Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/3108 E. , 2024/1822 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2019/3108 Karar No : 2024/1822 KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onikinci Dairesinin 26/02/2019 tarih ve E:2016/6691 K:2019/1352 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun G
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/3108 E. , 2024/1822 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2019/3108 Karar No : 2024/1822 KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onikinci Dairesinin 26/02/2019 tarih ve E:2016/6691 K:2019/1352 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda İşletmesi Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacının, 657 Sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarihli ve ... sayılı işlem ile bu işlemin bildirimine ilişkin 22/09/2014 tarih ve 2598 sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının da aralarında bulunduğu 16 kişinin suç örgütü kurmak, ihaleye fesat karıştırmak, rüşvet vermek ve almak suçlarından ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında yargılandığı, davalı idare tarafından 26-27-28-29.11.2012 tarihlerinde yapılan hurda malzeme nakliyesi ihalelerine ait yaklaşık maliyet hesap cetvellerine ait bilgilerin M.T.Ş. isimli firma yetkilisi tarafından 23.11.2012 tarihinde kendisinden istenilmesi üzerine teslim ettiği ve hurda malzeme nakliyesi hizmetini yürüten yüklenici firmalardan bazılarının yetkilileri ya da çalışanlarından doğrudan veya dolaylı olarak maddi ve manevi menfaat sağladığı yolundaki iddialara yönelik hazırlanan soruşturma raporunun ve raporda yer alan telefon konuşmalarının incelenmesi sonucu davacının, nakliye yüklenicisi firma yetkilileri ve çalışanları ile olağan sayılabilecek bir ilişki dışında geceleri evlerine, eğlence yerlerine gidecek kadar yakın bir bağlantısı olduğu, dolayısıyla davacının isnat olunan fiili işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle dava konusu işlem hukuka uygun olduğu gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay On İkinci Daire since, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir. KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI: Teftiş kurulunca yapılan soruşturmada adli soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belge dışında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, alınan ifadelerde herhangi bir kişi tarafından davacının şahsına bir ithamda bulunulmadığı, hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı da bulunmadığından disiplin cezası ile cezalandırılmasının masumiyet karinesinin ihlali anlamına geldiği, Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından bozulduğu ileri sürülerek, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davacı hakkında rüşvet almak suçunda... Ağır Ceza Mahkemesinde yürütülen kamu davası sonunda, davacının 3 yıl, 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının eylemlerinin ceza mahkemesi kararı ile de sabit olduğu, ceza yargısının, eylemin varlığı ya da yokluğu yolundaki belirlemelerinin diğer yargı yerlerini de bağlayacağı, dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesinin 26/02/2019 tarih ve E:2016/6691, K:2019/1352 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda İşletmesi Müdürlüğü'nde ... olarak görev yapan davacının, 657 Sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin... tarihli ve... sayılı işlem ile bu işlemin bildirimine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 131. maddesinde, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 657 sayılı Kanunun anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır. Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden ise aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, Disiplin Hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de Disiplin Hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. Uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmesi nedeniyle, "Cürüm işlemek için kurulan örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, ihaleye fesat karıştırmak" ve "Rüşvet almak" suçlarından, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının "Cürüm işlemek için kurulan örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, ihaleye fesat karıştırmak" suçundan beraatine, "Rüşvet almak" suçundan ise mahkumiyetine, 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına kararı verildiği; ancak, ...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile söz konusu kararın bozulduğu ve yeniden bir karar verilmek üzere, Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır. Anılan suçun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanan fiillerden olması ve ceza yargılamasına da konu edilmesi nedeniyle, davacının bu fiilleri işleyip işlemediği; ancak, ceza mahkemesince verilecek kararın kesinleşmesi sonucunda belirlenebilecektir. Bu durumda; söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin, ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, kesin olarak 14/06/2024 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi.