8. Ceza Dairesi 2022/3376 E. , 2024/1693 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/17 E., 2021/84 K. SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza …
**8. Ceza Dairesi 2022/3376 E. , 2024/1693 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/17 E., 2021/84 K. SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kargı Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2008 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 58 inci maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. 2. Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2010 tarihli kararı ile sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2010 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 05.03.2014 tarihli ve 2012/3823 Esas, 2014/2749 Karar sayılı kararı ile "...Sanıkların kız kardeşi olan tanık Seher'in, telefonla aranıp rahatsız edilmesi ve özellikle müşteki Saim'in sık sık telefonla rahatsız etmesi sonucu abileri olan sanıklara bu hususu söylemesi, kız kardeşlerine sabaha karşı çağrı bırakılması, uygunsuz saatlerde mesaj gelmesi üzerine, sanıkların kız kardeşlerinin telefonunu almaları ve arayanlardan birinin de müşteki Mehmet'in olduğunu tesbit etmeleri, ayrıca müştekilerin motorla evin önünde tur atmaları nedeniyle müştekinin kız kardeşleriyle olan arkadaşlığın boyutunu bilmeyen müşteki Mehmet'in kız kardeşlerini rahatsız ettiği konusunda kendilerinde haklı bir kanı oluşan sanıkların eylemi haksız tahrik altında işledikleri gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile haklarında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması.." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.