Ceza Genel Kurulu 2012/15-1535 E. , 2013/400 K. "" İtirazname: 2007/193308 Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi Nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüsten sanıklar B. E., F.Y. C. B.ve O.E.’in 5237 sayılı TCK’nun 158/1-a, 35, 52, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 2.000 Lira adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11.04.2007 gün ve 413-94 sayılı hükmün, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi…
**Ceza Genel Kurulu 2012/15-1535 E. , 2013/400 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname: 2007/193308 Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi Nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüsten sanıklar B. E., F.Y. C. B.ve O.E.’in 5237 sayılı TCK’nun 158/1-a, 35, 52, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 2.000 Lira adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11.04.2007 gün ve 413-94 sayılı hükmün, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 03.10.2012 gün ve 15426-42635 sayı ile, sanık B.E.hakkındaki hükmün düzeltilerek onanmasına, sanıklar F. Y., C.B.ve O.E. hakkındaki hükümlerin ise; "Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 07.11.2012 gün ve 193308 sayı ile; “Ceza Genel Kurulu'nun 24.11.2009 gün ve 213-276 karar sayılı kararında açıklandığı üzere TCK’nun 158/1-a maddesindeki suçun oluşabilmesi için dolandırıcılık suçunun dini inanç ve duyguların istismar edilerek haksız yarar sağlanması, dinin bir aldatma aracı olarak kullanılması, dinî inanç ve duygular, aldatma aracı olarak kötüye kullanılmalı, dinî inanç ve duyguların kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirilen hile ile haksız bir yarar sağlanmış olmalıdır Somut olayda; sanıkların çocukları olmayanlar için, kapı kapı dolaşıp şeker toplamaları, muska yapmak veya fal bakmak istemeleri, yumurta kırarak içine muska koymaları, mağdureden ziynet eşyası isteyip fal açmak için dua okunmak istemelerinde her hangi bir dini kuralın bulunmaması, dinle alakası olmayan hurafe içerikli basit ve yalan niteliğinde söz ve eylemler olduğu anlaşılması karşısında, dini inanç ve duyguları istismar etmesinin söz konusu olmadığı ve eylemlerinin TCK'nun 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı, sanıkların 157/1, 35/2, 62 ve 52. maddeleri gereğince cezalandırılmaları gerektiği düşünülmektedir” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 15. Dairesince 15.12.2012 gün ve 16634-44832 sayı ile; itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Suçun sübutuna ilişkin bir uyuşmazlık bulunmayan somut olayda; Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, suç niteliğinin belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından;