; dilekçesinde çalıştığı sürenin tamamı açısından mı, yoksa dönemsel olarak mı eksik bildirimin sözkonusu olduğunu, yine primlerin ne kadar ücret üzerinden ödendiğini, gerçekte prime esas kazancın ne olması gerektiğini dilekçesinde detaylandırması gerektiğini, müvekkil Kurum; işçilik alacağı dosyasının tarafı olmadığı gibi, huzurdaki dosya açısından o dosyada verilen hükmün de bir bağlayıcılığı bulunmadığını, davacıya kesin süre verilerek dilekçesindeki eksik hususların tamamlanıp istemin net olarak ortaya konulması sağlanmalı, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, 6552 sayılı Kanun'la dava açılmadan önce Kuruma müracaat şartı getirildiğini, davacı; Kuruma müracaat şartını yerine getirmeden davayı açtığından, dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacı vekilinin 23/03/2022 havale tarihli dilekçesi ile davalı tarafın dava açıldıktan sonra ek bildirge verip sigorta primlerini düzelttiğini, primleri ödediğini, sigorta primlerinin işbu davanın açılmasından sonra düzeltildiğini belirtmesi nedeniyle davanın konusuz kalması sebebiyle açılan işbu davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davadan önce Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediği, dava açıldıktan sonra işlemlerin gerçekleştirildiği dikkate alındığında dava açılmasına davacı sebebiyet verdiği için Kurum lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğini, davanın reddini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta primine esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.