1. Hukuk Dairesi 2012/2429 E. , 2012/6069 K. "" MAHKEMESİ : PENDİK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, davalılar S. ve H. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; D…
**1. Hukuk Dairesi 2012/2429 E. , 2012/6069 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : PENDİK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, davalılar S. ve H. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava; tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan S. ve H.'ın dava tarihinde önce öldükleri ve ölü şahıs aleyhine dava açılamayacağı gerekçesi ile bu davalılar yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Çekişmeye konu 5 nolu meskenin 1/6'şar pay olarak davalılar A., H. P., S. P., V.P., Ş. P. ve Ş. P. adına 17.08.1994 tarihinde tahsise istinaden kayıtlı olduğu, yargılama sırasında bir kısım davalılar vekilince, davalı S. ve H.'ın dava açılmadan önce öldüklerinin bildirildiği ve bu konuda temin edilen belgelerin dosyaya sunulduğu görülmektedir. Dosya içeriğine, toplanan delillere ve özellikle, göçmen konutları projesi kapsamında davalılara yapılan tahsis işlemine rağmen davalıların borçlanma ve konut teslim işlemlerini yerine getirmedikleri saptanmak suretiyle davalılar A., V.P., Ş. P. ve Ş. P. hakkında yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalılar S. ve H. yönünden kurulan hükme gelince; bilindiği üzere; dava ehliyeti davada taraf olma yeteneğidir. 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu taraf ehliyetini tanımlamamış, 38. maddesiyle Medeni Kanuna yollama da bulunmakla yetinmiştir. Medeni Kanunumuz ise, davada taraf olma ehliyetini, medeni haklardan yararlanma ehliyetinin bir parçası saymış, 8, 28, 47 ve 48. maddeleri ile de bu yönde hükümler getirerek medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişinin davada taraf olma yeteneğini taşıdığını, her gerçek kişinin sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren taraf ehliyetini elde edeceğini düzenlemiştir. Öte yandan gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarakta taraf ehliyetinin sona ereceği Medeni Kanununun 28. Maddesinin buyurucu nitelikteki hükmüyle açıklanmıştır.