(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/376 E. , 2008/2099 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.07.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bü…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/376 E. , 2008/2099 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.07.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, dava dışı Hazine’nin yaptığı tahsis işlemine dayalı elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemlerine ilişkindir. Davalı, taşınmazın idareye devri için işlemler yapıldığını, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, taraflar temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının bütün temyiz itirazları yerinde görülmüş reddi gerekmiştir. 2-Davalının temyiz itirazlarına gelince; 1234 m2 yüzölçümündeki 278 ada 2 parsel sayılı taşınmaz tapuda Hazine adına kayıtlıdır. Kaydın beyanlar hanesine 07.04.2005 tarihinde ... Genel Müdürlüğü lehine kamulaştırma şerhi düşüldüğü görülmektedir. Gerçekten, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 30.maddesi hükmünce bir Kamu Kurumu olan ...’ın Kamu Kurumları ve Tüzelkişileri arasında taşınmaz mal devri için yasanın verdiği yetkiye dayanarak kayıt malikinden ihtiyacı olan taşınmazın devrini talep yetkisi vardır. Bu gibi durumlarda izlenmesi gereken prosedür ise yasanın anılan hükmünde gösterilmiştir. Mahkemece, davalı kurum tarafından yapılan taşınmaz mal devri işlemlerinin sonucu ve bu işlemler sonunda taşınmazın davalıya devri yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla tahsis kararının ayakta kalıp kalmayacağı araştırılmaksızın davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru değildir. HUMK.nun 389.maddesince verilen karar ile iki tarafa yüklenen vazife ve hakların şüphe ve tereddüt yaratmayacak şekilde yazılması gerekirken hükmün infazında yeni bazı uyuşmazlıklara neden olacak biçimde “yıkılan bahçe duvarının davalı tarafından eski hale getirilmesine” hüküm kurulması da kabul şekline göre yanlıştır. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 21.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.