11. Ceza Dairesi 2023/3745 E. , 2024/2150 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/4964 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : Süreyya Köroğlu SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Kocaeli Cumhuriyet Başsav
**11. Ceza Dairesi 2023/3745 E. , 2024/2150 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/4964 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : Süreyya Köroğlu SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 26.08.2021 tarihli ve 2021/19091 Soruşturma, 2021/11345 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kocaeli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.10.2021 tarihli ve 2021/4964 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.10.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/21096 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57969 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57969 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, somut olayda, müşteki ile şüphelinin cezaevinde tanıştıkları, aralarındaki arkadaşlığın gelişmesi nedeniyle müştekinin şüphelinin ailesine ulaştırılmak üzere borç paralar gönderildiğini, şüpheli ile cezaevinden çıktıktan sonra kartaltepe sanayi sitesinde bulunan dükkanda ortak iş yapmaya başladıkları, borçlarına ve yapılan ortak işlere karşılık şüphelinin müştekiye Türkiye Garanti Bankası A.Ş. ... Şubesi'nin 8017597 seri numaralı 53.500,00 Türk lirası bedelli, 20/08/2021 tarihli, keşide yeri ... borçlu ...'a ait olan çeki verdiğini, bu çekin sahte olma ihtimalinin yüksek olması düşüncesiyle çeki banka nezdinde işleme koymak istemediğini beyan ederek şikayetçi olmuş ise de, yapılan soruşturma sonucunda şikayet dilekçesine konu suçlara ilişkin çekin sahte olduğunu gösteren herhangi bir somut bilgi yahut belgenin dosyada bulunmadığı, müştekinin çekin sahte olabileceğine dair soyut inancının soruşturma yürütülmesine yeterli olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; soruşturmanın seyri açısından şikayet dilekçesinde adı geçen şüphelinin ifadesinin alınması, şüphelinin yazı ve imza örnekleri aldırılarak sahteliği iddia olunan çekte bulunan yazı ve imzalar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, şüpheli hakkındaki benzer soruşturma veya kovuşturma dosyalarının araştırılarak incelenmek üzere celp edilmesini takiben toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; önceden tanışan şikâyetçi Süreyya Köroğlu ile şüpheli ...'in ortak iş yapmaya başladıklarının, şikâyetçi tarafından önceden verilen borç paralar ile ortak işten kaynaklanan harcamalara ilişkin şüphelinin nakit herhangi bir ödeme yapmadığının, bir süre sonra şüphelinin ödemeyi çek ile yapacağını beyan ederek, Garanti Bankasına ait keşidecisi ... olan, 20.08.2021 keşide tarihli ve 53.500,00 TL bedelli çeki cirolamak suretiyle şikâyetçiye verdiğinin, ancak çeki sorduran şikâyetçiye bu çekin sahte olabileceğinin söylenmesi üzerine, işleme koymadan şikâyette bulunduğunun iddia edilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 26.08.2021 tarihli ve 2021/19091 Soruşturma, 2021/11345 Karar sayılı kararı ile "...çekin sahte olduğunu gösteren herhangi bir somut bilgi yahut belgenin dosyada bulunmadığı, müştekinin çekin sahte olacabileceğine dair soyut inancının soruşturma yürütmeye yetmeyeceği..." gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; aslı ibraz edilen suça konu çek yaprağının sahte olarak üretilip üretilmediği ya da üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığının tespitine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılması, çekin orjinal olduğunun belirlenmesi halinde, imzanın keşideciye ait olup olmadığının, ilgili bankalar ve keşideciden de sorulmak suretiyle araştırılması, çekin sahte olduğunun tespiti halinde şüphelinin ifadesine başvurulması, gerekirse çekin ön ve arka yüzünde bulunan imza ve yazıların aidiyeti yönünden rapor aldırılması, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma ve hatalı değerlendirme neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kocaeli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.10.2021 tarihli ve 2021/4964 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.