8. Ceza Dairesi 2024/14333 E. , 2024/6893 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1720 Esas, 2021/980 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2021 tarihli ve 2020/1720 Esas, 2021/980 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, k…
**8. Ceza Dairesi 2024/14333 E. , 2024/6893 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1720 Esas, 2021/980 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2021 tarihli ve 2020/1720 Esas, 2021/980 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün, istinaf edilmeksizin 09.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.01.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/11734 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/11734 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 Esas, 2021/7640 Karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 Esas, 2021/7865 Karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği, Somut olayda, sanık hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/10/2019 tarihli ve 2019/42551 Soruşturma, 2019/463 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş ise de, anılan tebliğ evrakı incelendiğinde tebliğ tarihinin anlaşılmadığı, tebliğ yapılan kişinin tevziat saatinde nerede olduğunun belirtilmediği, durumdan haberdar edilen komşuya dair herhangi bir kayıt isim ve imzanın olmadığı nazara alındığında usulüne uygun bir tebliğ işleminin bulunmadığı, diğer yandan sanığın soruşturma aşamasında 19/09/2019 tarihindeki ifadesinin Eskişehir Barosuna kayıtlı Avukat ..... katılımı ile alındığı, adı geçen müdafiin soruşturma aşamasında ki görevinin sona erdiğine dair herhangi bir yazı, çekilme, azil vb. Durumun dosyada mevcut olmadığı, bu durumda soruşturma sonunda şüpheli hakkında verilen kamu davasının ertelenmesi kararının şüpheli müdafiine tebliğ edilmesi gerektiği, bu halde kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği, bu nedenle infazına da başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların hukukî sonuç doğurmayacağı, bu durumda kovuşturma şartı olan ısrar şartının da gerçekleşmeyeceği cihetle usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci bulunmadığından kamu davasının açılma koşulunun gerçekleşmediği, sanık hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 19.09.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2019 tarihli ve 2019/42551 Soruşturma, 2019/463 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üç yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 18.11.2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, soruşturma aşamasında görev yapan müdafiine ise tebligat işlemi yapılmadığı B. Şüphelinin denetim esnasında yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2020 tarihli ve 2019/42551 Soruşturma, 2020/11247 Esas, 2020/8153 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.06.2021 tarihli ve 2020/1720 Esas, 2021/980 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün, istinaf edilmeksizin 09.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. D. 5237 sayılı Kanun'un, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye ve müdafine tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye ve müdafine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, somut olayda; suça sürüklenen çocuk hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.10.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın şüpheliye tebliğ edildiği ancak tebliğ tarihi itibarıyla görevi devam eden müdafiine tebliğ edilmediği, bu nedenle erteleme kararı kesinleşmediğinden erteleme süresinin işlemeye başlamayacağından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemesince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, usulüne uygun bir şekilde sanık ve müdafine de tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyete karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2021 tarihli ve 2020/1720 Esas, 2021/980 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.