(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/10269 E. , 2010/10037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/10269 E. , 2010/10037 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkidir . Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 100,00 TL maddi ve 500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının 1.3.1996 tarihinde davalıya ait inşaata çalışırken iskeleye takılı olan inşaat demirine gözünü çarpması şeklinde gerçekleşen olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edildiği, Kurumun 9.12.1999 tarihli yazısında sürekli iş göremezlik oranı %0 iken mahkemece dosyanın YSK'na gönderildiği 1.6.2007 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu raporunda bu oranın %44,2 olarak belirlendiği, 5.11.2008 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre ise bu oranın %37,2 olarak saptandığı, olayda işçinin %30 işverenin ise %70 oranında kusurlu olduğu, hesap bilirkişisinin her iki maluliyet oranına göre ayrı ayrı maddi zarar hesabı yaptığı ve dosyada peşin sermaye değerleri bulunmadığından zarardan düşülmediğinin belirtildiği ve mahkemece başkaca bir araştırma yapılmadan bu şekli ıslah edilmeyen davada talep gibi maddi ve kısmen manevi tazminata karar verildiği, dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminat isteminin 1000,00TL olduğu anlaşılmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda değişiklik yapan 5219 sayılı yasanın 2.maddesi uyarınca 01.01.2009 tarihinden sonra, anılan yasanın 427.maddesindeki kesinlik sınırı, 1.400,00 -TL.’ye çıkarılmış olup, inceleme konusu karar bu tarihten sonra verilmiş ve reddedilen miktar kesinlik sınırının altında bulunmuş olmakla, söz konusu maddelere göre hüküm kesin nitelik taşıdığından 01.06.1990 tarih ve E: 1989/3, K: 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da gözönünde tutularak, davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik temyiz dilekçesinin, kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir. Somut olayın, Kurum müfettişinin 4.8.1997 tarihli raporu ile olayın iş kazası olarak kabul edildiği, SGK ca beden güç kaybı oranının % (0) olarak belirlendiği ve davacıya SGK ca gelir bağlanmadığı halde mahkemece ATK 3. İhtisas Kurulu raporu ile belirlenen % 37,20 sürekli iş göremezlik oranı esas alınarak davacının maddi zararı bilirkişiye hesaplattırılarak maddi zararın 54.420,06 TL olduğunun kabulüyle taleple bağlı kalınıp 100,00 TL maddi tazminata hükmedildiği görülmektedir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 19. maddesidir. Anılan maddeye göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 45. maddesinde sürekli iş göremezlik gelirinin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya bağlanacağı bildirilmiştir. İş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadıkça Sosyal Güvenlik Kurumunca davacıya mahkemece belirlenen sürekli iş göremezlik oranı esas alınarak gelir bağlanmayacağından bu gelirin peşin sermaye değeri maddi zarardan düşülmeden Kurumca karşılanmayan maddi zarar miktarını belirleme imkanı bulunmadığından maddi tazminat istemli Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf olmadığı bu davada sürekli iş göremezlik oranının tespitinin yapılamayacağı, yapılması halinde maddi tazminat istemli davanın sonuçlandırılmasının fiilen mümkün olmadığı ortadadır.HGK.’nun 07.02.2007 tarihli, 2007/21-69 Esas, 2007/55 Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Yapılacak iş ; davacıya işvereni ve hak alanını ilgilendirdiği için SGK. Başkanlığını hasım göstererek sürekli iş göremezlik oranının tespiti davası açması için önel vermek, tespit davasını tazminat davası için bekletici mesele saymak, tespit davası sonucu verilecek hüküm kesinleştikten sonra davacıya kesinleşmiş mahkeme kararını Kuruma ibraz edip kendisine tespit edilen orana göre gelir bağlattırmak için önel verilerek hüküm tarihine en yakın tarihe göre hesap raporu alıp hükme en yakın tarihteki peşin sermaye değerini Kurumdan sorduktan sonra çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik temyiz dilekçesinin reddedilen bölümün kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle REDDİNE, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.