T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/812 Esas KARAR NO : 2025/1568 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2023 NUMARASI : 2020/474 Esas, 2023/1077 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/812 Esas KARAR NO : 2025/1568 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2023 NUMARASI : 2020/474 Esas, 2023/1077 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının mağazasını devretmek istediğini söyleyerek hile ile müvekkil ve ortağı ... isimli kişi ile bu iş yerinin devri konusunda 7.500.00-USD bedelle anlaştıklarını, ödeme için her biri 5.500-USD bedelli 15/05/2019-15/07/2019-15/08/2019-15/09/2019- 15/10/2019 bedelli 5 adet senet verildiğini, haricen yapılan araştırmaya göre mağazanın sahibinin ... isimli kişi olmadığının öğrenildiğini, mağaza devir sözleşmesinin imkansızlaştığını, 15/07/2019 vadeli senedin Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasınında derdest olduğunu ileri sürerek, davaya konu senetler davacının borcu (borçlusu) olmadığının tespitine, müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen 31.500-TL'nin istirdatına, davalı aleyhine %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında mağaza devir sözleşmesi düzenlendikten sonra davacı tarafın davalıya davaya konu senetleri tanzim ettiği ve teslim ettiği, akabinde davacı beyanına göre mağaza sahibinin davalı olmadığını öğrenmesi sebebiyle mağazayı tutmaktan vazgeçtiği, tapu kayıtlarına göre de malikin davacı olmadığı, tanık beyanlarına göre mağazayı davacının işletmediğinin davalının işletmeye devam ettiği kanaatine varıldığı, sözleşme uyarınca davacının mağazayı devralmadığı sonuç olarak buna karşı vermiş olduğu senetler bakımından da borçlu olmadığının anlaşıldığı, davacının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının bonolar sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararında yanıldığını ve hatalı karar verdiğini, zira, taraflar arasında düzenlenen 10/04/2019 tarihli mağaza devir sözleşmesinin tanzim ve senetlerin imzalanıp müvekkile verilmesinden sonra mağazanın içindeki tekstil eşyaları ile birlikte fiilen davacı ve ortağına teslim edildiğini, bu işyerinde davacı ortağının yaklaşık 2 ay gibi davacının ise 4 ay gibi ticaret yaptığını, hem dinlenen davalı tanıklarının ve hem de davacı tanıklarının açık ifadelerinde, davacının mağazayı fiilen devir almış olduğu, devir aldığı tekstil ürünlerinin satışına başladığı, gelir elde ettiği ve burayı işlettiği, burada ticari faaliyette bulunduğu, tekstil ürünleri satışı yaptığının ortada olduğunu, müvekkilinin, kardeşi adına kayıtlı bu taşınmazda, kendi adına kira sözleşmesi düzenleme ihtiyacı duymadığını yıllarca ticari faaliyette bulunduğunu, davacının senetleri ödememiş olması sebebiyle davacı ile kira sözleşmesi düzenlenememiş olmasının, mağazanın davacıya fiilen devredilmediği anlamında kabul edilemeyeceğini, tanık beyanlarına rağmen davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ile davacı ve dava dışı ... arasında imzalanan 10/04/2019 tarihli işyeri devir sözleşmesi ile davaya konu senetlerin davalıya verildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafın davaya konu edimin ifasının imkansız olduğunu, devre konu mağazanın davalıya ait olmadığını ileri sürdüğü, bu durumda davalının taraflar arasındaki sözleşmeye konu iş yerini devretme yetkisi olduğunu, dolayısıyla edimin ifa edilebilir olduğunu ispatlaması gerektiği, davaya cevap vermeyen ve dolayısıyla delil bildirmeyen davalının, işyerini davacıya devretme yetkisi bulunduğunu, edimi ifa edebilecek durumda olduğunu ispata yarar yazılı delil sunmadığı, dinlenen tanık beyanları ile davalının sözleşme konusu mağazayı devretme hakkının olup olmadığının belirlenemeyeceği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 19.389,53 TL harçtan, peşin alınan 4.847,60 TL (427,60 + 4.420) harcın mahsubu ile bakiye 14.541,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.10/12/2025