(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/17476 E. , 2013/15745 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın müvekkilinin aracına çarpması nedeniyle müvekkilinin aracında değer k…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/17476 E. , 2013/15745 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın müvekkilinin aracına çarpması nedeniyle müvekkilinin aracında değer kaybı olduğunu ve kazanç kaybının bulunduğunu, zararın tahsili için İzmir 12. İcra Müdürlüğünde başlatılan takibe davalıların borca itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmuşlardır. Mahkemece, haksız fiile dayalı tazminat davasında HMK’nun 7/1. maddesine göre ortak yetkiyi taşıyan haksız fiilin vuku bulduğu yer olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle karşı araç maliki ve sürücüsünden maddi tazminat istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. 6100 sayılı HMK.'nun genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir”. Aynı Yasa'nın 7. maddesinde “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.” hükmü, 16. maddesinde de "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü düzenlenmiştir HMK'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp bir seçimlik yetkidir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Somut olayda, zarar gören davacının yerleşim yeri İzmir'dir. Davacı, HMK’nun 16. maddesi gereğince kendi ikametgah mahkemesi İzmir Mahkemesinde dava açarak seçimlik hakkını kullandığına göre, uyuşmazlığın İzmir Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Mahkemece yetki itirazının reddedilerek davanın esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken yetkili mahkemenin ortak yetkiyi taşıyan haksız fiilin vuku bulduğu yer olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.