İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 22/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... tarihinde ...'nın ....'den kullandığı krediye kefil olduğunu, bu sıfatla kefalet sözleşmesini imzaladığını, bu söz…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/680 KARAR NO : 2026/955 KARAR TARİHİ : 22/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ...Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 22/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... tarihinde ...'nın ....'den kullandığı krediye kefil olduğunu, bu sıfatla kefalet sözleşmesini imzaladığını, bu sözleşmeye istinaden ... ve ... aleyhine banka tarafından icra takibi yapıldığını, alacaklı (banka) işbu dosyadan kaynaklı tüm haklarını ... şirketine temlik ettiğini, dosyada şu anda bu şirketin alacaklı sıfatına haiz olduğunu, müvekkili ...'nın imzaladığı, müvekkilin kefalet sözleşmesinin 818 sayılı kanuna göre yapıldığını, şekil şartı yönünden mevcut noksanlıkların süreç içerisinde de giderilmediğini, Türk Borçlar Kanunu gereğince; kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağını, eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceğinin eşin rızasının, sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması gerektiğini, somut olayda, yazılı kefalet sözleşmenin olmaması, eş rızasının bulunmaması ve kefalet tarihinin belirsiz olması gibi nedenlerle akdin muteber olmadığını belirterek neticede davanın kabulüyle, müvekkilin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, .... İcra Dairesi'nin ... Esas numaralı takibin müvekkil yönünden iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğu zararların yasa gereği alacağın % 20' den az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin "Alacağın Devri Sözleşmesi" ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasından kaynaklı dava dışı ...'nin alacağını devir ve temlik aldığını, bundan sonra alacağın tahsili işlemlerine devam edildiğini, davacı huzurda ikame ettiği dava ile söz konusu kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürse de bu durumun doğru olmadığını, eş rızasının aranmayacağını, söz konusu kredinin ticari amaçla çekildiğini, ayrıca davacının bu zamana kadar kefalet sözleşmesinin geçersizliğine dayanarak herhangi bir itirazda bulunmayıp, borcun sürüncemede bırakılması amacıyla kefalet sözleşmesinin geçersizliğini öne sürmesinin hakkın kötüye kullanımı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının gerek dava dilekçesinde gerekse de bu zamana kadar geçen süreçte hiçbir zaman imzaya yönelik veya asıl borcun varlığına ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını, sözleşmenin 2012 yılında akdedildiğini, bunun üzerine 2017 yılında davacı hakkında icra takibine geçilmiş ve herhangi bir itirazda bulunmaması nedeniyle takibin kesinleştiğini ve yaklaşık beş yıldır da takip dosyasından işlemler yapıldığını, şekle aykırılık iddiasını hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte, davacı borçlunun uzun süre şeklekefaletin geçerliymiş gibi kabul ederek, salt icra dosyasında yapılan alacağın tahsili işlemlerini sürüncemede bırakmak kastıyla beş yıl sonra şekle aykırılık iddiasıyla menfi tespit davasının ikame edilmesi hakkın kötüye kullanımı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı borçlu aleyhine, alacağın %20’ sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesi kararı ile; alacaklı ... ... Şubesi ile dava dışı müşteri ... arasında ... tarihli ve 400.000,00.TL limitli GKS imzalandığı, davalı ...' nın da iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, akabinde GKS kapsamında dava dışı banka müşterisi ...' ya taksitli ticari krediler ile çek bedeli kredisi ve artı para kredisi kullandırıldığı, ancak banka alacaklarının zamanında ödenmemesi nedeni ile hesabın kat edildiği ve dava konusu takibin başlatıldığı, incelenen kefalet sözleşmesine göre kefilin el yazısı ile kefalet bilgilerini doldurduğu ve imzaladığı, ayrıca eş muvafakatinin alındığı, bu husustaki itirazların haksız olduğu, ayrıca alınan bilirkişi raporuna göre ... nolu ticari artı para kredisi için bilirkişi tarafından hesaplanan miktarın takip miktarlarının üzerinde olduğu, ... nolu ticari kredi için bilirkişi tarafından hesaplanan miktarın takip miktarlarının üzerinde olduğu, ... nolu ticari kredi için bilirkişi tarafından hesaplanan miktarın takip miktarlarının üzerinde olduğu, bu nedenle iş bu alacaklara yönelik itirazların haksız olduğu, ayrıca ... nolu çek bedeli kredisi için bilirkişi tarafından hesaplanan ve bankanın talep edebileceği miktarın 11610,00TL asıl alacak, 277,55.TL işlemiş akdi faiz, 634,80.TL işlemiş temerrüt faizi ve 45,61.TL BSMV olduğu anlaşılmakla bu miktarı aşan kısımlar yönünden davacının talebinin haklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, bilirkişinin de incelediği kanunun ilgili bölümlerini gözden kaçırdığını ve müvekkile ilgili kısımları doldurması söylenmesi üzerine müvekkilin kefalete ilişkin sınırsız süreyle kefil olduğunu belirtildiğini, ayrıca metinde, kefaletin başlangıç tarihini ve kefalet sözleşmesinin tanzim tarihini gösterdiğini bilmekle beraber müvekkilin kendi el yazısıyla yazılmış bir tarihin de mevcut olmaması nedeniyle sınırsız süreli kefalet ifadesi muteber olmadığını, tarihi de ihtiva etmediği için geçersiz olması sebebiyle borçlu olmadığını, borcun kaynağı işbu sözleşme olduğu için, sözleşmenin muteber olmaması sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığı yönünden karar verilmesini ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibarıyla Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) talebine ilişkindir. Davacı, dava dışı banka tarafından, .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile genel kredi sözleşmesine dayanılarak icra takibi başlatıldığı, alacağın davalı tarafından temlik alındığını, ancak takibin dayanağı olan Genel Kredi Sözleşmesindeki 6098 sayılı TBK kapsamında kefaletinin geçersiz olduğu, hakkında başlatılan takip nedeniyle davalıya borcu bulunmadığının tespiti talep edilmiş, davalı ise, kefaletin geçerli olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 583. maddesinde, kefalet sözleşmesinin, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, takibe dayanak teşkil eden ve dava dışı temlik eden banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında imzalanan ... tarihli 400.000,00.TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi'nde davacının müteselsil kefil olarak imzasının olduğu, ancak, sözleşmenin müteselsil kefiller bölümünde kefalet tarihinin belirtilmediği, sözleşmenin 22.nci sahifesinde kefillere ilişkin bölümde müteselsil kefil ...'nın kendi el yazısı ile adını soyadını ve kanuni ikametgah adresini yazmış, ve bunun karşısında yer alan "kefil beyanı" başlıklı bölüme yine kendi elyazısıyla “... firmasına genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan ve kullandırılacak olan tüm borçlardan 400.000,-TL. (Dörtyüzbin Türk Lirasına) kadar sınırsız süre ile iş bu genel kredi sözleşmesindeki hükümler çerçevesinde müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olmayı kabul ve taahhüt ediyorum ...” açıklamalarının altında davacının imzası bulunsa da, TBK'nun 583. maddesi dikkate alındığında, sözleşmede kefalet tarihi açıkça belirtilmediğinden, kefaletin geçerli olmayacağı, bu eksikliğin ispat değil, geçerlilik şartı olduğu, tüm bu nedenlerle, davacının, takibe dayanak teşkil eden sözleşmelerden kaynaklanan borçtan dolayı davalıya karşı sorumluluğu bulunmadığı, İİK’nın 72/5. maddesinde, menfi tespit davasının davacı lehine sonuçlanması üzerine, takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedileceğinin düzenlendiği, somut olayda davalının kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile Davacı-borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından dolayı davalı-alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince, mahkemece kararda hata edilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, 4-Davanın KABULÜNE, davacı-borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından dolayı davalı-alacaklıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 5- Alacaklının açıkça kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacının tazminat isteminin REDDİNE 6-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 19.594,41.TLkarar ilam harcından peşin alınan 4.891,50.TL'den mahsubu ile bakiye 14.702,91.TL harcın davalı alınarak HAZİNEYE İRADKAYDINA, 7-Davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 80,70.TL başvurma harcı 4.891,60.TL peşin harç, yargılama sırasında sarf edilen 800,25.TL tebligat posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.772,55.TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE 8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 45.829,61.TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa VERİLMESİNE. 9-Dosyada mevcut olan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, İstinaf incelemesi yönünden; 1-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 4.891,60.TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya İADESİNE, 2-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 30,00.TL tebligat ücreti ve 145.00.TL posta gideri olmak üzere toplam 175,00.TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca peşin alınan ve kullanılmayan gider avansının ilk derece mahkemesine İADESİNE, 5-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi.22/04/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır