Başvuru, ülkeye girişine izin verilmeyen yabancıyı kabul edilemez yolcu salonunda tutmanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, tutulma koşulları nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; ülkeye girişine izin verilmeyen yabancıyı kabul edilemez yolcu salonunda tutmanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, tutulma koşulları nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 29/6/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Suriye Arap Cumhuriyeti (Suriye) vatandaşı olan başvurucu 1990 doğumludur. 4/4/2015 tarihinde Oran (Cezayir) uçağıyla İstanbul Atatürk Havalimanı'na gelen fakat ibraz ettiği pasaportun sahte olduğu anlaşılan başvurucunun ülkeye girişine izin verilmemiştir. Başvurucu kabul edilemez (INAD) yolcu kapsamında hava yoluyla Cezayir'e gönderilmiş ise de bu ülke tarafından yeniden aynı yolla iade edilmiştir. Bunun üzerine başvurucu havalimanında bulunan kabul edilemez yolcu salonunda tutulmaya başlanmıştır. Ülkeye girişine izin verilmeyen başvurucu 17/4/2015 tarihinde uluslararası koruma başvurusunda bulunmuştur. Başvurucu bu talebinde özetle Suriye'de devam eden savaştan dolayı Cezayir'e gitmek zorunda kaldığını, orada iş bulamadığından ve bazı cemaatlerin onu Suriye'ye teslim etmeye çalışmasından dolayı Türkiye'ye gelmek istediğini, iç karışıklık nedeniyle ülkesine dönmesinin mümkün olmadığını bu nedenle mülteci olmak istediğini belirtmiştir. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü (Göç İdaresi) 24/4/2015 tarihinde başvurucunun uluslararası koruma talebini reddetmiş ve söz konusu kararı başvurucuya 25/4/2015 tarihinde tebliğ etmiştir. Başvurucu söz konusu kararın iptali amacıyla Ankara İdare Mahkemesine (Mahkeme) dava açmıştır. Başvurucu bireysel başvuru tarihi itibarıyla davanın derdest olduğunu bildirmiştir. 2/6/2015 tarihinde başvurucu, idari gözetim altında tutulduğunu belirterek idari gözetimin kaldırılması amacıyla Bakırköy Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) itiraz etmiştir. Hâkimlik 8/6/2015 tarihli kararıyla -uluslararası koruma başvurusuyla ilgili idare mahkemesinde görülen dava sonuçlanana kadar idari gözetim altında tutmanın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle- itirazı reddetmiştir. Göç İdaresinin sunduğu belgelerden, başvurucunun feragat etmesi nedeniyle uluslararası koruma başvurusuna ilişkin olarak açılan davanın 17/9/2015 tarihinde karar verilmesine yer olmadığına dair kararla sonuçlandığı görülmüştür. Başvurucu, ülkesine gönüllü olarak dönmek istediğini bildirdiğinden 15/7/2015 tarihinde havalimanından çıkarılarak İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edilmiştir. A. Ulusal Hukuk 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili maddeleri B.T. ([GK], B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 19-21) kararında açıklanmıştır.B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ilgili maddeleri, tutulma koşullarından dolayı kötü muamele yasağı, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin uygulaması B.T. (aynı kararda bkz. §§ 23-38) kararında açıklanmıştır.