uru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir su ve kanalizasyon genel müdürlüğü emrinde şube müdürü olarak görev yapan başvurucu kurumun disiplin kurulunun tarihli kararıyla kınama cezası ile cezalandırılmıştır b kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle mahkemesinde dava açmıştır başvurucu dava dilekçesinde tebligat adresi olarak çalıştığı kurumun adresini başvuru numarası karar tarihi mahkemesi tarihli ka
uru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir su ve kanalizasyon genel müdürlüğü emrinde şube müdürü olarak görev yapan başvurucu kurumun disiplin kurulunun tarihli kararıyla kınama cezası ile cezalandırılmıştır b kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle mahkemesinde dava açmıştır başvurucu dava dilekçesinde tebligat adresi olarak çalıştığı kurumun adresini başvuru numarası karar tarihi mahkemesi tarihli kararıyla yürütmenin durdurulması istemini reddetmiştir bu karar tarihinde dava dilekçesinde gösterdiği işyeri adresinde başvurucuya tebliğ edilmiştir başvurucunun yürütmenin durdurulması talebinin reddine dair karara karşı yaptığı itiraz bölge mahkemesinin tarihli kararıyla reddedilmiştir bu karar da başvurucunun dava dilekçesinde gösterdiği işyeri adresine tebliğe çıkarılmış ancak tebligatın gerçekleştirilememesi nedeniyle tebliğ evrakı iade edilmiştir tebliğ evrakının iade edilmesi üzerine mahkemesi tarihli kararı bu kez mernis adresi açıklamasıyla g mahallesi sokak iç kapı na adresine tebliğe çıkarmıştır bu tebligat tarihinde bizzat teslim edilmek suretiyle gerçekleştirilmiştir dava tarihli kararıyla reddedilmiştir karar bir önceki tebligatın gerçekleştirildiği g mahallesi sokak no kapı no adresine tebliğe çıkarılmıştır ancak bu tebliğ zarfında bir önceki tebligattakinin bkz aksine söz konusu adresin merkezi nüfus sistemi adresi olduğuna dair herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir tebliğ memuru tarafından tebliğ mazbatasının üzerindeki adreste yer alan sokak kısmı çizilerek el yazısıyla k sokak lojmanları no olarak düzeltilmiştir başvurucu bireysel başvuru formunda yaklaşık on beş yıldır ikamet adresinin aynı olduğunu ancak belediyenin sokak isimlerini değiştirdiğini tebligatın sokak ismi yönünden güncellenmeyen eski adresine gönderilmesi sonucu adresin karıştırılmış olması ihtimalinin bulunduğunu belirtmektedir bu şekilde düzeltilen adrese gidildiğinde başvurucunun bulunamadığı belirtilerek tarihli ve sayılı tebligat kanununun maddesi uyarınca kapıya haber kağıdı yapıştırılmak suretiyle tebliğ evrakı tarihinde muhtara teslim edilmiştir tebliğ mazbatasının üzerine isimli komşuya haber verildiği şerhi düşülmüştür başvurucu tarihinde mahkemesinin esas hakkındaki tarihli kararına karşı bölge mahkemesi nezdinde itiraz yoluna başvurmuştur başvurucu itiraz dilekçesinde itiraza konu kararın kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini kararı dosyanın hangi aşamada olduğunu öğrenmek için mahkeme kalemini telefonla araması üzerine tarihinde karardan haberdar olduğunu belirtmiştir başvurucu ayrıca dava dilekçesinde gösterdiği işyeri adresinin tebligata elverişli bir adres olduğunu adresine yönelmeyi gerektiren bir durum bulunmadığını kaldı ki tebliğ zarfına yazılan adresinin de güncel olmayıp davanın açıldığı tarihteki adresi olduğunu ifade etmiştir başvurucu muhtarlıktan yaptığı araştırmada tebligattan en yakın komşu olarak haberdar edildiği belirtilen ancak kendisinin tanımadığı isimli ın farklı bir sokakta oturduğunu tespit ettiğini dolayısıyla adı geçen kişinin komşusu olmadığını belirterek usulsüz tebligat nedeniyle itirazının süresinde yapıldığının kabul edilmesini talep etmiştir başvurucu isimli şahsın g mahallesi z sokak no blok daire de ikamet ettiğine dair tarihli muhtarlık yazısını itiraz dilekçesi ekinde bölge mahkemesine sunmuştur başvurucu aynı belgeyi bireysel başvuru formuna da eklemiştir başvuru numarası karar tarihi bölge mahkemesi tarihli kararıyla itirazı süre aşımı nedeniyle reddetmiştir kararın gerekçesinde mahkemesinin itiraza konu kararının başvurucuya tarihinde tebliğ edildiği bu tarihten itibaren otuz günlük itiraz süresi geçirildikten sonra tarihinde itirazda bulunulduğu belirtilmiştir süre aşımından reddine dair karar adresi açıklamasıyla g mahallesi k sokak no kapı no adresine tebliğe çıkarılmış ve başvurucuya tebliğ edilmiştir bu aşamada dava dosyasına ibraz edilen tarihli vekaletnameye istinaden ulusal yargı ağı bilişim sistemine uyap başvurucu vekili eklenmiştir başvurucunun karar düzeltme istemi bölge mahkemesi birinci kurulunun tarihli kararıyla reddedilmiştir nihai karar tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir b tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a ulusal hukuk tarihli ve sayılı yargılama usulü kanununun idari davaların açılması kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir da danıştay idare mahkemesi ve vergi mahkemesi hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır dilekçelerde a tarafların ve varsa vekillerinin