13. Hukuk Dairesi 2015/19866 E. , 2017/5760 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, dava dışı üçüncü şahsın davalı ile sözleşme imzalamak sureti ile satın aldığı konutu daha sonra sözleşmeden doğan tüm hakları da kapsamak su…
**13. Hukuk Dairesi 2015/19866 E. , 2017/5760 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, dava dışı üçüncü şahsın davalı ile sözleşme imzalamak sureti ile satın aldığı konutu daha sonra sözleşmeden doğan tüm hakları da kapsamak sureti ile devraldığını, konutun geç teslim edilmesi nedeni ile kira tazminatı hakkı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5000 TL tazminatın tahsilini istemiştir. Davalı; davacının dava açma hakkı bulunmadığını belirterek usulden ve esastan davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın husumet nedeni ile Reddine karar verilmiş, verilen karar Davacı tarafından Temyiz edilmiştir. Davacı eldeki dava ile, üçüncü şahısla imzalanan devir protokolü kapsamında sözleşmeden doğan hakları devraldığını ileri sürerek konutun geç teslim edilmesi nedeni ile yüklenici davalıdan kira tazminatı talebinde bulunmuş davalı ise; davacı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığını savunarak husumet nedeniyle davanın reddini dilemiş, mahkemece taşınmazın teslimden sonra davacıya devredilmesi nedeni ile husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içerisinde mevcut Davacı ile dava dışı .... arasında tanzim edilen 13/04/2009 tarihli devir sözleşmesine göre; Dava dışı ...’nun sözleşmeden doğan her türlü hak ve yetkilerini davacıya devrettiği anlaşılmaktadır. Eldeki Davanın, devir sözleşmesi tarihinden sonra 06/03/2013 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmış olmasına göre; davacı anılan sözleşme uyarınca eldeki davayı açma hakkına sahiptir, bu nedenle davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, Bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının Kabulü ile temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.