10. Hukuk Dairesi 2024/9173 E. , 2024/13132 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyabakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2504 Esas, 2022/894 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Şırnak Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2015/776 Esas, 2021/542 Karar Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı ... Elekt. Dağ. A.Ş
**10. Hukuk Dairesi 2024/9173 E. , 2024/13132 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyabakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2504 Esas, 2022/894 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Şırnak Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2015/776 Esas, 2021/542 Karar Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı ... Elekt. Dağ. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... Elekt. Dağ. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; meydana gelen iş kazasında müvekkili olan davacı kazalı ...'ın sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davalıların kusurlu olduklarından bahisle davacı kazalı ... için iş görmezlik, bakıcı tazmınatı, kira bedelleri ile diğer tedavi giderleri ve protez bedelleri için 1.000,00 TL maddi ve 280.000,00 TL manevi, kazalının eşi ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 175.000,00 TL manevi, kazalının çocukları olan davacılar ... ve ... için 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 135.000,00'er TL manevi, kazalının anne ve babası olan davacılar Hezar ve ... için 105.000,00'er TL manevi, kazalının kardeşi olan davacılar ..., ..., ..., ..., ... (...), ..., ... ve ... için 23.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, aşamalarda 30.03.2021 tarihli dilekçe ile davacı kazalı yönünden protez giderleri talebini 641,634,72 TL'ye, sürekli iş görmezlikten kaynaklanan talebi 992.985,51 TL'ye ve tedavi giderleri talebini 2.336,76 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı ... Elekt. Dağ. A.Ş. vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazası nedeniyle davacının %82,00 oranında sürekli işgöremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davacı kazalı ...'un %20, davalı Akdeniz şirketinin%70 oranında, davalı DEDAŞ'ın ise %10 oranında kusurlu olduklarından bahisle davacının iş göremezlik, protez ve tedavi giderlerine yönelik taleplerinin kabulüne, bakıcı ve kira giderlerine yönelik taleplerinin reddine, davacılar eş ve çocukların destekten yoksun kalma taleplerinin reddine, davacı kazalı lehine 120.000,00 TL, eş lehine 25.000,00 TL, çocuklar lehine 10.000,00'er TL, anne ve baba lehine 10.000,00'er TL, kardeşler lehine 2.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı DEDAŞ vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararına karşı ibraz etmiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle, Davalı DEDAŞ'ın istinaf isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Daire Başkanlığınca düzenlenen raporuna göre müvekkilinin bakıma muhtaç olmadığının kabul edilmesinin yerinde olmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli ek kararına yönelik temyiz dilekçesinde özetle, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar ilamının 21.06.2022 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini, ancak temyiz süresi devam ederken rahatsızlanması ve daha sonra bu rahatsızlığının artmış olması nedeniyle Siirt il merkezinde bulunan Özel Siirt Hayat Hastanesine gittiğini, burada yapılan muayene neticesinde Akut Bronşit ve Karın Ağrısı teşhisi ile kendisine 3 günlük istirahat raporu verildiğini, söz konusu raporun eski ... getirme talepleri ile birlikte dosyaya sunulduğunu, ardından işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Yargıtay'dan eski ... getirme talebinde bulunduğunu, HMK'nın 96. maddesinin 2. bendine göre ilk derece ve istinaf yargılamalarında, en geç nihai karar verilinceye kadar eski hâle getirme talebinde bulunmanın mümkün olduğunu, ancak, nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da eski hâle getirme talebinde bulunulabileceğini, Yargıtayda ileri sürülecek eski hâle getirme talepleri açısından ise kural olarak Yargıtayda temyiz süresinin kaçırılması hâlinde, eski hâle getirme yoluna başvurulacağından, nihaî karar verilinceye kadar şeklinde bir süre sınırlamasının gerekli olmayacağını, somut olayda eski ... getirme talebinin Yargıtay'da ileri sürülen bir talep olduğunu, nitekim Bölge Adliye Mahkemesince dosyada nihai kararın verildiğini, dolayısıyla artık taraflarca koşulları varsa yapılacak eski ... getirme taleplerinin Bölge Adliye Mahkemelerince değil Yargıtay tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili lehine yapmış oldukları eski ... getirme taleplerinin Yargıtay'a hitaben yazıldığını, bu bakımdan eski ... getirme talepleri hakkında hukuki değerlendirmenin Yargıtayın ilgili hukuk dairesi tarafından yapılması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince eski ... getirme talepleri üzerine verilen ve bu kapsamda sunmuş oldukları delillerine ilişkin hiçbir gerekçe içermeyen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ek kararın bu bakımdan bozulması gerektiğini, 19.07.2022 tarihli ek kararda yine yasal hiçbir düzenlemede yer almayan bir biçimde temyiz süresi olarak 1 haftalık süre öngörüldüğünü, söz konusu kararda 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 346/2. maddesine atıf yapılarak temyiz süresinin 1 hafta olduğunun değerlendirildiğini, ancak bu değerlendirmenin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı DEDAŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur ve husumetin hatalı tespit edildiğini. Ayrıca kaçınılmazlık unsuru üzerinde de durulmadığını, hükmedilen tazminattan kaçınılmazlık nedeniyle indirim yapılması gerekirken yapılmadığını, olayın meydana gelmesindeki sorumluluklar hukuka uygun bir şekilde inceleme yapılmadan müvekkilinin sorumluluğuna gidildiğinden hükmün de bu yönüyle bozulmasını talep ettiklerini, davacı kazalı tehlikenin varlığını bilerek ve gerekli önlemleri almadan enerji nakil hattına müdahale ettiğinden kazanın meydana gelmesine, zararın çoğalmasına ve tazminatla sorumlu olanın hukuki durumunun ağırlaşmasına neden olduğunu, İlk Derece Mahkemesince hükmedilen tazminattan Borçlar Kanununa göre indirim yapılması gerektiğini, tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi nedeniyle tazminatların fahiş rakamlara ulaştığını, teselsül hükümlerine göre sorumlu tutulmalarının yerinde olmadığını, hukukun genel ilkesi gereği davanın nedensellik bağı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, hükmedilen tazminatların çok yüksek ve davacıların sebepsiz zenginleşmesine neden olabilecek nitelikte olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ile davalı DEDAŞ vekilinin istinaf yoluna başvurduğu, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının davalı DEDAŞ adına Av....’e elektronik tebligat yoluyla 18.