adresleri gösterilir sayılı kanunun olay tarihi a yürürlükte olan e kenar başlı maddesinin ilgili şöyledir ve vergi mahkemelerinin c kamu görevlilerine uyarma ve kınama cezası verilmesine ilişkin işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak verdikleri nihai kararlar ile tek hakimle verilen nihai kararlara başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir ve vergi mahkemelerinin yukarıdaki fıkra verdikleri nihai kararlara karşı itiraz süresi tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz gündür sayılı kanunun bilinen adreste tebligat kenar başlıklı maddesi şöyledir tebligat tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır şu kadar ki kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü her yerde yapılması caizdir ek fıkra s mad bilinen en son adresin tebligata elverişli veya tebligat yapılamaması halinde adres sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır başvuru numarası karar tarihi sayılı kanunun belli bir yerde veya evde meslek ve sanat icrası kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır sayılı kanunun tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina kenar başlıklı maddesi şöyledir kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır ek fıkra f gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır sayılı kanunun usulüne aykırı tebliğin hükmü kenar başlıklı maddesi şöyledir tebliğ usulüne yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur b uluslararası hukuk sözleşme avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme maddesinin numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar konusunda karar verecek olan bir mahkeme davasının görülmesini istemek hakkına sahiptir avrupa hakları mahkemesi avrupa hakları mahkemesi mahkemeye erişim hakkını hukukun üstünlüğü ilkesinin temel unsurlarından biri olarak kabul etmekte mahkemeye erişim hakkının ve başvuru yapılabilmesi konusunda tutarlı bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık pratik ve etkili fırsatlara sahip olmasını gerektirdiğini ifade etmektedir bu sebeple hukuki belirsizliklerin ya da uygulamadaki belirsizliklerin tarafların mahkemeye erişimine zarar verdiği durumlarda bu hakkın ihlal b no dava hakkını süre sınırına bağlayan iç hukuk hükümlerinin yorumlanmasının öncelikli olarak kamu otoritelerinin ve özellikle mahkemelerin görevi olduğunu belirtmekte rolünün bu yorumun etkilerinin sözleşme ile uyumlu olup olmadığının tespitiyle sınırlı olduğunu ifade etmektedir süre sınırı getiren kuralların uygun adalet yönetiminin güvence altına alınması amacına dayandığına eden bu kuralların veya bunların uygulanmasının ilgililerin ulaşılabilir başvuru yollarına başvuru numarası karar tarihi müracaatlarını engelleyecek mahiyette olmaması gerektiğini değerlendirmektedir bu bağlamda her bir olayın somut başvuru yolunun özellikleri ışığında ve sözleşmenin maddesinin birinci fıkrasının amaç ve hedefleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizmektedir b no göre mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkansız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkının ihlaline yol açabilir bununla birlikte dava açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerin öngörülmesi bu süreler dava açmayı imkansız kılacak ölçüde kısa olmadıkça hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmaz ne var ki öngörülen süre koşullarının açıkça hukuka aykırı olarak yanlış uygulanması ya da yanlış hesaplanması nedeniyle kişiler dava açma ya da kanun yollarına başvuru hakkını kullanamamışsa mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini kabul etmek gerekir b no mahkemeye erişim hakkı sadece ilk derece mahkemesine dava açma hakkını değil eğer iç hukukta itiraz istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına başvurma imkanı tanınmış ise üst mahkemelere başvurma hakkını da içerir bayar ve b no sözleşme bazı durumlarda sözleşmeci devletlerin sözleşmenin maddesiyle güvence altına alınan haklardan etkili olarak yararlanılmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almasını gerektirdiğini b no bunun her şeyden önce hakkında dava açılan kişinin durumdan haberdar edilmesini içerdiğini ifade etmektedir dilipak ve b no asliye hukuk mahkemesinde açılan tazminat davasında davalı tarafın adresinin tespit edilememesi nedeniyle ilan yoluyla tebligat yapılarak hakkındaki davanın bildirilmesi ve yargılamanın davalının yokluğunda neticelendirilmesinin şikayet konusu edildiği başvuruda yetkili makamların hakkında açılan davayla ilgili olarak başvuranı bilgilendirmek amacıyla gerekli özeni gösterip göstermediklerinin be lirlenmesi gerektiğine dikkat çekmiştir dilipak ve karakaya türkiye somut uyuşmazlıkta sayılı kanunun maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen kişiye tebligatta bulunulduğu varsayımının sözleşme ile kendiliğinden ı halinde yine de bilinen son adresin başvurana ait olduğundan ya da yargılamadan başvuranın haberdar edildiğinden emin olunması gerektiğini belirtmektedir dilipak ve v