12. Ceza Dairesi 2024/2987 E. , 2024/4931 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/192 E., 2017/224 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerini…
**12. Ceza Dairesi 2024/2987 E. , 2024/4931 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/192 E., 2017/224 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme yapıldığına, ceza miktarının düşük olduğuna, cezada indirim yapılmasına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, diğer araç sürücüsünün mağdur olarak taraf tayininin hatalı olduğuna ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme yapıldığına, kusur durumuna, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, 8 yıl 4 ay gibi ağır bir cezaya hükmedilmesinin sanık açısından ağır sonuçlar doğuracağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 25.04.2016 günü, saat 22.40 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, gece vakti, yağmurlu havada, aydınlatmasız zemini ıslak sathi kaplama köy yolunda seyir halindeyken olay mahalli virajlı yol bölümüne geldiğinde sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yön bölümüne geçtiğinde aracının sağ orta kısmıyla, karşı istikametten gelen kamyonetin sol ön ve orta kısmı ile çarpışması akabinde otomobilin yol kenarındaki zeytin bahçesine devrilmesi sonucu üç kişinin ölümüne asli ve tam kusuru ile neden olduğu ve alkol ölçüm saati olan 00:11 itibariyle sanığın 0,67 promil alkollü olması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği, belirtilen kanuni sınırlar içerisinde ne kadar süre ile sürücü belgesinin geri alınacağı hususu hakimin takdirinde bulunduğundan, tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanığın olaydan 1 saat 31 dakika sonra alkolmetre ile yapılan ölçümde 0.67 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesi uygulamalarına göre her saat başı alkol miktarının 0,15 promil düştüğü dikkate alındığında, somut olayda kaza anı itibari ile sanığın yaklaşık 0.89 promil alkollü olduğu, olay saatinde 1,00 promilin altında alkollü olduğu anlaşılan sanığın tespit edilen alkol miktarı bakımından bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İnegöl Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.