6. Hukuk Dairesi 2012/6555 E. , 2012/11249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı vekili; davacı ile davalı ...'ın 2001 yılında imam nikahı ile 2006 yılında resmi nikah ile evlendiklerini, düğün sırasında çeyiz senedinde belirtilen eşyanın davalı
**6. Hukuk Dairesi 2012/6555 E. , 2012/11249 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı vekili; davacı ile davalı ...'ın 2001 yılında imam nikahı ile 2006 yılında resmi nikah ile evlendiklerini, düğün sırasında çeyiz senedinde belirtilen eşyanın davalılara teslim edildiğini ve halen davalılarda bulunduğunu,düğünde takılan altınların ise, düğünden sonra davalı ...ın kardeşine araç alınacağı bahanesi ile elinden alındığını,daha sonra istemesine rağmen altınların verilmediğini ileri sürerek, çeyiz eşyasının ve takıların aynen iadesine, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davacının altınları yanında götürdüğünü, çeyiz senedinin örf adet gereği düzenlendiğini çeyiz senedinde geçen eşyaların müşterek haneye getirilmediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve kararın dayandığı gerekçeye göre,davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacının ziynet eşyasına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkaran kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Davacı dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Diğer bir deyimle bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağana ters düşer. Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyadır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğu kabul edilmelidir. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını, ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını,ispat yükü altındadır. Olayımızda; davacı dava konusu edilen ziynet eşyasının, düğünden sonra davada ...'ın kardeşine araç alınacağı bahanesiyle elinden alındığını, daha sonra istemesine rağmen kendisine iade edilmediğini ileri sürmüş, ancak bunu yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Bununla birlikte davacı vekili, 19.04.2011 havale tarihli delil listesinde açıkça yemin deliline de dayanmış bulunduğundan, davacıya ziynet eşyaları ile davalının kardeşine araç alındığı iddialarına yönelik davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile yuakrıda 2 no.lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.