1. Hukuk Dairesi 2021/3869 E. , 2022/980 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalılar Hazine ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, zeminde olmamasına rağmen kendilerine…
**1. Hukuk Dairesi 2021/3869 E. , 2022/980 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalılar Hazine ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, zeminde olmamasına rağmen kendilerine ait 108 ada 54 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kadastro çalışmaları sırasında boşluk olarak bırakıldığını, bu boşluğun bırakılmasına kadastro sırasında tutanak bilirkişisi olarak görev yapan ...' in neden olduğunu, hakkı olmadığı halde kendi taşınmazına yol ve park yeri sağlamaya çalıştığını, dava konusu boşluğun davacı tarafa ait taşınmaza kadastro sırasında uygulanan tapu kaydı kapsamında kaldığını, harici ve rızai taksim neticesinde davacıların babalarının ölümü ile davacılara kaldığını, 108 ada 50 parsel ile tek parça halindeki boşluğun davacıların zilyet ve tasarrufunda olduğunu, dava konusu parselin 108 ada 50 parsel yönündeki sınırının hatalı tespit gördüğünü ileri sürerek, sınır ve yüzölçümlerinin gerçek duruma göre düzeltilerek tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili, 30.04.2019 tarihinde yapılan keşifte daha önceki bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısım içinde bulunan ve fen bilirkişisine gösterdiği kısma ilişkin bir talebinin olmadığını beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, davacıların taleplerinin açık ve anlaşılır olmadığını, davacıların malik oldukları 108 ada 54 parsel ile davalı ...'in malik olduğu 108 ada 50 parselin evveliyatında bir bütün olduğunu, müvekkilinin babası İhsan ile davacıların dedesi ...'in dava konusu kısmı yol olarak bırakmak suretiyle harici ve rızai taksim neticesinde taşınmazı böldüklerini, yapılan bu taksime göre 50 parselin davalı ...'in babası İhsan'a, 54 parselin ise davacıların dedesi ...' e kaldığını, davacı tarafın da bu taksimi kabul ettiğini, söz konusu taşınmazlar ve yol olarak bırakılan kısmın o tarihten bu yana çekişmesiz ve kesintisiz olarak kullanıldığını, iddianın doğru olmadığını, 50 yılı aşkın bir süredir yol olarak kullanıldığının, bütün köylü tarafından bilindiğini, zira 108 ada 51, 52 ve 53 parsel sayılı taşınmazlar da 50 ve 54 parsel sayılı taşınmazlar ile tek parça halinde iken üzerine çeşme, cami lojmanı ve lavabo yapıldığını ve tarafların ortak iradesi ile köy tüzel kişiliği adına bırakıldığını, ayrıca davalı ...'in tutanak bilirkişi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI