3. Hukuk Dairesi 2025/1917 E. , 2025/2767 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1276 E., 2024/60 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/497 E., 2023/286 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlan…
**3. Hukuk Dairesi 2025/1917 E. , 2025/2767 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1276 E., 2024/60 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/497 E., 2023/286 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, davalının 1/3 oranında payına sahip olduğu bağımsız bölümü 22.500,00 TL bedel karşılığında 12.06.2005 tarihinde yapılan sözlü satış sözleşmesi ile satın aldığını, taşınmazın zilyetliğin de o tarih itibariyle teslim edildiğini, taşınmazın satış bedelinin davalıya ait hesaba daire satın alma bedeli açıklaması ile ödendiğini ancak taşınmazın tapuda devredilmediğini, 18.07.2022 günü davalının ortak tanıdıkları vasıtası ile dairenin kilidini değiştirdiğini, davalıya ulaşıp taşınmazın devrini talep etme girişiminde bulunsa da irtibat kurmanın mümkün olmadığını, bu durumda müvekkilinin taşınmazın devrini alamayacağını anladığını ileri sürerek; 13.06.2005 tarihinde ödenen 22.500,00 TL'nin uyarlama ve denkleştirici adalet kuralları gözetilerek temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.06.2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile talebini 416.548,20 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, davacının 2005 yılında müvekkilinin 1/3 payına sahip olduğu daireyi satın almak istediğini, daha sonra taraflar arasında bedel konusunda bir anlaşma dahi yapmaksızın davacı tarafından müvekkilinin hesabına 22.500,00 TL ödeme yapıldığını, akrabalık ilişkilerine istinaden davacıya dairenin kullanımının verildiğini, davacıya defalarca taşınmazın devrinin yapılamayacağının söylendiğini, sadece 1/3 pay davalıya ait iken yapılan ödeme ile taşınmazın devrinin yapılacağını düşünmenin ve bu düşünce ile 17 yıl boyunca beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca davacının kendisine bir ev almasına rağmen taşınmazı boşaltmamasının iyi niyetli olmadığını gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 18.07.2022 tarihinde anahtarın değiştirildiğinin tespiti ile ferağ umudunu yitirmiş olacağı, davalının paşdaş olması ve başka malikler bulunmasının tek başına ferağdan ümidini kesmesini gerektirmeyeceği, davalı tarafından davacının taşınmazdan tahliyesi veya kira bedeli talebi gibi herhangi bir talepte bulunulduğu ispatlanamadığı gibi, davacının abonelikleri alması ve tadilat yaptırmasının tapu devrine inandırıldığını gösterdiği, bu nedenle davalının zamanaşımı itirazının reddi gerektiği, taşınmazın harici satım sözleşmesi ile davacıya devredildiği, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak herkesin verdiğini geri alması gerektiği, denkleştirici adalet ilkesince tespit edilen değerin dava tarihinden başlamak üzere yasal faizi ile ödenmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 416.548,20 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında harici de olsa bir sözleşme olduğundan davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, 10 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin, satış bedeline ilişkin paranın verildiği tarih değil, sözleşme geçersiz olsa da satıcının rıza ve ihtiyariyle taahhüdünü her zaman yerine getirebileceği göz önüne alınarak bunun ifasını beklemek durumunda bulunan alıcı için, ancak davaya konu taşınmazın tapuda ferağ ümidinin ortadan kalktığı veya ifanın imkansız hale geldiği tarih olduğu, 18.07.2022 tarihi itibariyle davacının tapuda ferağ ümidinin ortadan kalktığı, dava konusu taşınmaz için davacı tarafından davalıya ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre ifanın imkansız hale geldiği tarihteki ulaşacağı alım gücünün, bilirkişiden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle tespit edildiği, raporun hükme esas alınmasının yerinde olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının 2005 yılı itibariyle taşınmazın tapuda devredilmeyeceği hususunu bildiğini, davacının aradan geçen 17 yıl sonunda denkleştirici adalet ile iade talebinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satım sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin denkleştirici adalet kurallarına göre iadesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, zamanaşımın 18.07.2022 tarihi itibariyle başlamasına sözleşme nedeniyle davacının ödediği bedeli denkleştirici adalet ilkesine göre, davalıdan isteyebilecek olmasına, hükme esas alınan raporun taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.