10. Hukuk Dairesi 2025/11769 E. , 2025/16891 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/99 E., 2025/27 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği dü…
10. Hukuk Dairesi 2025/11769 E. , 2025/16891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/99 E., 2025/27 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili Mahkemeye sunduğu 14.03.2014 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumun Artvin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde .... sicil sayılı dosyada işlem gören Karayolları .... Bölge Müdürlüğü .... Şube Şefliği isimli işyerinin sigortalılarından 2...8 T.C. kimlik numaralı ve 0...3 sigorta sicil numaralı ...'ın 19.02.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, sigortalının vefatı ile hak sahiplerine 328.534,59 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 289,00 TL'de cenaze yardımı yapıldığını, iş kazası ile ilgili olarak Kurumlarının başmüfettişince düzenlenen 16.05.2010 tarihli ... sayılı inceleme raporunda olayın iş kazası olduğunun tespit edildiğini, tahkikat sonucunda davalının kusur oranı belirlenip müvekkili Kurumun rücu edebileceği değerin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 32.853,45 TL peşin sermayeli gelirin, gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca 100,00 TL cenaze yardımı ödeneğinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.03.2021 tarihli 2019/5 35... /192 Karar sayılı kararıyla; "Davanın kabulüne, 328.534,59 TL'nin gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 289,00 TL cenaze yardımı ödeneğinin ise ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacı Kuruma ödenmesine," karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 18.03.2021 tarihli kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 14.12.2021 tarihli ve 2021/105 08... /15951 Karar sayılı ilamında; inceleme konusu dosyada"... Mahkemece, bozma sonrası yapılan araştırma ile dosyaya kazandırılan kazaya karışan 61... plakalı kamyonun tamir ve bakım evrakları ile olay yeri inceleme raporunda 59 m fren izinin olduğunun belirtilmesi karşısında davalıya ait araçta fren sisteminin çalıştığı, kazaya sebebiyet verecek teknik bir arızanın bulunmadığı belirgindir. O halde, Mahkemece, dava dışı sürücünün kazanın gerçekleştiği gün kaç saat çalıştığı, bu çalışma saatleri içinde birden fazla yere sefer yapıp yapmadığı, ne kadar süre istirahat yapması gerektiği, kazanın gerçekleştiği an itibariyle aşırı yorgun olup olmadığı, kaza günü fazla çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı belirlenerek davalının kusurunu bu hususlara göre irdeleyen konusunda uzman bilirkişi heyetinden oluşa uygun kusur raporu alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davalı ve dava dışı sürücünün kusur oranlarını ayrıştırmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 2-5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesi 1. fıkrası ile “iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” düzenlemesi getirilmiş olup 21. maddenin 4. fıkrası ise 3. kişilerin sorumluluğu" İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir." şeklinde düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesini açık hükmü karşısında; ilk peşin sermaye değerli gelirin, Kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu tür davalarda gerçek zarar hesabı, tazminat hukukuna ilişkin genel ilkeler doğrultusunda yapılmalı, sigortalı sürekli iş göremezlik durumuna girmişse bedensel zarar, ölüm halinde destekten yoksun kalma tazminatı hesabı dikkate alınmalıdır. Gerçek zararın belirlenmesinde, zarar ve tazminata doğrudan etkili olan sigortalının net geliri, kalan ömür süresi, iş görebilirlik çağı, iş göremezlik derecesi, kusur ve destek görenlerin gelirden alacakları pay oranları, eşin evlenme olasılığı gibi tüm veriler ortaya konulmalıdır. Gerçek zarar, sigortalının meslek hastalığı tarihi itibarıyla kalan ömür süresine göre aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Sigortalı veya hak sahiplerinin kalan ömür süreleri yönünden ise, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, ... Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, ... Üniversitesi ve ... Üniversitesinin çalışmalarıyla “TRH2010” adı verilen Ulusal Mortalite Tablosu hazırlanarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca 2012/32 sayılı Genelgeyle ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında uygulamaya konulmuş olup özü itibarıyla varsayımlara dayalı gerçek zarar hesabında gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerektiğinden ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH2010 tablosu kalan ömür sürelerinde esas alınmalıdır. Sigortalının 60 yaşına kadar aktif dönemde günlük net geliri üzerinden, 60 yaşından sonra kalan ömrü kadar pasif dönemde asgari ücret üzerinden, her yıl için ayrı ayrı hesaplama yapılacağı Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir. Günlük net gelir saptanarak rapor tarihi itibarıyla bilinen dönemdeki kazanç, var olan verilere göre iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanmaktadır. Bilinmeyen dönemdeki kazanç bakımından ise tazminatların peşin olarak hesaplanmasına karşın gelirlerin taksit taksit elde edilmesi sonucunda tazminata esas gelire artırım ve iskonto uygulanmaktadır. Peşin sermayeden elde edilecek yarar, reel faiz kadar olduğundan şu durumda enflasyon dışlanmak suretiyle değişen ekonomik koşullar ve reel faiz oranları da gözetilerek %10 yerine Kurum ilk peşin sermaye değeri hesaplamalarına paralel olarak %5 oranı uygulanmalıdır. Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında gerçek zarar (tavan) hesabı yapılması ile dava dışı 3. kişi sürücünün 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddesi kapsamında sorumluluğunu irdeleyen hesap raporu alınarak davalının tazminle sorumlu olduğu Kurum zararının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde tazminat davasında alınan hesap raporu değerlendirilerek sonuca gidilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.." gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulü ile -ilk peşin sermayeli gelirden doğan Kurum zararı olan 246.400,95 TL'nin gelir bağlama onay tarihi olan 15.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte,, cenaze yardımı olan 289,00 TL 'nin ödeme tarihi olan 11.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ilk peşin sermayeli gelirden doğan Kurum zararından fazla isteğin reddine," karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranlarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini %100 kusur oranı üzerinden karar verilmesi gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma öncesi müvekkil idare aleyhine %100 kusur verilerek 328.534,59 TL tazminat üzerinden dosyanın karara çıktığını, bozma sonrası kusur raporu ile idareye %25 kusur verilmiş olmasına rağmen, 246.400,95 TL tazminata hükmedilmesinin orantısız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum ve davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.