11. Ceza Dairesi 2024/6378 E. , 2025/6453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/599 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.03.2024 tarihli ve 2023/287498 Soruşturma, 2024/243
**11. Ceza Dairesi 2024/6378 E. , 2025/6453 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/599 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.03.2024 tarihli ve 2023/287498 Soruşturma, 2024/24327 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2024 tarihli ve 2024/288 iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair merci İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2024 tarihli ve 2024/599 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 04.05.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 22.10.2024 tarihli ve 2024/18224 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/109393 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/109393 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/05/2024 tarihli kararı ile fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek ifadelerinin alınması ve bu şirketler hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmesi, vergi tekniği raporundaki çelişkili beyanlar karşısında karşıt inceleme raporu alınması, ticari defterlerin incelenerek faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair araştırma yapılması, banka hesap hareketleri tespit edilerek hesap hareketlerinin fatura bedellerini karşılayıp karşılamadığına ilişkin inceleme yapılması ve etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin araştırılma yapılması gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 14/08/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince her ne kadar fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek ifadelerinin alınması ve bu şirketler hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmesi, vergi tekniği raporundaki çelişkili beyanlar karşısında karşıt inceleme raporu alınması, ticari defterlerin incelenerek faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair araştırma yapılması, banka hesap hareketleri tespit edilerek hesap hareketlerinin fatura bedellerini karşılayıp karşılamadığına ilişkin inceleme yapılması ve etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin araştırma yapılması gerektiğinden bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2024 tarihli ve 2024/288 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile; "...1-Fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, 2- Fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, 3- Vergi tekniği raporundaki çelişkiler beyanlar karşısında karşıt inceleme raporu alınmadığı, 4- Ticari defterler incelenmediği gibi faturaların gerçek ya da sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılmadığı, 5- Banka hesap hareketleri tespit edilerek hesap hareketlerinin fatura bedellerini karşılayıp karşılamadığı noktasında inceleme yapılmadığı, 6- 7394 sk md 4 ve matrah arttırımı ve yapılandırmaya dair 7440 sk kapsamında hiçbir araştırma yapılmadığı, usulünce belirlenmesi gereken bedellerin şüpheliye ihtar edilmediği, ödeme yerinin gösterilmediği ve etkin pişmanlık noktasında şüpheliye ihtarat yapılmadığı gibi ifadelerinin de alınmadığı, böylece soruşturma aşamasına matuf 1/2 indirim hakkının düzenlemeye aykırı bir şekilde şüphelinin elinden alındığı..." şeklindeki gerekçeler doğrultusunda, 5271 sayılı Kanun'un 174/1-b maddesi uyarınca iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 4. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2024 tarihli ve 2024/288 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine, İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2024 tarihli ve 2024/599 Değişik İş sayılı kararı ile; "...İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/288 iddianame değerlendirme numaralı ve 01/04/2024 tarihli kararı ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz yazısı incelendiğinde; Mahkemenin sair iade nedenlerine yapılan itirazın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla kabulüne, Mahkemenin iade nedenleri arasında değindiği 6. bentte 7394 sayılı kanunun 4. maddesi ve matrah artırımı ile yapılandırmaya dair 7440 sayılı kanun kapsamında araştırma yapılmadığı, usulünce belirlenmesi gereken bedellerin şüpheliye ihtar edilmediği, ödeme yerinin gösterilmediği ve etkin pişmanlık noktasında şüpheliye ihtarat yapılmadığı gibi ifadelerinin de alınmadığı, sonuç olarak soruşturma aşamasına dair etkin pişmanlık indirim hakkının şüphelinin elinden alındığı yönündeki iade sebebi ise usul ve yasaya uygun bulunmuş, böylelikle belirtilen iade sebebi doğrultusunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın iddianameyi düzenleyen savcılığa gönderilmesi amacı ile mahkemesine iadesine..." denilmek suretiyle karar verildiği anlaşılmıştır. 5. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/109393 sayılı kanun yararına bozma isteminde, "...mahkemesince her ne kadar fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek ifadelerinin alınması ve bu şirketler hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmesi, vergi tekniği raporundaki çelişkili beyanlar karşısında karşıt inceleme raporu alınması, ticari defterlerin incelenerek faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair araştırma yapılması, banka hesap hareketleri tespit edilerek hesap hareketlerinin fatura bedellerini karşılayıp karşılamadığına ilişkin inceleme yapılması ve etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin araştırma yapılması gerektiğinden bahisle iddianame iade edilmiş ise de, dosya kapsamına göre şüpheli hakkında sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 14/08/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu..." belirtilmiş ise de; İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2024 tarihli ve 2024/599 Değişik İş sayılı kararı incelendiğinde, iade kararında belirtilen ilk 5 maddeye yönelik itirazın haklı nedenlere dayandığını, yalnızca iade nedenlerinin 6. maddesinde belirtilen etkin pişmanlık düzenlemesine ilişkin iade nedeninin yerine getirilmesinin gerektiğinden bahisle itirazın reddine karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; şüpheliye, "7394 sayılı Kanun uyarınca etkin pişmanlıktan faydalanarak ödeme yapması durumunda, yargılama neticesinde verilecek cezanın yarı oranında indirileceği" husususun ihtar olunmasına karşın, ödeme yapıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığı gibi, şüphelinin de alınan ifadesinde; "...vergi borcuna karşı dava açtığını ve açılan dava nedeniyle tahsilatın durması karşısında, kesinleşen vergi borcu bulunmadığından, 7394 sayılı Kanunun soruşturma evresi için öngördüğü 1/2 oranındaki cezai indirim hakkından faydalanabileceğini..." söylemesi karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsiz olup kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2024 tarihli ve 2024/599 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.