(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12677 E. , 2008/1368 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat ... ile davalılar vekili avukat ... Durmaz'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan av…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12677 E. , 2008/1368 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat ... ile davalılar vekili avukat ... Durmaz'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, amcaları olan davalılara dava dışı vekili ... aracılığıyla ....Kol.ŞT’deki hisselerini sattığını,davalıların satış bedeli olan 165.000 USD ye ödemediklerini, ileri sürerek bu paranın tahsiline karar verilmesini istemiş; 24.04.2006 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile de davaya konu hisse senetlerinin satışı için dava dışı ...’e vekaletname vermiş olmasına rağmen devir işlemlerini vekil olmayan ...’ün gerçekleştirdiğini,hisse devir işleminin geçersiz olduğunu ileri sürerek şirket ortaklığının devam ettiğinin tesbitine, bu talebinin kabul edilmemesi halinde 14.150. YTL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir Davalılar, hisse senetlerinin satış bedellerinin noterde devir işlemleri sırasında ödendiğini ve zamanaşımının dolduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, şirket hisse senetlerinin yetkili vekil aracılığıyla davalılara devredildiği, satış bedellerinin alınamadığına ilişkin iddiaının ispat edilemediği, devrin gerçekleştiği tarih itibarıyle zamanaşımının dolduğu gerekçe gösterilerek, alacak ve terditli açılan hisse devrinin iptaline ilişkin davaların reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-davacı, 14.12.2005 gününde açtığı davasında aralarındaki akti ilişkiye dayanarak davalılardan alacak isteminde bulunmuş;daha sonradan 24.04.2006 gününde verdiği ıslah dilekçesiyle de satış işlemini gerçekleştiren vekilin yetkili vekil olmadığından, hisse senetlerinin hata, hile ve muvazaalı bir şekilde elinden alındığından bahisle hisse devir işleminin iptali ile şirket ortaklığının devam ettiğinin tespitine, bu talebinin kabul edilmemesi halinde 14.500 YTL hisse bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, alacak ve terditli açılan davaların hem zamanaşımı hemde esas yönünden reddine karar verilmiştir.oysaki davacı, sonradan verdiği dilekçesiyle 14.12.2005 gününde açtığı alacak davasını ve dayandığı maddi vakıalarıda değiştirmek suretiyle ıslah ettiğine göre artık açılan alacak davası yönünden hüküm kurulmasına yasal olarak olanak bulunmamaktadır. Islaha konu edilen ve terditli olarak açılan davada ise “def’i” niteliğinde olan zamanaşımı itirazının söz konusu olması durumunda, mahkemece talep hakkının zamanaşımına uğramış olduğu kabul edildiği takdirde, işin esasına geçilmeden davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir. Ancak dava konusu hakkın zamanaşımına uğramadığı, ya da zamanaşımı definin süresinde kullanılmadığının kabulü halinde işin esası incelenerek esastan hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde davanın hem zamanaşımından hem de esastan reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 550 YTL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.