13. Hukuk Dairesi 2015/41608 E. , 2018/3521 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile hala-yeğen olduklarını, davalının ekonomik sıkıntıda olması ve yardıma ihtiyacı olduğunu söyleme…
**13. Hukuk Dairesi 2015/41608 E. , 2018/3521 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile hala-yeğen olduklarını, davalının ekonomik sıkıntıda olması ve yardıma ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine, davalıya 213,89 gram 22 ayar altını borç olarak verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında takip başlatıldığını ve takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara katılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, icra takip dosyasındaki alacağın 8.000,00TL kısmına itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin ve inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalıya borç olarak altın verdiğini, geri ödenmediğini ileri sürerek, verdiği paranın davalıdan tahsili amacıyla başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, duruşmadaki beyanında davacıdan herhangi bir para ve ziynet eşyası almadığını, kendisinin hayvancılıkla uğraştığını ve davacıya iki kere kurbanlık keçi verdiğini, iki hayvanın da parasının ödenmediğini, kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, dinlenen tanık beyanlarının bir kısmında, davacı tarafından davalıya altın verildiği, yine davalının da davacıya iki adet keçi verdiği, tarafların mahsuplaştıkları ve davacının davalıya 8.000,00TL borcu olduğunun kararlaştırıldığını beyan etmeleri karşısında, davacının davalıdan 8.000,00TL alacaklı olduğu sonucuna varılmış, bu bedelin davalı tarafından davacıya ödendiğine ilişkin, dosyaya herhangi bir kayıt ve belge ibraz edilmemesi karşısında davacının davasının kısmen kabulü ile takibe konu alacağın 8.000,00TL'lik kısmına, itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmiş ise de; davacı, karz akdine dayanmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nın 203. maddesinin a bendine göre ancak altsoy, üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana, gelin ve damat arasındaki işlemeler için tanık dinlenebilir. Somut olayda, taraflar hala-yeğen olup, davalı tarafın açık muvafakatı olmaksızın tanık dinlenilmesi mümkün değildir. Alacağın varlığını ispat yükü kendisinde olan davacı, alacak iddialarını miktar itibariyle yazılı delil ile ispatlamalıdır. Ne var ki, dosya kapsamında bulunan belgelerden davacının iddialarını yazılı delil ile ispat edemediği ancak dava dilekçesinde, kesin deliller arasında yer alan yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, davacıya yemin delili hatırlatılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.