6. Hukuk Dairesi 2023/4074 E. , 2025/575 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/764 E., 2023/1028 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/762 E., 2021/265 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve d
**6. Hukuk Dairesi 2023/4074 E. , 2025/575 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/764 E., 2023/1028 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/762 E., 2021/265 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ...ile davacı vekili Avukat...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı kurumun 154 kv Malatya-Malorsa Enerji İletim Hattının inşasının 1985 yılında tamamlandığını, hattın isabet ettiği alanlara ilişkin kamulaştırma işlemlerinin tamamlanarak tescillerin gerçekleştirildiğini, kamulaştırma işlemlerinin yapılması ve hattın inşaa edilmesinden uzunca bir zaman sonra, söz konusu hattın 51 ve 59 no.lu direkleri arasında kalan bölgede davalı Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü'nün kurulduğunu, kuruluş esnasında ve sonrasında söz konusu yapıların herhangi bir tehlike oluşturup oluşturmadığı, Kuvvetli Akımlar Yönetmeliği'ne aykırı bir durumun bulunup bulunmadığı hususlarında davacı kuruma hiç bir bildirimde bulunulmadığını, davalıya ait tesislerin yapılması sürecinde mevcut hattın bilinmesine rağmen zamanla binaların yükselmesi, kot farkları dolayısıyla yolun yükseltilmesi gibi etkenler neticesinde Kuvvetli Akımlar Yönetmeliği'ne aykırılık oluştuğunu ve davalı tarafça davacıdan hattın deplase edilmesinin talep edildiğini, 23.09.2010 tarihinde taraflar arasında protokol imzalandığını, protokolde davalı tarafça deplase işinin yapılacağı ve tüm masrafların karşılanacağının kabul ve taahhüt edildiğini, davacının ise kontrolörlük görevini üstlendiğini, protokolün imzalanmasının ardından davalının işin yapımına ilişkin hiç bir çalışma yapmadığını ve protokol hükümlerine aykırı davrandığını, son olarak davalıya gönderilen ihtarnameyle işin yapılamayacağını bildirdiklerini, iletim hattının 1985 yılında tamamlandığını, Organize Sanayi Bölgesinin ise 1997 yılında kurulduğunu, enerji nakil hattının bulunduğu alana yapı inşaa edilirken davalıya başvurularak izin alınmadığını, davalı tarafça imzalanan protokole gerçeği yansıtmayan gerekçelerle uyulmadığını, bunun üzerine protokolün 10. maddesi ve kamu yararı gereğince işin bir başka firmaya ihale edilerek deplasenin tamamlandığını, bu bağlamda işin davacı tarafından yapılan bedelinin işin yapımını üstlenen firmaya ödenmesi dolayısıyla protokolün 10. maddesi gereğince ödenen bedelin davalı tarafça kanuni faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğini belirterek, kontrollük bedeli olan 49.000,00 TL ile pul bedeli farkı 783,00 TL alacağın doğduğu 21.07.2015 tarihinden, ihale alıcısı firmaya ödenen hakediş bedeli olan 952.380,00 TL'nin ödemenin yapıldığı 06.11.2015 tarihinden, ihale alıcısı firmaya ödenen hakediş bedeli olan 105.820,00 TL'nin ödemenin yapıldığı 07.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, alacağın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler içerisinde talep edilmediğini, taraflar arasında yapılan protokolün 14. maddesinin uygulanmasının protokol gereğince şarta bağlandığını, davacı tarafın protokol hükümlerine riayet etmeksizin işi kendince yaptığını ve bedelini talep ettiğini, davacının protokoldeki şartların hiç birine uymaksızın işi kendi başına yaptığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin, 51-59 nolu direklerin davacı tarafından kamulaştırılmış olması şartına bağlanmış olduğunu, hat güzergâhının tamamının bir bütün halinde davalıya ait taşınmazlar ile davacının önceden kamulaştırdığını iddia ettiği alanda kalmasının zorunlu olduğunu, protokolün 6-9. maddesinde yapılacak