4. Hukuk Dairesi 2017/5131 E. , 2020/850 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : 1-... 2-... 3-... AŞ 4-... vekili Avukat ... Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 05/08/2015 gününde verilen dilekçe ile basın ve tv yayını nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde…
**4. Hukuk Dairesi 2017/5131 E. , 2020/850 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : 1-... 2-... 3-... AŞ 4-... vekili Avukat ... Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 05/08/2015 gününde verilen dilekçe ile basın ve tv yayını nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yayın ve basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat ve hükmün yayınlanması istemlerine ilişkindir. Mahkemece, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili; "... TV" adlı özel televizyon kanalında 28/07/2015 tarihinde yayınlanan "Günün Manşeti" adlı programda, davalı sunucu ... ve davalı konuk yazar ... tarafından müvekkili hakkında terör örgütü üyesi olduğu yönünde gerçek dışı ifadelere yer verildiğini, ....’nin yayın sahibi olduğu ... Gazetesi’nin 29/07/2015 tarihli nüshasında davalı ... tarafından kaleme alınan ‘’Kandil ve Fetö dümdüz edilmelidir’’başlıklı yazı içeriğinde de müvekkilinin terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin kesin kanı içerir ifadelere yer verildiğini, yapılan yayınların davacının kişilik haklarına açık saldırı teşkil ettiğini belirterek uğranılan manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili; davacının twitter’da yaptığı paylaşımlar nedeniyle davaya konu yazının yazıldığını, terör örgütünün övüldüğü twitter paylaşımının TV programında eleştirildiğini, dava konusu yazı ve söylemlerin aleniyet kazanan ve yargıya intikal eden somut bilgi ve belgelere dayandığını, gerçek olduğunu, yayının eleştiri hakkı sınırları kapsamında kaldığını belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece; davacının örgüt üyesi olduğu yargı kararı ile kesinleşmeden terör örgütü üyesi olarak gösterildiği, TV yayını ve yazı içeriğinde haber verme özgürlüğü sınırının aşıldığı, davacının kişilik haklarının zedelendiği gerekçesi ile istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.