14. Ceza Dairesi 2016/4020 E. , 2016/5621 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 172/2. maddesinde "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil meydana çıkmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz" am…
**14. Ceza Dairesi 2016/4020 E. , 2016/5621 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 172/2. maddesinde "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil meydana çıkmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz" amir hükmü yer almaktadır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair verilip de kesinleşen kararların sanığın hukuki güvencesini sağlamak bakımından yeniden soruşturulabilmesi için yeni delil bulunması ceza muhakemesi şartına bağlanmıştır. Bu şart aynı zamanda ceza muhakemesine hakim olan "hukuk devleti", "adil yargılanma hakkı" ve "non bis in idem" (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz) ilkelerinin ihlallerini de engelleyecektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 23.06.2015 gün 2013/7-700 Esas, 2015/241 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, yeni delilin tek başına veya diğer delillerle birlikte bir suçun işlendiğini kuvvetle ispatlama gücüne sahip olması gerekir. Mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin rapor, olayın sübutuna etki eden bir delil olmadığı gibi kuvvetli ispat aracı da değildir. Bu bakımdan, daha sonra aldırılan ruh sağlığı raporunun CMK'nın 172/2. maddesi kapsamında yeni delil olmadığı gözetilerek, daha önce kesinleşmiş olan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın düşürülmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.