10. Hukuk Dairesi 2017/4977 E. , 2017/7099 K. "" Dava, 5510 sayılı Kanun'un 56. ve 96. maddeleri kapsamında davalıya ödenen aylık bedellerinin birlikte yaşama gerekçesiyle kurum tarafından istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilamında belirtildiği şekilde davalının boşandıktan sonra eski eşiyle tekrar evlendikleri tarihe kadar birlikte yaşama olgusunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tara…
**10. Hukuk Dairesi 2017/4977 E. , 2017/7099 K.** **"İçtihat Metni"** Dava, 5510 sayılı Kanun'un 56. ve 96. maddeleri kapsamında davalıya ödenen aylık bedellerinin birlikte yaşama gerekçesiyle kurum tarafından istirdatı istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilamında belirtildiği şekilde davalının boşandıktan sonra eski eşiyle tekrar evlendikleri tarihe kadar birlikte yaşama olgusunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında verilen boşanma kararı 14.09.2006 tarihinde kesinleşen davalıya, yaşamını yitiren ve 506 sayılı Kanun'un hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm (yetim) aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davacı kurumca kesilerek, 17.10.2008-16.05.2012 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuku işlemi tesis edildiği anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Somut davada; davalı ve eşinin 14.09.2006 tarihinde boşandıktan sonra, 30.03.2012 tarihinde yeniden evlendikleri; 25.05.2012 tarihli denetmeninin hazırlamış olduğu rapor kapsamında imzalı beyanı alınan davalı ve eşini 15 yıldır tanıdığını, ayrıldıklarını duymadığını, birlikte ikamet ettiklerini ve aynı adresteki bakkaliye dükkanını işlettiklerini ./..