3. Hukuk Dairesi 2022/5169 E. , 2023/361 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/34 E., 2017/132 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.02.2023 tarihinde duru…
**3. Hukuk Dairesi 2022/5169 E. , 2023/361 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/34 E., 2017/132 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı asil ... ile davalılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... ile dahili davalılar ... ve diğerleri vekili Avukat Tuğçe Taş geldiler. Sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, davalı ...'in avukatı olarak gayrimenkulleriyle ilgili pek çok davada vekillik yaptığını, ancak davalı ...’in asılsız iftiralarda bulunduğunu ve diğer davalıların da bu beyanatları yayınladıkları gazetelerde haber olarak sunduklarını, yayınlanan ifadelerin hiçbir şekilde haber niteliği taşımadığını, savcılık soruşması devam ettiğinden gizlilik kuralının ihlal edilmek suretiyle zan altında bırakıldığını, maddi ve manevi yönden zarara uğradığını ileri sürerek, 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı ..., davacı avukat hakkında vekillik ilişkisinden kaynaklı zarara uğratıldığı iddiası ile Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/573 E. ve Serik 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2008/613 E. sayılı dosyalarında dava açtığını, bu davaların halen derdest olduğunu, keza davacıyı ... Barosuna, Türkiye Barolar Birliğine, Adalet Bakanlığı ve Cumhuriyet Savcılığına şikayet ettiğini, henüz tahkikatların devam ettiğini, davacının basın yolu ile zararı var ise bunun muhatabının kendisi olmadığını, Serik Kadastro Mahkemesinin 1993/46 E. sayılı dosyasında davacı avukatın, vekili olarak dava açtığını, davacı ile arasında aynı zamanda akrabalık ilişkisi bulunduğunu, bu sebeple davacı avukata karşı tam bir güven ve itimat beslediğini ve bu şekilde davrandığını, Kadastro Mahkemesinde dava devam ederken çiftçiye verilen krediden yararlanmak amacıyla Serik Ziraat Bankasına başvurduğunda banka tarafından tapu kayıtları istendiğinde tapudaki mal varlıklarının tamamının davacı avukata devredilmiş olduğunu öğrendiğini, bunun üzerine davacı avukatı azlettiğini, okuma yazma bilmediği için davacı avukatın vekaletname almak kastı ile kendisini sık sık notere götürerek belge imzalattırdığını, bu belgelerin hile sonucu ve iradesi sakatlanarak alındığını, geçersiz olduğunu, yargılama sonucunda durumun kanıtlanacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.