Başvuru, isnadın niteliğinin değiştiğinin sanığa (başvurucuya) bildirilmemesi nedeniyle isnadı (suçlamayı) öğrenme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, isnadın niteliğinin değiştiğinin sanığa (başvurucuya) bildirilmemesi nedeniyle isnadı (suçlamayı) öğrenme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığının 7/2/2020 tarihli iddianamesiyle icra müdürü olan başvurucu hakkında zincirleme şekilde rüşvet aldığından bahisle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile aynı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. İddianamede; başvurucunun birtakım isteklerinin şüpheli E.H. aracılığıyla diğer şüpheli K. tarafından gerçekleştirildiği, buna karşılık olarak da şüpheli K.nın işletmesinin borçlu olduğu icra dosyalarında icra müdürü olan başvurucunun icra ve haciz işlemleri yapılmadan bir danışman gibi şüpheli K.ya yol gösterdiği, K. hakkında yapılacak hacizleri engellediği, K.ya borcundan kurtulması amacıyla icra dosyalarında süre kazandırıp kolaylık sağlayarak menfaat temin ettirdiği, böylece başvurucu ile şüpheli K. arasında şüpheli E.H. aracı kullanılarak rüşvet ilişkisinin gerçekleştiği anlatılarak başvurucunun rüşvet alma suçunu işlediği iddia edilmiştir. Başvurucu; Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) yürütülen duruşmanın 10/7/2020 tarihli ilk celsesinde müdafiinin de hazır bulunmasıyla savunmasını yapmış ve beraatini talep etmiştir. Yargılamanın 25/9/2020 tarihli ikinci celsesinde iddia makamınca esas hakkında mütalaa sunulmuştur. Mütalaada başvurucunun zincirleme şekilde rüşvet alma suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılması talep edilmiştir. Başvurucu müdafii, mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere süre talebinde bulunmuştur. Mahkeme, başvurucu müdafiinin süre talebinin kabulü ile duruşmanın 20/11/2020 tarihine ertelenmesine karar vermiştir. 20/11/2020 tarihli son celsede Mahkeme, başvurucuya isnat edilen rüşvet alma suçunun vasıf ve mahiyet değişikliğine uğrayıp görevi kötüye kullanma suçuna dönüştüğü gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası ile aynı Kanun'un maddesi uyarınca neticeten başvurucunun 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Başvurucu, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna müracaat etmiştir. Başvurucu 11/12/2020 tarihli gerekçeli istinaf dilekçesinde; iddianamede kendisine isnat edilen suç rüşvet alma olmasına rağmen Mahkemenin iddianamede yer almayan görevi kötüye kullanma suçundan ek savunma hakkı tanımaksızın mahkûmiyet hükmü kurduğunu ifade etmiştir. Anılan hüküm, Konya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin (Bölge Adliye Mahkemesi) 1/2/2021 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddi kararıyla kesinleşmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının ilgili kısmı şöyledir:" ... vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanan deliller, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, verilen kararda usul ve yasaya aykırı herhangi bir hususun bulunmadığı, sanıklar ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, savunmaların inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, cezayı azaltıcı sebebin niteliğinin takdir kılındığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, incelenen dosyaya göre istinaf başvurusunda bulunan sanık İsmail Reçber ve sanık [K.] ile [E.H.] müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine ..." Başvurucu, gerekçeli istinaf dilekçesinde -diğerlerinin yanı sıra- iddianame rüşvet alma suçundan düzenlenmesine, yargılamanın da aynı suçtan yürütülmesine rağmen kendisine ek savunma hakkı tanınmadan atılı suçun vasfının görevi kötüye kullanma olarak değiştirilmesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını belirtmiştir. Komisyon; adli yardım talebinin kabulüne, suçu (isnadı) öğrenme hakkı ve gerekçeli karar hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan ilkelere ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.