10. Hukuk Dairesi 2017/887 E. , 2017/2464 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı,almakta olduğu ölüm aylığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline, borçlu olmadığının tespitine ve yeniden aylık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlene…
**10. Hukuk Dairesi 2017/887 E. , 2017/2464 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı,almakta olduğu ölüm aylığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline, borçlu olmadığının tespitine ve yeniden aylık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava; davacının aldığı ölüm aylığını, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca iptal eden kurum işleminin iptali ile davacının Kuruma borcu olmadığının tespiti ve yeniden aylık bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın talebinin kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 16.05.2014 tarihinde anlaşmalı olarak boşandığı,kontrol memuru tarafından tutulan raporda; "davacının boşanmış olduğu eşi ile aynı adreste birlikte yaşadığı, bu nedenle hak sahipliğinin 5510 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun’la yürürlüğe giren 56. maddesi fıkrası kapsamında iptal edilmesi, aylıkların 16.05.2014 tarihinden itibaren ödenen tutarlar içinde aynı Kanun’un 96. maddesine istinaden işlem yapılması kanaatine varıldığının" belirtildiği, bu idari soruşturmada,mahallinde yapılan soruşturmada “davacı her ne kadar resmi kayıtlarda ... Mah.'de oturur gözükmekte ise de mahallinde yapılan soruşturma, dinlenen tanıklar ... ve ... beyanları ile davacının ... Mah.'sinde oturmadığının, kira sözleşmesi ve doğalgaz aboneliğine göre . Mah. oturduğunun sabit olduğu, dava dışı eş ... adına .... Mah. bulunan adrese çıkartılan tebligatın 07.02.2015 tarihinde davacı ... tarafından, eşi sıfatıyla alındığı, dava dışı eski eşin oturduğunu bildirdiği.... adresinde oturmadığının çevresel soruştrma ile tespit edildiği, bu adreste tanık...'in dinlendiği, davacı ve eski eşinin ... Mah.'de birlikte oturduklarının tespit edildiği” gerekçelerine dayandığı görülmüştür. Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir.Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.