Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2155 E. , 2024/2487 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2155 Karar No : 2024/2487 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Birliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bilecik Valiliği, İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğünde VHKİ
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2155 E. , 2024/2487 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2155 Karar No : 2024/2487 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Birliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bilecik Valiliği, İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğünde VHKİ olarak görev yapan davacı tarafından, avukatlık staj başvurusunun reddine dair ...tarihli ve E:... Esas, K:... sayılı Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ısrar kararının iptaline ve işlem nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü 20.000,00-TL manevi zararın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5 inci maddesinde sayılan avukatlığa engel hallerden birinin bulunması, staj listesine yazılma bakımından da engel kabul edilmekte iken anılan Kanun'un 16 ncı maddesinde 11.06.2022 tarihi itibariyle eklenen düzenleme ile avukatlık stajına fiilen engel olmamak şartıyla herhangi bir işte sigortalı olarak çalışılma halinin avukatlık stajının yapılmasına engel olmaktan çıkarıldığı, söz konusu düzenleme kapsamında Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanarak yürürlüğe konulan Yönetmelikte, kamu kurum ve kuruluşlarının, stajyerlerin yarı zamanlı, dönüşümlü, vardiyalı, nöbet usulü, uzaktan veya esnek çalışma gibi imkânlardan yararlanmalarını sağlayacağı hükmüne yer verildiği, Bilecik Valiliği, İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğünde VHKİ olarak görev yapan davacının, anılan Kurumun avukatlık stajı yapmasının uygun görüldüğüne ilişkin ...tarihli ve ... sayılı yazısı da sunularak staj listesine yazılma talebinde bulunduğu, Bilecik Barosunun 27.07.2022 tarihli yazısı ile Yönetmelikte belirtilen çalışma şartlarından hangisinin uygulanacağının sorulduğu, Bilecik Valiliğinin 03.08.2022 tarihli cevabi yazısı ile, esnek çalışma şartlarının uygulanacağının bildirildiği, her ne kadar, esnek çalışma saatlerinin ne olduğunun açıklanmadığı ve stajın kesintisiz yapılmasına engel olacağından bahisle başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de, esnek çalışmanın Yönetmelikte sayılan çalışma usulleri arasında yer aldığı, gerek Kanunda ve gerek Staj Yönetmeliğinde staj başvurusu için sunulacak belgelerin sayıldığı, söz konusu düzenlemeler arasında çalışma usulüne ilişkin herhangi bir belgeye yer verilmediği, stajın kesintisiz yapılıp yapılmadığının staja başlanıldıktan sonra tespit edilebilecek bir husus olduğu, kesintiye uğradığının tespiti hâlinde Kanunda öngörülen işlemlerin tesisine engel bulunmadığı, staja başlatılmadan kesintiye uğrayacağı varsayımından hareketle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, davacının manevi tazminat talebi yönünden doktrinde ve içtihatlarda kabul edildiği üzere genel olarak manevî tazminata hükmedilebilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşam ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi veya idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetin rencide edilmiş olması gerektiği, manevî tazminatın bir manevî tatmin aracı olup başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevî tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirdiği, bakılan davada, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde kasıt, ağır kusur ya da husumet duyguları ile hareket edilmesi söz konusu olmadığı anlaşıldığından şartları oluşmayan manevî tazminat isteminin yerinde görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline; manevi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Türkiye Barolar Birliğinin İddiaları: Avukatlık stajının nitelikli bir şekilde yapılmasından baroların sorumlu olduğu, davacının çalıştığı kurumdan gelen yazıda esnek çalışma modelinin uygulanacağı belirtilmekle birlikte çalışma saatlerinin hangi zaman dilimi