3. Hukuk Dairesi 2014/22210 E. , 2015/17693 K. "" MAHKEMESİ : ADANA 1. TÜKETİCİ MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2014 (EK KARAR: 05/11/2014) NUMARASI : 2012/188-2014/1431 Taraflar arasındaki satıcının hakem kurulu kararına itirazı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşün…
**3. Hukuk Dairesi 2014/22210 E. , 2015/17693 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADANA 1. TÜKETİCİ MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2014 (EK KARAR: 05/11/2014) NUMARASI : 2012/188-2014/1431 Taraflar arasındaki satıcının hakem kurulu kararına itirazı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesinde; Adana İli Çukurova Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığının vermiş olduğu 15/02/2012 tarih ve 2012/355 sayılı kararın yerinde olmadığını ileri sürerek; iptalini talep etmiştir. Mahkemece; Çukurova Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığının vermiş olduğu 15/02/2012 tarih ve 2012/355 sayılı kararı yerinde olmadığından itirazın kabulü ile, hakem heyeti kararının iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık; yerel mahkeme kararının kesin olup olmadığı, varılacak sonuca göre; kayıp-kaçak bedeli tahakkuku uygulamasının mevzuata uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tüketici, elektrik kullanımına ilişkin faturada; “kaçak kullanım (kayıp-kaçak)bedeli adı altında alınan bedellerin iadesi için Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurmuştur. Çukurova Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti 15.02.2012 tarih, 2012/355 sayılı kararı ile; kayıp kaçak bedeli adı altında tüketiciden tahsil edilen 103,85 TL'nin satıcı/sağlayıcıdan alınarak tüketiciye iadesine karar vermiştir. Davacı, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali istemiyle Tüketici Mahkemesine iptal davası açmıştır. Yerel mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı iş bu kararı süresinde temyiz etmiştir. Mahalli Mahkeme; taraflar arasındaki uyuşmazlığın miktarına göre verilen esas kararın temyizi mümkün olmadığından (miktar itibarıyla kesin olduğundan) davalının süresinde yapılan temyiz talebinin reddine karar vermiş, davalı tarafından verilen bu ek kararda süresinde temyiz edilmiştir. Davanın niteliği ve müddeabihi itibariyle, kararın temyizinin mümkün olup olmadığı, bir başka ifadeyle esas kararın kesin olup olmadığı tartışılmalıdır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427/2. maddesinde, miktar veya değeri belirli bir tutarın altında kalan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararların kesin olduğu, dolayısıyla temyizinin olanaklı bulunmadığı hükme bağlanmıştır. Yasa koyucu bu hükümle açık bir biçimde, bir kararın temyiz kabiliyetini haiz bulunup bulunmadığını belirlerken, davanın miktar veya değeri yanında temel ölçü olarak davanın türünü de esas almıştır. Davada, davacının abonelerinden almakta olduğu kayıp-kaçak, bedellerinin alınmamasına dair Tüketici Sorunları Hakem Heyetince verilen kararın iptali istemiyle açılmış; davalının yarattığı çekişmenin giderilmesi talep edilmiştir.