(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2011/10880 E. , 2011/11982 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından incelemenin duruşmalı olarak yapılması istenilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I A-Davalı vekilinin…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2011/10880 E. , 2011/11982 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından incelemenin duruşmalı olarak yapılması istenilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I A-Davalı vekilinin temyizi yönünden; Mahkeme kararı davalı vekiline 18.08.2011 tarihinde tebliğ edilmiş olup, temyiz dilekçesi 05.09.2011 tarihinde mahkeme kalemindeki temyiz defterine kaydedilmiş ve bu tarihte harç alınmıştır. Kamulaştırma Yasasının 37. maddesine göre bu yasadan doğan davalarda basit yargılama usulü uygulanır ve adli ara vermede de bakılır. HUMK.'nun 176. maddesinin 11. bendi kapsamında olan bu davalara ilişkin kararların tebliğinde ve sürelerin hesabında 177.madde uygulanamayacağı cihetle, süresi içinde verilmeyen temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine, B-Davacı vekilinin temyizi yönünden; Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi kurulu raporu hükme yeterli değildir. Şöyle ki; 1-Taşınmazın arsa niteliğinde kabulüne dayanak yapılan dosya içerisindeki belediye başkanlığı yazılarında dava konusu taşınmazın belediye sınırları içinde olduğu, belediye hizmetlerinden yararlandığı bildirilmiş ise de, taşınmazın çevresinin meskûn olup olmadığı konusunda bilgiye yer verilmemiş, fen bilirkişisi taşınmazın belde merkezine 1 km. uzaklıkta olduğunu tespit etmiş, dosyaya taşınmazın tüm çevresinin tarım arazileriyle çevrili olduğunu gösteren fotoğraflar ibraz edilmiş, mahkemece belediyenin yeterli bilgiyi içermeyen yazısı ve bilirkişi kurulunun soyut beyanları esas alınarak taşınmaz arsa niteliğinde kabul edilmiştir. Oysa ki; Bakanlar Kurulu'nun Yargıtay'ca kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan bir taşınmazın arsa niteliğinde kabulü için, uygulamalı (genelde 1/1000 ölçekli) imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunması esastır. Aynı karara göre, imar planında yer almayan bir taşınmazın, arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskûn olduğu veya meskûn hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vs.) yararlanan ve meskûn yerler arasında yer alması gerekir.