Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3483 E. , 2024/2736 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/3483 Karar No : 2024/2736 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı a
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3483 E. , 2024/2736 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/3483 Karar No : 2024/2736 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına kayıtlı Manisa ili, Turgutlu ilçesi, ... Mah. ... parsel sayılı taşınmaz üzerine uygulanan haciz işleminin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 10/09/2021 tarih ve 80764 sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin davacının serbest muhasebeci mali müşavir sıfatıyla müteselsil sorumluluğundan kaynaklanan borçlara dayanan hacizlere ilişkin kısmı yönünden; olayda; davacının, mükellef ...'a muhasebe hizmeti verdiği, adı geçen mükellef hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarında, 2016 ve 2017 yıllarında muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı ve bazı alışlarını deftere kaydetmediğinin tespit edildiği, davacı hakkında düzenlenen 10/06/2020 tarih ve 2020-A-220/24 sayılı görüş ve öneri raporu'nda ise davacının, ... adına tarh edilecek vergi, kesilecek ceza ve gecikme faizlerinden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesi ile 4 Sıra Numaralı Genel Tebliğ uyarınca müşterek ve müteselsil sorumlu tutulması gerektiğinin belirtildiği, davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin 01/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten sonra mükellef ... tarafından 7326 sayılı Kanun kapsamında ödenmeyen kamu borçlarının yapılandırıldığı, tecil dosyası iptal edilse de yapılandırmayla vergi borçlarının nitelik değiştirdiği, yapılandırma sonucu taksitlendirilip ödenmeyen borca dönüştüğü, yeni bir hukuki durum ortaya çıktığı anlaşıldığından, davacının yapılandırılan borçlar nedeniyle sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde ve buna dayanılarak uygulanan hacizlerde hukuka uygunluk bulunmadığından dava konusu işlemin anılan kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu işlemin davacının kendi kamu borçlarından kaynaklanan hacizlere ilişkin kısmı yönünden ise uygulanan haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine davacının serbest muhasebeci mali müşavir sıfatıyla müteselsil sorumluluğundan kaynaklanan borçlara dayanan hacizler yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesi ve bu maddenin Maliye Bakanlığı'na verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 4 Seri Nolu Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliği uyarınca serbest muhasebeciler ve serbest muhasebeci mali müşavirlerin defterlerini tuttukları ve beyannamelerini imzaladıkları mükelleflerin hesap ve işlemlerinin doğruluğundan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacı adına düzenlenen dayanak ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı, asıl borçlu tarafından 7326 sayılı kanunun şartları ihlal edildiğinden tecil dosyasının iptal edilmesi üzerine yapılandırma öncesi duruma dönülüp takibin kaldığı yerden devam edeceği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına kayıtlı Manisa ili, Turgutlu ilçesi, Irlamaz Mah. 302 parsel sayılı taşınmaz üzerine uygulanan haciz işleminin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 10/09/2021 tarih ve 80764 sayılı işlemin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde; Maliye Bakanlığının; vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş, aynı maddede beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmıştır. 09/06/2021 tarih ve 31506 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasında, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, aynı maddenin 8. fıkrasında ise bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği hükme bağlanmıştır. Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7326 Sayılı Kanun Genel Tebliğinin (Seri no:1) “VIII-Ortak Hükümler” Ana Başlığının Altında Yer Alan B-Kanun Hükümlerinin İhlali Halinde Alacakların Takibi” başlıklı kısmında; 7326 sayılı Kanunun 9. maddesinin sekizinci fıkrasında “Bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçlular, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılır ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam eder." hükmünün yer aldığı, bu hükme göre, Kanun kapsamında yapılandırıldığı halde Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların, yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılacak ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği, dolayısıyla, alacakların Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle yapılandırılması bu alacakların niteliğini değiştirmediğinden, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak, daha önce yapılan takip işlemleri yenilenmeksizin, bu işlemlere kaldığı yerden devam edileceği,diğer taraftan, alacağın ödenmesinden sorumlu olan diğer kişiler (213 ve 6183 sayılı Kanunlar ile diğer kanunlarda yer alan sorumluluk düzenlemeleri nedeniyle mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler) hakkında yapılan takip işlemlerine de Kanunun 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre kaldığı yerden devam edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Önceki yapılandırma kanunlarından farklı olarak 7256, 7326, 7440 sayılı Kanunlarla, kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemlerinin geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği yönünde hüküm getirildiği, bu hüküm dikkate alındığında 7326 sayılı Yasa uyarınca yapılandırılıp koşulları ihlal edilen kamu alacaklarının yeniden takibi sırasında yapılandırma öncesi yapılan işlemlerin geçerliliğini koruduğu ve takibin, hangi aşamada kaldıysa o aşamadan devam edeceği hususunun açıkça belirtildiği görülmüştür. Yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, asıl borçlu tarafından 7256, 7326 ve/veya 7440 sayılı Kanunlar'dan yararlanılarak borçların yapılandırılması daha sonra yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda borcun yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takibe devam edileceği, daha önceden yapılan takip işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği, başka bir anlatımla yapılandırmanın borcun takibinde gelinen aşamayı değiştirmeyeceği, bu nedenle de asıl borçlu adına 6183 sayılı Kanun kapsamındaki alacakların yapılandırılması halinde yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek bulunmadığı açıktır. Dolayısıyla, yapılandırma şartlarının ihlali nedeniyle tecilin iptal edilmesi durumunda borcun usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği, zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve müteselsilen sorumlu sıfatıyla yapılan takiplerde serbest muhasebeci ve mali müşavirlerin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dosyasının incelenmesinden; davacı hakkında düzenlenen 10/06/2020 tarih ve 2020-A-220/24 sayılı görüş ve öneri raporunda, davacının muhasebe işlemlerini yürüttüğü ... adına, bir kısım alış faturalarının sahte olduğu ve bazı alışlarını deftere kaydetmediği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak tarhiyat yapıldığı, davacının bu borçlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesi ve 4 Sıra Numaralı Genel Tebliğ uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan bahisle adına düzenlenen ...tarih ve ... ila 18 sayılı ödeme emirlerinin 01/03/2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, anılan ödeme emirlerine karşı dava açılmaması üzerine dava konusu taşınmaz üzerine ... tarih ve ... sayılı haciz bildirisi ile haciz uygulandığı, asıl borçlu ... tarafından 19/06/2021 tarihli başvurusu ile vergi borçlarının 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, savunma ve temyiz dilekçelerinde yapılandırmanın ilk taksidi ödenmediğinden tecilin iptal edildiğinin belirtildiği, davacı tarafından 02/09/2021 tarihli dilekçe ile haczin kaldırılması talebiyle davalı idareye yapılan başvuruunun reddi üzerine anılan ret işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda; 7326 sayılı Kanun kapsamında başvurulan yapılandırmanın iptali durumunda, Kanunun yayımı öncesinde başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden edeceği belirtildiğinden aksi yöndeki değerlendirme ile verilen kararda hukuka uyarlık görülmemiş olup, Bölge İdare Mahkemesince yukarıda yer verilen hususlar değerlendirilmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 14/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.