DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/343 E. , 2024/1017 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/343 Karar No : 2024/1017 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2-... ... 68-... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/09/2023 tarih ve E:2021/1585, K:2023/3888 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/343 E. , 2024/1017 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/343 Karar No : 2024/1017 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2-... ... 68-... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/09/2023 tarih ve E:2021/1585, K:2023/3888 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. ...'nun atanmasına ilişkin 02/01/2021 tarih ve mükerrer 31352 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 01/01/2021 tarih ve 2021/16 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali ile ... sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin rektör ataması ile ilgili hükümlerinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla somut norm denetimi yoluyla iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/09/2023 tarih ve E:2021/1585, K:2023/3888 sayılı kararıyla; ... Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. ...'nun, 15/07/2021 tarih ve 31542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14/07/2021 tarih ve 2021/360 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile görevden alınmış olması nedeniyle, karar tarihinde yürürlükte bulunmayan dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığından, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın açıldığı anda geçerli olan koşullara göre hukuksal irdelemenin yapılması ve buna göre iptal kararı verilmesi gerektiği, Anayasa'ya aykırılık iddialarının reddinin doğru olmadığı, takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, hizmetin gerekleri ve kamu yararı gözetilmeksizin kullanılan ve sebep, maksat yönlerinden sakatlıklar içeren takdir yetkisine dayalı rektör atama kararının iptal edilmesi gerektiği, yapılan atama işlemlerinde hizmetin gerekleri ve kamu yararı gözetilmediği, dava konusu işlemin iptaline veya Anayasa'ya aykırılık iddialarının ciddiye alınarak gerekli usuli işlemlerin yapılmasına karar verilmesi gerektiği, Danıştay Sekizinci Daire kararının bozulmasına veya kararın gerekçe yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 15/09/2023 tarih ve E:2021/1585, K:2023/3888 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 08/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a fıkrasında; iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. İptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında; idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin, ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edileceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır. İptal davasının amacı, hukuka aykırı idari işlemin uygulamadan kaldırılması, geçersiz kılınması ve işlemin hukuksal geçerliliğine son verilmesidir. Burada sağlanmak istenen, hukuk düzeninde hukuka aykırı işlemlerin bulunmamasını sağlayarak, hukuk devletinin korunmasıdır. İdare Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi, tesis edildiği tarih itibarıyla ortadan kaldırarak, işlemin tesisinden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir idari işlemin hukuki irdelemesi yapıldığında, tespit edilen duruma göre dava konusu işlemin iptali ya da davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerekmektedir. Hukuka uygunluk denetimi yapılan işlem yönünden "karar verilmesine yer olmadığına" hükmedilmesi, mevzuatta yeri olmayan ancak yargı içtihatlarıyla geliştirilen bir uygulama olup, her durumda uygulanması olanaklı olmadığından, bazı hallerde işin esasının incelenmesinin sonucu olarak esas hakkında bir hüküm kurulması, adil bir yargılama için zorunlu bulunmaktadır. Bu bağlamda, bir işleme dava açıldıktan sonra, idarenin yeni bir işlem tesis etme yetkisi bulunduğu açık olmakla birlikte, bu durum, idari yargı yerinin yargısal incelemesinde bulunan işlem hakkında, hukuka uygun olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılıp sonuca varılmasına hukuken engel değildir. Aksi halde, idare bu şekilde yeni bir düzenleme yürürlüğe koyarak, mevcut işlemin yargı denetimine tabi tutulmasından muaf kılınmasına neden olacaktır. Ayrıca, davacılar şeklen değiştirilen her düzenlemeye karşı dava açmak zorunda bırakılarak, hak arama özgürlüğünün kullanılması da zorlaştırılacaktır. Bu durumda, davacılar tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülen atama işleminin hukuki irdelemesi yapılarak Dairece işin esası hakkında, "ret" ya da "iptal" hükmü kurulması gerekirken, temyize konu kararda, atanan kişinin görevden alındığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz isteminin kabul edilerek, temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.