Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3786 E. , 2024/1296 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3786 Karar No : 2024/1296 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3786 E. , 2024/1296 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3786 Karar No : 2024/1296 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Yıllara yaygın inşaat ve taahhüt işleriyle uğraşan davacının alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği, ödemelerinin bazılarını banka ve benzeri finans kuruluşlarınca düzenlenen belgelerle tevsik etmediği ve ayrıca muhasebe standartları ve tek düzen hesap planına uymadığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporu uyarınca elde ettiği hasılatın %20'si safi kazanç kabul edilerek yapılan hesaplama sonucu bulunan matrah farkı üzerinden 2016 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 353.maddesinin 6.bendi ve mükerrer 355.maddesinin dördüncü bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin yapmış olduğu yıllara yaygın inşaat ve taahhüt işlerinden elde etmiş olduğu istihkaklardan kesilen vergilerin 2016 hesap dönemi kurumlar vergisinden mahsup edilemeyen kısmının iadesi talebi üzerine sınırlı olarak incelenmesi sonucunda muhasebe kayıtlarında yıllara yaygın inşaat ve onarım işlerine ait maliyet ve giderlerle diğer işlerine ait maliyet ve giderlerin ayrıştırılmadan ilgili dönem defter ve kayıtlarına yansıtılarak kar ve zararın tespitinde dikkate alındığı dolayısıyla beyannamelerinin gerçeği yansıtmadığı yolundaki saptamalardan defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmadığından re’sen tarh nedeni olarak kabul edilerek inşaat maliyetlerinin elde ettiği hasılatın %20'si safi kazanç olarak kabul edilmek suretiyle yapılan hesaplama sonucu bulunan matrah farkı üzerinden dava konusu tarhiyat yapılmış ise de davalı idarece, davacının defter ve belgeleri ile hakediş raporları üzerinde yapılacak inceleme sonucu, sözü edilen inşaat işlerinde kullanılması gereken malzeme ve hizmet maliyetlerinin tespit edilerek, dönem kazancının sahte kabul edilen faturalarla aşındırılıp aşındırılmadığının saptanmasından sonra matrah tespiti gerekirken sadece vergilendirme döneminde elde edilen satış hasılatının %20'sinin safi kazanç olduğunun kabulü suretiyle yapılan hesaplama sonucu yeniden oluşturulan gelir tablosu ile matrah farkı belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu, ödemelerinin bazılarını banka ve benzeri finans kuruluşlarınca düzenlenen belgelerle tevsik etmediği ve ayrıca muhasebe standartları ve tek düzen hesap planına uymadığı nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezalarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmış, özel usulsüzlük cezaları yönünden ise dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle sözü edilen faturalara konu indirimlerin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2016 yılının Mart dönemi için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine karşı açılan davanın ... Vergi Mahkemesi ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararıyla; davacının faturalarını vergilendirme döneminde maliyet kayıtlarında muhasebeleştirdiği mükellefler hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan saptamaların, düzenledikleri faturaların gerçeği yansıtmadığını gösterdiğinden yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle reddedildiği ve bu kararın istinaf yoluna başvurulmayarak kesinleştiği, şirketin muhasebe kayıtlarında yıllara sari inşaat ve onarım işlerine ait maliyet ve giderlerle diğer işlerine ait maliyet ve giderlerin ayrıştırılmadan defter ve kayıtlarına yansıtılarak dönemlerin kar ve zararın tespitinde dikkate alındığı dolayısıyla beyannamelerin gerçeği yansıtmadığından 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30. maddesinin ikinci fıkrasının 4 ve 6. bendleri uyarınca re'sen tarh nedeni kabul edilldiği, defter ve belgelerinin ihticaca salih olmaması nedeniyle inşaat taahhüt işlerinde hasılat belli ise hasılatın %20'sinin safi kazanç olarak kabul edilmesi yolundaki Danıştay içtihadı doğrultusunda matrah ve vergi hesaplaması yapılarak bulunan vergiden yıllara sari inşaat işleri nedeniyle hak edişleri üzerinden tevkif suretiyle kesilen vergiler toplamı düşülmek suretiyle ödenecek kurumlar vergisi usule uygun hesaplandığından ve 2015 yılına ait olup aynı yılda kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceğinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının, tarhiyata ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava konusu tarhiyat yönünden dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Alımlarının tamamının gerçek olduğu, 6736 sayılı Kanundan faydalanarak 2013, 2014 ve 2015 hesap dönemleri için kurumlar vergisi matrah ve katma değer vergisi yönünden vergi artırımında bulunulduğu, her ne kadar sözü edilen Kanun’un 5.maddesinin 1. fıkrasının I bendi hükmü uyarınca matrah ve vergi artırımında bulunulmuş olmasının iade talepleriyle ilgili vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmasına engel olmadığı belirtilmiş ise de şirketlerinin iade taleplerinin 2016 yılına ait olduğu 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait bir talepleri bulunmadığından yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2024 tarihinde oyçokluğu kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Bakılmakta olan dava, yıllara yaygın inşaat ve taahhüt işleriyle uğraşan davacının alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği, ödemelerinin bazılarını banka ve benzeri finans kuruluşlarınca düzenlenen belgelerle tevsik etmediği ve ayrıca muhasebe standartları ve tek düzen hesap planına uymadığı yolunda saptamalar yer alan vergi inceleme raporu uyarınca elde ettiği hasılatın %20'si safi kazanç olarak kabul edilerek yapılan hesaplama sonucu bulunan matrah farkı üzerinden 2016 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 353.maddesinin 6.bendi ve mükerrer 355.maddesinin 4.bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle açılmış; Vergi Mahkemesi kararının, tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava konusu tarhiyat yönünden davanın reddedilmesi üzerine bu kez davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle sözü edilen faturalara konu indirimlerin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2016 yılının Mart dönemi için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine karşı açılan davanın sonuçlandırıldığı, ... Vergi Mahkemesi ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararıyla; davacının vergilendirme döneminde maliyet kayıtlarında muhasebeleştirdiği mükellefler hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan saptamaların, düzenledikleri faturaların gerçeği yansıtmadığını gösterdiğinden ve şirketin muhasebe kayıtlarında yıllara sari inşaat ve onarım işlerine ait maliyet ve giderlerle diğer işlerine ait maliyet ve giderlerin ayrıştırılmadan defter ve kayıtlarına yansıtılarak dönemlerin kar ve zararın tespitinde dikkate alındığı dolayısıyla da beyannamelerinin gerçeği yansıtmadığından bahisle defter ve belgelerinin ihticaca salih olmaması nedeniyle inşaat taahhüt işlerinde hasılat belli ise hasılatın %20'sinin safi kazanç olarak kabul edilmesi yolundaki Danıştay içtihadı doğrultusunda matrah ve vergi hesaplaması yapılarak bulunan vergiden yıllara sari inşaat işleri nedeniyle hak edişleri üzerinden tevkif suretiyle kesilen vergiler toplamı düşülmek suretiyle ödenecek dava konusu kurumlar vergisinin hesaplandığı anlaşılmıştır. Bu durumda, temyize konu kararın davacının vergilendirme döneminde maliyet kayıtlarında muhasebeleştirdiği mükellefler hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlerin incelenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.