Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/4164 E. , 2024/5587 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4164 Karar No : 2024/5587 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/4164 E. , 2024/5587 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4164 Karar No : 2024/5587 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiği, savunma hakkını tam olarak kullanabilmesi için aleyhindeki isnadı tam ve eksiksiz olarak bilmesi gerektiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir delil bulunmadığı, isnat olunan suçlamaların gerçeği yansıtmadığı, Bank Asya'da talimatla hesap açmadığı, Aktif Eğitimciler Sendikasından 2016 yılının Haziran ayında istifa ettiği, anılan Sendikanın hiçbir karar organında yer almadığı ve yöneticilik görevinde bulunmadığı, sendika üyeliğinin örgütlenme özgürlüğünün kapsamı ve koruması altında olduğu, Devlet kurumları tarafından denetlenen bir kurumda çalışmış olmasının aleyhe delil olarak değerlendirilemeyeceği, o dönem yapının örgüt olduğunun bilinmemesi karşısında hem adli hem de idari yönden suçlanamayacağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, iltisak ve irtibat kavramlarının belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, hukuki güvenlik ilkesine aykırı hareket edildiği, bir daha kamu görevinde çalışamayacak şekilde görevine son verildiğinden Anayasa'nın 15. maddesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile eksik inceleme ile davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılmıştır. Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20/12/2017 tarih ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 veya Sendika'nın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliğini sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Aktif Eğitim Sen isimli sendikaya ilk kurulduğu dönemde üye olmadığı, anılan Sendikanın yeniden kurulduğu tarihten sonra üyeliğe kabul edildiği ve Sendikanın kapatıldığı 23/07/2016 tarihinden önce, Haziran 2016 tarihinde Sendika üyeliğinden ayrıldığı anlaşıldığından davacının sendika üyeliğinin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı dönemde Bank Asya'ya para yatırdığı, 11/09/2014 tarihinde 1.500,00-TL tutarlı 90 günlük katılım hesabı açtığı, ayrıca davacının eşinin Bank Asya'da ... müşteri numarası ile açılmış hesabına davacı tarafından 15/01/2014 tarihinde 2.218,01-TL, 02/02/2015 tarihinde 494,84-TL para yatırıldığı, ayrıca davacının reşit olmayan çocuğuna 11/09/2014 tarihinde yeni hesap açıldığı, hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı tespitlerine yer verildiği; davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında davacının Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede ise "...terör örgütü lideri Fetullah GÜLEN’in örgüte üye kişilerin çeşitli basın yayın ve sosyal paylaşım siteleri aracılığı ile örgüte finansal destek sağlamak amacıyla yapılan çağrılardan sonra Bank Asya hesabında '31/12/2013 ile 24/12/2014 tarihleri arasında para artışı olan/yeni hesap açan şahıslar' listesinde kayda rastlanılmadığı,..." tespitine yer verildiği görülmüştür. Bu durumda, yukarıda yer verilen tespitler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilebilmesi için Mahkemece, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna davacının Bank Asya hesap dökümlerinin istenilmesine yönelik yapılacak ara kararı neticesinde gönderilecek bilgi ve belgelerin incelenmesi ve bu inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davacının 2014 yılı içinde Bank Asya'ya para yatırmak suretiyle örgüte yardım amacıyla ve örgüt liderinin talimatları doğrultusunda hareket ettiği değerlendirmesinin eksik incelemeye dayalı olması ve Sendikanın kapatıldığı 23/07/2016 tarihinden önce sendika üyeliğinden ayrıldığı görülen davacının Sendika üyeliğinin tek başına irtibat ve iltisak değerlendirmesi için yeterli bulunmaması nedeniyle öncelikle Bank Asya hesap hareketleri yönünden gerekli bilgi ve belgeler getirilerek bir inceleme yapılması ve bu incelemenin sonucuna göre irtibat ve iltisak değerlendirmesi yapılması gerektiği gerekçesiyle eksik inceleme ile davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.