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen avukatın davalı DEDAŞ adına istinaf yoluna başvuru tarihinin 01.09.2021 tarihi olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili ile davalı DEDAŞ vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekiline 21.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekilinin ilk olarak davacıların ve davalı DEDAŞ’ın istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararından sonra 20.06.2022 e imza tarihli bir tavzih dilekçesi verdiği, Bölge Adliye Mahkemesinin bu tavzih dilekçesi üzerine verdiği 05.07.2022 tarihli ek kararında davalı DEDAŞ’ın istinafının süresinde olmadığının değerlendirildiği, ne var ki dosyadan el çekildiğinden bu aşamada kararın tavzihle düzeltilmesinin söz konusu olmadığı gerekçeleri ile tavzih talebinin reddine karar verildiği, yine davacılar vekilinin asıl Bölge Adliye Mahkemesi kararını 11.07.2022 tarihinde temyiz ettiği, davacılar vekilinin bu 11.07.2022 tarihli temyiz dilekçesini bir eski ... getirme dilekçesi ekinde ibraz ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 19.07.2022 tarihli ek karar ile davacılar vekilinin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, ek kararın davacılar vekiline 26.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekili 02.08.2022 tarihinde ek kararı da temyiz ettiği, davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararını temyiz süresinin 21.06.2022 tarihinde başladığı ve 05.07.2022 tarihinde bittiği, davacılar vekilince ibraz edilen eski ... getirme dilekçesinin ekinde Özel Siirt Hayat Hastanesinden verilme bir sağlık raporu bulunduğu, rapora göre 05.07.2022 ile 07.07.2022 tarihleri arasında davacılar vekilinin istirahatli, 08.07.2022 tarihinde çalışır olarak gösterildiği, raporda teşhis olarak akut bronşit ve karın ağrısının belirtildiği anlaşılmaktadır. a.Davacılar Vekilinin Eski ... Getirme İstemi Yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 95. maddesinin 1. fıkrasına göre elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir. Davanın tarafının ya da vekilinin hastalanması sürenin kaçırılması bakımından elde olmayan bir sebeptir. Ancak hastalığın geçerli bir şekilde ispat edilmesi gerektiği gibi raporda belirtilen hastalığın kişiyi yapması gereken işlemden alıkoyacak derecede acze düşürmesi de gerekir. (Prof. Dr. Ejder ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Değiştirilmiş 2. Baskı, Ankara 2013, syf. 710, 711) Somut olayda Özel Siirt Hayat Hastanesinden verilme sağlık raporunda yer alan akut bronşit ve karın ağrısı teşhislerinin günümüz olanakları değerlendirildiğinde davacılar vekilini temyiz başvurusunda bulunma işleminden alıkoyacak derecede acze düşürmemiş olduğu değerlendirildiğinden eski ... getirme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. b.Davacılar Vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 19.07.2022 Tarihli Ek Kararına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361/1 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla yine aynı Kanun'un 352/1-c hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesi asıl kararının davacılar vekiline 21.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekilinin bu asıl Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz süresi geçtikten sonra 11.07.2022 tarihinde temyiz ettiği, yine Bölge Adliye Mahkemesince verilen 19.07.2022 tarihli ek karar ile davacılar vekilinin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği açık olduğundan davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin 19.07.2022 tarihli ek kararın yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin ek karara yönelik temyiz istemlerinin reddi ile ek kararın onanması gerekir. C.Davalı DEDAŞ Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 344. maddesine göre istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır. Aynı Kanun'un 94. maddesinin 1. fıkrasına göre ise Kanunun belirlediği süreler kesindir. Maddenin üçüncü fıkrasına göre ise kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının davalı DEDAŞ adına Av....’e elektronik tebligat yoluyla 18.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen avukatın davalı DEDAŞ adına istinaf yoluna başvuru tarihinin 01.09.2021 tarihi olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davalı DEDAŞ'ın vekilinin istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, başvuru hakkında esastan inceleme yapılmak suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş; davalı DEDAŞ vekilinin istinaf istemini süre aşımı yönünden reddetmek, davacılar vekilinin istinaf isteminin ise esastan reddine karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacılar vekilinin eski ... getirme talenin REDDİNE, 2.Bölge Adliye Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli, davacılar vekilinin temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddine dair ek kararının ONANMASINA, 3.Bölge Adliye Mahkkemesinin 26.05.2022 tarihli asıl kararının BOZULMASINA, Davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Temyiz yolu bozma harcı ve aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının davacılardan alınmasına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılardan DEDAŞ'a iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.