İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas- ... Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin il bünyesinde birçok marka ve model aracın yedek parça satış işlerini yaptığını, davalının ise müvek…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2881 KARAR NO : 2026/737 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas- ... Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin il bünyesinde birçok marka ve model aracın yedek parça satış işlerini yaptığını, davalının ise müvekkili şirketten aracına tamir ve bakım işlemleri için araç motoru yedek parçaları satın aldığını, müvekkilinin alacağını almak maksadıyla ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla cebri icra yoluna başvurulduğunu, başlatılan icra takibinin haksız itirazı nedeniyle durdurulduğunu, davalının ilk etapta bahsekonu icra dosyasına davacı müvekkiline herhangi bir borcunun olmadığını belirterek borcun tamamına itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, zira icra takibine konu faturalardaki mal ve hizmetler davalıya sunulduğunu, keza davalı taraf bu itirazında temel borç ilişkisinin varlığına da itiraz etmeyerek borç ilişkisini kabul ettiğini, sadece borcunun olmadığını iddia ettiğini belirterek itirazın iptali ile davalı haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğinden ve uzun süredir müvekkilinin alacağına ulaşmasını keyfi olarak engellediğinden, İİK'nın 67. maddesinde her ne kadar "%20 oranından aşağı olmamak üzere" denilmiş ise de %100 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava konusu miktar ve inkar tazminatına icra takibinin başlangıç tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan (yasal faizden aşağı olmamak üzere) ticari temerrüt faizinin işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini tarafından dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi yönünde karar kurulmuş ise de: davalı tarafa usulüne uygun tebliğe rağmen ticari defterlerini sunmadığı gibi yerini de bildirmemiş olup, davalı defterleri incelenememiştir. Dosya kapsamında davacı defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere dosya mali müşavir ...'e tevdi edilmiş bilirkişi raporunda özetle; "davacının 2020 yılı muavin hesap dökümüne göre bakıldığında davacı ...'ın 2020 yılında 17.025,75-TL tutarında 1 adet fatura düzenlediğini, davacının faturayı defterlerine açık hesap olarak yani veresiye verdiği şeklinde kayıt ettiğini ve davalının ... tarihi itibari ile 17.025,75-TL tutarında borcu olduğu görülmekle beraber davacının dava konusu alacakla ilgili ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalıdan talep ettiği miktar olan 10.390,00-TL' tutarın davacının davalıdan alacağı olduğu teknik görüşüne varıldığını, davacının dava konusu alacakla ilgili ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalıdan alacağına ilişkin tatep ettiği faiz oranı kanuni faiz olduğundan alacak tutarına kanuni faiz işletilebileceği teknik görüşüne varıldığını, 6102 sayılı TTK'nın m.1530/4 hükmünde “Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda/ faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda” ihtara gerek kalmaksızın temerrüt oluşacağı ve alacaklının faize hak kazanacağı öngörülmüş olmakla beraber davalının faturayı ne zaman teslim aldığına dair dava dosyasında bilgi ve belge olmadığından faiz hesaplaması yapılamadığını" raporlanmıştır. 6100 sayılı HMK'nın madde 222/3 "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir" hükmünü içermektedir. Dosya kapsamında takip konusu yapılan faturalar e fatura olarak düzenlenmiştir. Davalı borçlu ticari defterlerini sunmamış olup, sunulan bilgi ve belgeler ışığında, davacı tarafça ticari ilişkinin varlığını ve alacağını ispatladığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizce aldırılan 05/09/2022 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmekle..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın dayandığı faturaya ilişkin alacak ve ticari ilişki yeterince ilişki ispatlanamadığını, davacının müvekkile araç motoru yedek parçaları sattığını iddia etmiş ancak ürünlerine müvekkile teslim edildiğini ispatlayamadığını, müvekkilin icra takibine yaptığı itirazla hem temel borç ilişkisini ve hem de borcu inkar ettiğini, davacı tarafın temel borç ilişkisini ve teslimi ispatlayamamış olmasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda faturadaki 17.025,75 TL ile icra takibinde talep edilen 10.390,00 TL arasında uyumsuzluğu bulunduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, faturaya dayalı ilamsız icra takibine yönelik İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, davacının yedek parça satışı işlerini yaptığı, davalının, aracına tamir ve bakım işlemleri için araç motoru yedek parçaları satın aldığı, bu konuda davalıya ... tarih ve ... no'lu faturanın düzenlendiği, ödenmeyen fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durdurulduğu iddiasıyla itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Faturaya dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, cari hesap ilişkisinin dayanağı olan faturalara konu olan malları davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde ise, borcun ödendiğini ispat yükü davalıdadır. Fatura tek başına alacağın kanıtı değildir. Fatura düzenlenmesi de tek başına mal teslimini kanıtlamaz. Ayrıcatek taraflı olarak düzenlenen faturanın faturayı düzenleyenin kendi defterlerine kayıt edilmiş olması da alacağının varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın faturaya itirazında, dayanağı temel ilişkinin ve fatura içeriği malın karşı tarafa tesliminin kanıtlanması gerekir. Bilindiği üzere HMK'nın 219. maddesi kapsamında taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Anılan Kanun'un 222/1.maddesi hükmü gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. HMK'nın 220/3.maddesi hükmünde belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Aynı Kanun'un 222/3.maddesi hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Somut olayda, davacı vekilinin dava dilekçesinde ticari defter deliline dayanıldığı, ilk derece mahkemesince taraflara ticari defterlerini sunmaları için kesin süre verildiği, davalı tarafından ticari defterler ibraz edilmediği, davacının ibraz ettiği ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle incelenmek suretiyle ... tarihli raporun alındığı, bilirkişi raporunda, davacının davalıya düzenlediği ... tarih ve ... no'lu faturanın davacının ticari defterlerine açık hesap olarak, yani veresiye şeklinde kaydedildiğinin tespit edildiğinin belirtildiği, mahkemece, davalının ticari defterlerini sunmadığından bahisle, sunulan bilgi ve belgeler ışığında davacı tarafça ticari ilişkinin varlığı ve alacağın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, davalıya ticari defter ve belgelerini sunması için yapılan kesin süre ihtaratı, HMK'nın 222.maddesindeki hususları içermediğinden usule uygun görülmemiştir. Bu durumda mahkemece, davalıya "6100 sayılı HMK'nın 222/3.maddesi hükmü uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ve duruma göre belgenin içeriği hakkında davacının beyanının kabul edilebileceği" ihtarını içeren kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bu şekilde bildirilerek ihtar edilmesi ve sonucuna göre inceleme yapılması gerekirken geçersiz kesin mehil ihtaratı ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin ... Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı, ...Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamları da aynı mahiyettedir). Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, eksik hususlar tamamlanıp yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-Davalı vekili tarafından... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas- ... Karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere.... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 178,00.TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince 01/04/2026 tarihinde KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır