6. Hukuk Dairesi 2012/9585 E. , 2012/13034 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muarazanın giderilmesi, menfi tespit ve istirdat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekilleri Av. ... ile Av. ... geldiler. Davalı tarafta…
**6. Hukuk Dairesi 2012/9585 E. , 2012/13034 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muarazanın giderilmesi, menfi tespit ve istirdat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekilleri Av. ... ile Av. ... geldiler. Davalı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen 1.1.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin geçersizliğinin, 11.1.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin geçerli olduğunun tespiti ile iki sözleşme arasındaki muarazanın giderilmesi, Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007 / 185 esas sayılı dosyasından verilen kararın hükümsüzlüğünün tespiti, davalı tarafından kira alacaklarının tahsiline yönelik olarak yapılan icra takipleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve icra dosyasına ödenen 10.325 TL'nin istirdadına ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin iki kira sözleşmesi arasındaki muarazanın giderilmesine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasında davalıya ait kiralanana yönelik 1.1.2003 başlangıç tarihli, bir yıl süreli ve aylık 1.750 Dolar bedelli kira sözleşmesi düzenlenmiş iken, daha sonra imzası davalı tarafından inkar edilmeyen 11.1.2003 başlangıç tarihli onbeş yıl süreli ve aylık 1.500 Dolar bedelli yeni bir kira sözleşmesi tanzim edilmiştir. Davacı kiracı, yeni yapılan sözleşme gereğince kira paralarını öderken, davalı kiralayanın aylık 1.750 Dolar bedelli ilk kira sözleşmesine dayanarak Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007 / 185 esas sayılı dosyasında kira parasının 1.1.2007 tarihinden itibaren aylık 7.000 Dolar olarak tespitini talep etmiş, dava sonunda verilen kesinleşen karar ile de aylık kiranın 1.1.2007 tarihinden itibaren 6.650 TL olarak saptanmasına hükmedilmiştir. Peşi sıra davalının davacı tarafından 5.4.2007 tarihinde PTT aracılığı ile gönderilen kira parasını kabul etmemesi üzerine, davacının talebi ile mahkemece ödeme yeri tayin edilmiş, bu konuda davalının yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir. Yine davalı kiralayan tarafından Bakırköy 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009 / 8 esas sayılı dosyasında diğer istek kalemlerinin yanı sıra 11.1.2003 tarihli ikinci olarak yapılan sözleşmenin iptali istenmiş ise de, mahkemece davalının kira ilişkisi sürecince değişik zamanlarda çelişkili beyan ve taleplerde bulunması, sözleşmedeki imzaya karşı çıkılmaması, 2003-2006 yılları arasında iptali istenen sözleşmeye itiraz edilmemesi ve kira paralarının bu sözleşme gereğince ödenmesi, süresinde iptal isteminde bulunulmaması gerekçeleri ile istemin reddine karar verilmiş ve hüküm Dairemizce onanarak 21.6.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda ortada 1.1.2003 tarihli ilk yapılan sözleşme gereğince verilmiş bir kira tespit kararı ve 11.1.2003 tarihli ikinci sözleşmenin iptali isteminin reddine ilişkin kesinleşen iki mahkeme kararı bulunmaktadır. Kira sözleşmesinin taraflarının aralarında sözleşme düzenledikten sonra özgür iradeleri ile kira sözleşmesi içerik ve şartlarını değiştiren yeni bir sözleşme yapmaları halinde sonradan düzenlenen kira sözleşmesi hükümleri taraflar için hüküm ifade eder hale gelir. Bu durumda tarafların ilk yapılan sözleşme hükümlerinden ayrıldıklarının ve yeni sözleşmeye göre kiracılık ilişkisini sürdürmek istediklerinin kabulü gerekir. Başka bir deyimle, taraflar artık ilk sözleşme hükümlerinin uygulanmaması ve ikinci sözleşmenin geçerli olduğu konusunda iradelerini ortaya koymuşlardır. Bu durumda taraflar arasındaki iki farklı sözleşmeden 11.1.2003 başlangıç tarihli ve onbeş yıl süreli sözleşmenin geçerli olduğu söylenebilir. Bu şekilde taraflar kira başlangıç tarihini, süresini ve aylık kira parasını değiştirmiş iseler de aylık kira parası davalı kiralayan tarafından açılan davada kesinleşen mahkeme kararı ile aylık 6.650 TL olarak belirlenmiştir. Bu itibarla davalı kiralayanın bu hükme dayanarak kira alacaklarının ve kira farklarının tahsili konusunda icra takipleri yapmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bununla birlikte mahkemece, mahkemenin belirlediği aylık kira parası üzerinden 11.1.2003 tarihli ve onbeş yıl süreli kira sözleşmesi ve şartlarının geçerli olduğu yönünde iki sözleşme arasındaki çekişmenin giderilmesine karar verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu istemin de reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda (2 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.