Başvuru, idari bir kararla toplantı ve gösteri yürüyüşünün engellenmesinin başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari bir kararla toplantı ve gösteri yürüyüşünün engellenmesinin başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 1/4/2021 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Aralarında Halkların Demokratik Partisine (HDP) mensup milletvekillerinin de olduğu kişilerin milletvekilliği 4/6/2020 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda düşürülmüştür. Başvurucu HDP, bu durumu protesto etmek amacıyla 5/6/2020 ila 15/6/2020 tarihlerinde Hakkari ve Edirne'den Ankara'ya yürüyüş gerçekleştirmeye karar vermiştir. Başvurucu, kararını 6/6/2020 tarihinde kamuoyuna açıklamıştır. Antalya İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu (Kurul) 13/6/2020 tarihli ve 2020/50 sayılı kararıyla 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun maddesi, 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun maddesinin (C) fıkrası ile 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun ve maddeleri uyarınca "mevcut kamu düzeninin korunması, kamu sağlığının tehlikeye atılmaması ve Koronavirüs salgınının yayılmasının önlenmesi amacıyla" il genelinde gerçekleştirilecek tüm toplantı ve gösteri yürüyüşler ile bu amaçla Antalya'ya gelecek veya Antalya'dan gidecek grupların giriş ve çıkışlarının kısıtlanmasına karar vermiş; bu durum kamuoyuna Antalya Valiliğinin (Valilik) resmî internet sayfasından duyurulmuştur. Gösteri yürüyüşü yapılacağına dair açıklama sonrası yürüyüş güzergâhında olan on sekiz ilin valilikleri tarafından sınırlama ve yasaklama kararı verildiğini ileri süren başvurucu Parti 17/6/2020 tarihinde, Valiliğin söz konusu işleminin iptali talebiyle Antalya İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. Başvurucu, Kurul kararının HDP'nin gösteri yürüyüşü çağrısından sonra alındığını vurgulayarak toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile ifade hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Ayrıca hastalığın (COVID-19) yayılmasını önlemek amacıyla getirilen birçok kısıtlamanın 1/6/2020 tarihinde kaldırıldığını belirterek idarenin Kurul kararındaki gerekçelerinin temelsiz olduğunu, siyasi saiklerle verildiğini iddia etmiştir. İdare Mahkemesi 20/10/2020 tarihinde, işlemin iptaline ilişkin davayı reddetmiştir. Mahkeme gerekçesinde, kişilerin yaşam hakkının ve vücut bütünlüğünün korunmasının devletin yükümlülüğünde olması nedeniyle sokağa çıkma yasağı ve toplu alanların kapatılması şeklindeki yasaklama kararlarının alındığını açıklamıştır. Kurul kararının kamu düzeni ve kamu sağlığı için alınması nedeniyle hukuka uygun olduğuna ve bu kısıtlamaların doğal sonucu olarak dava konusu protesto eylemlerinin yapılmasının mümkün olmadığına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...covid-19 salgınının görüldüğü andan itibaren, Sağlık Bakanlığı ve Koronavirüs Bilim Kurulunun önerileri doğrultusunda salgının/bulaşmanın toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, güvenli mesafeyi koruma ve yayılım hızını kontrol altında tutma amacıyla birçok tedbir kararı alınarak uygulamaya geçirildiği, ülkemizde ve de dünyada covid-19 salgınının giderek arttığı şu günlerde toplumumuzun aynı dikkat ve özen ile bu sürecin işlemesine yardımcı olması büyük önem taşımaktadır. Kaldı ki kişinin yaşam hakkı devredilmez ve vazgeçilmez haklarındandır. Yaşam ve vücut bütünlüğü üzerindeki temel hak, devletlere pozitif ve negatif yükümlülük yükleyen haklardan olup bu haklar gerek Anayasada gerek ise İnsan Hakları ve Ana Hürriyetlerin Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'nde önemle korunması gereken haklardan olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan covid-19 salgının yayılmasının hızlanması nedeniyle gerek dünyada gerek ülkemizde kısıtlamalar tekrar getirilmiş, ülkemizde uygulanan belli saatlerde sokağa çıkma yasağı ve toplu alanların kapatılması kısıtlamaları ile zaten dava konusu eylemlerin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı görülmüştür.Bu durumda, kamu düzeni ve sağlığı ve de yaşam hakkı için alındığı açık olan dava konusu 13/06/2020 tarih ve 2020/50 sayılı Antalya İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır...." Başvurucu, davanın reddine ilişkin karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Konya Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 22/2/2021 tarihinde istinaf talebinin reddine karar vermiştir. Kararın 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesi uyarınca Danıştaya temyiz yolunun açık olduğunu açıklamıştır. 2577 sayılı Kanun’un “Temyiz" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları..."