içerisinde ve ne kadar süre ile uygulanacağına dair somut bir bilgiye rastlanılmadığı, kanun değişikliğinin yalnızca çalışma saatleri vardiya, nöbet vb. biçimlerde olup kamudaki çalışmasını staj süresi dışındaki zamanlarda tamamlayabilecek kişileri kapsayabileceği, mesai saatlerini 8:30/17:30 aralığı dışında düzenleme olanağı bulunmayan kurumlarda veya özel sektörde çalışan kişilerin staj yapmalarının kanundaki değişikliğe rağmen mümkün olmadığı, Avukatlık Kanununun 16. maddesine getirilen düzenlemede de stajın kesintisizliğine vurgu yapıldığı, bu açıdan aslolanın stajın kesintisizliği ilkesi olduğu, davacı açısından bu şartın oluşmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Davacının İddiaları: Manevi tazminata hükmedilebilmesi için bedensel zarar görülmesi veya idarenin ağır hizmet kusurunda bulunması gibi şartların aranmadığı, ayrıca bu tazminatın sadece manevi tatmin aracı olmadığı, idareler açısından da caydırıcılık özelliğinin bulunduğu, aksinin kabulünün idarelerin keyfi uygulamalarına meşruiyet kazandıracağı, huzurdaki davada manevi tazminat isteminin koşullarının oluştuğu belirtilerek manevi tazminat talebinin reddi yönünden kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının Savunması: Davalı idarece yasama organı tarafından 1136 sayılı Kanunun 16. maddesine eklenen fıkra yok sayılarak yorum yapıldığı, kanunda düzenlenen bir konu hakkında varsayım ile hareket edilerek kanunun uygulanmasının engellenemeyeceği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı İdarenin Savunması: Yasal prosedür dahilinde yasa ile üstlenilen görev, yetki ve yükümlülükler çerçevesinde gerçekleştirilen işlem nedeni ile tazminat istemini haklı kılacak hukuki koşullar oluşmadığından davacının temyiz isteminin ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. Yine aynı maddenin (b) bendinde ise, konusu yüzbin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup, Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2023 yılı için temyiz sınırı 581.000,00 TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır. Anayasanın ''Anayasa Mahkemesinin kararları'' başlığını taşıyan 153. maddesinde, ''Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.'' kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir. Dosyanın incelenmesinden; Bilecik Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğünde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak görev yapan ...'in 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 16/2. maddesi gereği avukatlık stajı yapmasının uygun görüldüğüne dair çalıştığı Kurumdan aldığı ... tarih ve ... sayılı belge ile staj listesine yazılmak üzere Bilecik Barosuna başvurduğu, Bilecik Barosu Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı yazısı ile ...'in Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görev Yapanlar ile Sigortalı Olarak Çalışanların Avukatlık Stajı Hakkında Yönetmelik'in 5/2-3. maddesi gereği çalışma şartlarının yarı zamanlı, dönüşümlü, vardiyalı, nöbet usulü, uzaktan veya esnek çalışma şekillerinden hangisinin uygulanacağının bildirilmesinin Bilecik Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğünden istenildiği, bunun üzerine ilgili Kurumun esnek çalışma şeklinin uygulanacağının bildirilmesi üzerine Bilecik Barosu Yönetim Kurulunun...tarih ve ... sayılı kararı ile mesai saatlerini 08.30-17.30 aralığı dışında düzenleme olanağı bulunmayan kurumlarda veya özel sektörde çalışan kişilerin staj yapmalarının kanuni değişikliğe rağmen mümkün olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca esnek çalışma saatlerinin ne şekilde olduğunun açıklanmamış olması ve bu durumun stajın kesintisizliği ilkesine aykırılık oluşturacağı değerlendirildiğinden bahisle itirazın reddine karar verildiği, bu kararın Adalet Bakanlığınca yeniden görüşülmek üzere iade edilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; ...'in Bilecik Barosu staj listesine yazılma talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine yönelik kararda ısrar edilmesine ilişkin işlem Adalet Bakanlığı tarafından davaya konu edilmiş olup, bu haliyle dava konusu işlemin tesisi ile ilgilinin baro staj listesine yazılarak herhangi bir statü elde etmediği, dolayısıyla davaya konu işlem ile bu statünün sonlandırılması sonucunu doğuracak herhangi bir durumun da mevzubahis olmadığı, aksine ısrar kararının ilgilinin staj listesine yazılmamasına yönelik olduğu dikkate alındığında uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına girmediği sonucuna ulaşılmaktadır. Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan..." ibaresinin Anayasaya aykırı olduğundan bahisle itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, 13/10/2023 tarihli ve 32338 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararı ile anılan ibarenin iptaline, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olup Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar (13/07/2024) İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan..." ibaresi yürürlükte olduğundan, uyuşmazlığın mevcut mevzuat uyarınca çözümlenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu tazminat miktarının (20.000,00-TL) istinaf merci olan ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin istinaf başvurusunun reddine yönelik kararın verildiği 2023 yılı için belirlenen temyiz sınırının (581.000,00-TL) altında kaldığından davacının temyiz başvurusunun esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 02/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46'ncı maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. Uyuşmazlığın temyize açık olup olmadığının belirlenebilmesi için 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen "belli bir meslek" ibaresinden ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 3. maddesinde, avukatlık stajını tamamlayarak staj bitim belgesi almış bulunmanın avukatlığa kabul şartları arasında düzenlendiği, 9. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında, avukatlığa kabulün, ruhsatnamenin verildiği andan itibaren hüküm ifade edeceği, adayın böylece avukatlığa kabul edildikten sonra Avukat unvanını kullanma hakkını kazanacağı, 15. maddesinin birinci fıkrasında, avukatlık stajının bir yıl olduğu; 23. maddesinin birinci fıkrasında, stajın kesintisiz yapılacağı; aynı maddenin ikinci fıkrasında, stajyerin, avukatla birlikte duruşmalara girmek, avukatın mahkemeler ve idari makamlardaki işlerini yapmak, dava dosyaları ve yazışmaları düzenlemek, baroca düzenlenen eğitim çalışmalarına katılmak, baro yönetim kurulunca verilen ve yönetmelikte gösterilecek diğer ödevleri yerine getirmekle yükümlü olduğu, stajyerlerin, meslek kurallarına ve yönetmeliklerde belirlenen esaslara uymak zorunda oldukları; 66. maddesinde ise, her avukatın, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır. Buna göre, avukatlığa ait mesleki yetki ve unvanın kullanılabilmesi baro levhasına yazılmayı zorunlu kıldığı, levhaya yazılabilmek için de avukatlık stajının usulüne uygun olarak 1 yıl boyunca ve kesintisiz yapılması gerektiği, staj ile stajyerin avukatlık hukuku ve meslek kuralları bilgilerini edinebilmesi, soyut hukuk kurallarını somut olaylara uygulayabilme yetisinin geliştirilebilmesinin amaçlandığı, bu amaç çerçevesinde stajyerin avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik mercilerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebileceği ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebileceğinin belirtildiği (1136 sayılı Kanun m. 26/1); ayrıca stajyerlerin tıpkı avukatlar gibi meslek kurallarına da uymakla yükümlü tutuldukları dikkate alındığında staj aşamasının avukatlık mesleğinden bağımsız düşünülemeyeceği açıktır. Bu durumda, staj listesine yazılma aşamasında doğan uyuşmazlığın (davacının staj listesine yazılma talebinin reddi yönündeki kararda ısrar edilmesine yönelik TBB Yönetim Kurulu işleminin) ilgilinin avukatlık mesleğini yapamama sonucunu doğurabileceği, aynı zamanda baro levhasına yazılmadıkça mesleğini serbestçe hiç bir şekilde yapamayacak olması gözetildiğinde meslekten çıkarılma ile aynı sonucu doğuran bu işleme karşı açılan davada verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize açık olduğu ve işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği görüşü ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.