Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali dava dosyası mahkememize gelmiş olmakla, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili nezdinde ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (Trafik Sigortası) Poliçesi ile 20/04/2015 - 20/04/2016 tarihleri arasında davalı adına sigortalı olduğunu, sigortalı aracın, 24/07/2015 tarihinde dava dışı sürücü ....'nun 1.95 Promil alkollü olarak sevk ve idar
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile kurulan ortaklık çerçevesinde ... San.ve Tic. A.Ş.'nin kurulduğunu, şirketin kuruluşunun davacının emeği, davalının sermayesi ile gerçekleştirildiğini, bu şirketin kuruluşuna ilişkin davacıya şirketin %10 payının taahhüt edilmesine karşın pay devrinin yapılmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle öncelikle adı geçen şirketteki %10 payın davacıya ait olduğunun tespiti ile adına devrine, olmadığı takdirde bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yargılama devam ederken davacı taraf 10/05/2018 tarihli dilekçe ile davayı tamamen ıslah etmek suretiyle, ilk dava dilekçesi ile davalı olarak hasım gösterilen tüm şirketler yönünden iradi taraf değişikliği yapılmış, davalı şirketlerin davadan çıkartılarak davaya sadece davalı gerçek kişi yönünden devam edilmesi talep edilmiş ve adı geçen davalı gerçek kişi yönünden, aradaki adi ortaklık ilişkisi çerçevesinde taahhüt edilen şirketlerdeki payların devrine, bu olmadığı takdirde bedellerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuş, ıslah dilekçesine verdiği cevap dilekçesinde ise iradi taraf değişikliğine açıkça muvafakat etmiştir. Her iki taraf ıslah ve iradi taraf değişikliği sonrası eldeki davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu beyan etmişlerdir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince 07/02/2019 tarihli kararla, ıslah edilen davada, TTK'nın 5/3. maddesi gereğince Mahkemenin görevsiz olduğu, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, davacı yanın talep sonucunun değişmesi üzerine davanın artık ticari dava sayılamayacağı gerekçesiyle, yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesince yapılması gerektiğine karar verildiğini, ancak TTK’nın 4. maddesinin 1. fıkrası ile 19. maddesi hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, huzurdaki davanın tarafların ticari işine ilişkin olduğunu ve davanın da ticari nitelikli bir dava olduğunu, dava konusu hisse devri talebinin ticari işletmelere ilişkin olduğunu ve adı geçen Kanun hükümleri uyarınca dava konusunun ticari iş niteliğinde olduğunu, davacının her ne kadar ıslah ile talep sonucunu değiştirerek, müvekkili davalı ... ile aralarında kurulduğunu iddia ettiği adi ortaklık ilişkisine dayansa da, söz konusu taleplerin yine davacının, dava dışı şirketlerdeki hissesinin tespit ve tesciline ilişkin olduğunu, davacı yanın, gerçeğe aykırı hisse tespiti taleplerini herhangi bir belge ile ispatlayamadığı için davanın karar aşamasında davasını ıslah ederek adi ortaklığa dayanmışsa da aslında talep sonucu yine dava dışı ticari işletmelerdeki ortaklık payı olduğunu, Mahkemenin görevsizliğe ilişkin kararının ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini, davacı ile müvekkili ... arasında adi ortaklık olarak nitelendirilebilecek bir ilişkinin hiçbir zaman söz konusu olmadığını, davacının, taraflar arasında inançlı işlem söz konusu olduğu yönündeki iddialarının, tıpkı adi ortaklığa ilişkin iddiaları gibi hukuki dayanak taşımadığını, davacının haksız taleplerine dayanak olarak göstermeye çalıştığı e-posta yazışmaları dahi ortaklık taahhüdüne dair delil olma kabiliyetinden çok uzak olduğunu, şirketler ile ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde, ...’un ...San. ve Tic. A.Ş.’de hakim hissedar konumunda olduğunu ileri sürmenin mümkün olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesini istemiştir.