5. Hukuk Dairesi 2024/10125 E. , 2025/5394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/818 Esas, 2023/1710 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/431 Esas, 2023/245 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili d
**5. Hukuk Dairesi 2024/10125 E. , 2025/5394 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/818 Esas, 2023/1710 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/431 Esas, 2023/245 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 278 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemece ön inceleme ve delillerin toplanması aşamalarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek tamamen hatalı şekilde keşif yapıldığını ve dosyanın bilirkişi kuruluna sevk edildiğini bu nedenle keşif ara kararının ve bilirkişi raporunun yok sayılmasına, öncelikle ön inceleme duruşması yapılmasına, dava konusu taşınmaza dilekçelerinde belirtilen nitelikler ve yasal değerlendirme usulleri esas alınmak kaydıyla ve tüm deliller toplandıktan sonra bedel tespiti yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda faizin hatalı olarak belirlendiğini, bilirkişi raporları için usuli kazanılmış haklarının dikkate alınması gerektiğini, aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini ve lehlerine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, irtifak nedeniyle belirlenen değer düşüklüğü oranının doğru olmadığını, kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artışı oranının uygun olmadığını, taşınmaza rayiç değeri üzerinde bedel takdir edildiğini, taşınmaz üzerinde daha önce tesis edilmiş irtifak hakkı bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, münavebeye esas alınan ürünlerin uygun olmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın belirlenen bedelinin gerçek rayici ile ilgisinin bulunmadığını, emsalin uygun emsal olmadığını, değerlendirme tarihi olarak 2021 yılının esas alındığını oysa 2022 yılı değerlendirme yılı olsaydı gerçek bedele yakın bir fiyatın ortaya çıkacağını, dava konusu taşınmazın 1000-2000TL/m² fiyattan satıldığını, çok iyi bir konumda ve değerli bir arazi olan taşınmazın yok pahasına kamulaştırıldığını, davacı kurumun 15 günlük süre içerisinde bedeli depo etmediği hâlde davanın kabulüne karar verildiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazın konum ve niteliğine göre belirlenen bedelin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu taşınmazların üzerinde daha önce tesis edilmiş irtifak hakkı bulunmadığı, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de doğru olduğu, Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tarla olarak kullanıldığını, enerji nakil hattının oldukça yüksekten geçirilmiş olması nedeniyle taşınmazın tarımsal amaçlı kullanılmasına etkisinin olmadığını, tapu kaydında var ise başkaca hatların ve takyidatların tapudan sorularak bedele yansıtılması gerektiğini, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek kararı temyiz etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı vekilinin verilen kesin süre içinde kamulaştırma bedelini depo etmemiş olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan faiz oranının uygulanması gerektiğini, emsal alınan taşınmazdan % 31,88 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış olması nedeniyle dava konusu yerin metrekare fiyatının 704,6 TL hesaplanması gerekirken 569,00 TL olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu beyan ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekilerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.