Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aştığı ve yargılamanın adil olmadığı gerekçesiyle Anayasa’nın 10. , 19. ve 36. maddelerinin ihlal edildiğini iddiası hakkındadır.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aştığı ve yargılamanın adil olmadığı gerekçesiyle Anayasa’nın , ve maddelerinin ihlal edildiğini iddiası hakkındadır. Başvuru, 14/8/2013 tarihinde Antalya Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde, başvuruda Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/12/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu; birden fazla kişi ile tehdit, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiasıyla Dinar Ağır Ceza Mahkemesince 4/11/2009 tarihinde tutuklanmıştır. Dinar Ağır Ceza Mahkemesi, 10/2/2010 tarihli ve E.2008/77, K.2010/21 sayılı kararı ile başvurucunun, üzerine atılı suçlardan hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Anılan karar, temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 26/6/2014 tarihli ve E.2010/30688, K.2012/21647 sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma kararı sonrası Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin E.2013/1 sayılı esasına kaydedilen davanın 8/1/2013 tarihli tensip duruşmasında, başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiş, yargılama devam ederken 6/2/2013 tarihli duruşmada başvurucu tahliye edilmiştir. Mahkeme, yapılan yargılama sonucunda 24/5/2013 tarihli ve E.2013/1, K.2013/57 sayılı kararıyla başvurucunun; cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, birden fazla kişi tarafından işlenen gece vakti silahla yağma suçlarından hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükümle birlikte tutuklanmasına karar vermiştir. Başvurucu bu karara itiraz etmiş ancak itirazı Isparta Ağır Ceza Mahkemesinin 24/6/2013 tarihli ve 2013/901 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. Ret kararı 17/7/2013 tarihinde başvurucunun vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu 14/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Yargıtay Ceza Dairesi, 24/3/2014 tarihli ve E.2013/28304, K.2014/5025 sayılı ilamıyla ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: “Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” 5237 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “ Yağma suçunun; a) Silahla, … c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, …. h) Gece vaktinde, İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),…(4) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.”