deplasmana ilişkin direk yerlerinin mülkiyet, kamulaştırma alanları ile hat güzergahının irtifak haklarına esas tel salınım gabari genişliklerinin tamamının bir bütün halinde tapuda (malorsa) mülkiyetinde tescilli taşınmazlar içerisinde kalması hususunun protokolün temel şartı olduğunu, davacının ihale yapmaksızın bu işi yapmasının mümkün olmadığını, yapılan işin bedelini de kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, protokole göre deplase işinin davalı tarafından yerine getirileceğinin kabul ve taahhüt edildiği, ancak projesi hazırlanan deplase işinin davalı tarafından yerine getirilmemesi üzerine, protokolün 10. maddesinde belirtilen 'Malorsa tarafından işten vazgeçilmesi halinde işin TEİAŞ tarafından yapılarak/yaptırılarak masrafların yazılı talep tarihinden itibaren en geç 30 gün içerisinde Malorsa tarafından kanuni faizi ile birlikte ödeneceği' hükmüne istinaden davacı kurum tarafından ihale yöntemi ile dava dışı Beyoğlu Enerji... Ltd. Şti'ne yaptırılarak adı geçen şirkete KDV dahil 1.058.200,00 TL ödenmiş olduğu, davacı tarafından yaptırılan deplase işleminin tekniğine uygun olarak yapıldığı ve Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği hükümleri ile protokol hükümlerine uygun olduğunun bilirkişilerce tespit edildiği, Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'ne aykırı şekilde yaklaşım mesafesini ihlal eden davalının taraflar arasında imzalanan protokol hükümleri kapsamında yaptırılan deplase işlemi bedelinden sorumlu olduğu, protokolün 10. maddesi kapsamında davacının 04.08.2016 tarihli talep yazısının tebliğ belgesi bulunmadığından bu yazıya ilişkin davalının 10.08.2016 tarihli cevabi yazısı tebliğ tarihi kabul edilerek 30 gün ilavesi ile davalı temerrüdünün 10.09.2016 tarihinde gerçekleştiği, bu tarihten itibaren protokolün 10. maddesinde öngörülen sözleşme faizi olan yasal faiz işletilmesine karar vermek gerektiği, protokole konu deplasman işinde kontrollük görevini üstlenen davacının protokolün 8. maddesi gereğince kontrollük ve irtibat hizmet bedeli talebinde bulunabileceği, bilirkişi heyetince 2013 yılı birim fiyatları doğrultusunda kontrollük hizmet bedeli 49.000,00 TL ve pul bedeli farkı 783,00 TL olarak toplam 49.783,00 TL tespit edildiği, 49.783,00 TL kanıtlanan davacı alacağına davacının 04.03.2016 tarihli talep yazısında bu bedelin istenilmemiş olması nedeniyle temerrüdün dava tarihinde gerçekleştiği kabul edilerek dava tarihinden itibaren sözleşme faizi olan yasal faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle "davanın kabulü ile 1.107.983,00 TL'nin, 1.058.200,00 TL'sine 10.09.2016 temerrüt tarihinden itibaren, 49.783,00 TL'sine 12.10.2016 dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının davanın kabulü yönünden onanmasını ve fakat sadece faiz başlangıç tarihleri yönünden temyiz incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve düzeltilerek dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda faiz başlangıç tarihi taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, a.Yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu ve taraflar arasındaki protokol hükümleri dikkate alındığında davacının protokole uygun edimlerini yerine getirmediğinin açık olduğunu, b. Mahkemenin hükme esas almış olduğu raporu hazırlayan bilirkişilerin, davaya konu uyuşmazlığın temeli olan ve davacının dava dayanağı olan protokol hükümlerini tartışmaksızın rapor tanzim etmiş olduklarını bu nedenle verilen kararın temyizen bozulmasını talep ettiklerini beyan etmektedir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarının dosya kapsamına uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, Aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz ederlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.