Başvuru, adli yardım talebinin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, adli yardım talebinin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru, 22/3/2021 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği, bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 12/6/2020 tarihli dava dilekçesi ile Türk Ekonomi Bankası A.Ş. hakkında menfi tespit davası açmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde ekonomik durumunun iyi olmadığını belirterek ve taşınmazları üzerinde icrai haciz, ihtiyati haciz, kamu haczi, ihtiyati tedbir veya icra yoluyla satış kayıtları bulunduğunu belgeleriyle sunarak adli yardım talep etmiştir. Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi (Mahkeme) 9/10/2020 tarihli ara kararı ile adli yardım talebinin reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; yeterli belge sunulmadığı gibi sunulan belge örneklerinden adli yardımdan yararlandırmaya ilişkin farklı bir belge bulunmadığı ve bu yolda kanaat oluşmadığı belirtilmiştir. Mahkemece verilen ara karara karşı başvurucu tarafından yapılan itiraz üzerine Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi 23/11/2020 tarihli kararı ile itirazı kesin olarak reddetmiştir. Başvurucu 8/12/2020 tarihli dilekçe ile harç ve masrafları ödeyemeyeceğini belirtmiştir. Mahkeme ise 13/12/2020 tarihinde başvurucuya gider avansını iki haftalık kesin süre içerisinde yatırmasını aksi takdirde davanın usulden reddine karar verileceğini, başvuru ve peşin harcı ise bir haftalık kesin süre içerisinde yatırmasını aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağını ihtar etmiştir. Mahkeme 18/2/2021 tarihli ara kararıyla başvurucunun verilen kesin süre içerisinde harcı yatırmadığından dosyanın işlemden kaldırılmasına, akabinde 25/5/2021 tarihli kararıyla dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içerisinde harcın yatırılarak yenileme dilekçesi verilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Bu karara karşı başvurucu istinaf kanun yoluna başvurmuş olup inceleme devam etmektedir. Başvurucunun itiraz aşamasında ve bireysel başvuru formunda ileri sürdüğü taşınmazları üzerinde kısıtlama şerhleri olduğu iddiası Anayasa Mahkemesi tarafından Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden incelenmiştir. Yapılan incelemede söz konusu taşınmazlar üzerine konulmuş olan ve hâlen devam ettiği anlaşılan icrai haciz, ihtiyati haciz, kamu haczi, ihtiyati tedbir veya icra yoluyla satış kayıtları bulunduğu görülmüştür. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nuni. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:''Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.''ii. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir: "Adli yardım, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden istenir. Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır."iii. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"Mahkeme, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebilir. Ancak, talep hâlinde inceleme duruşmalı olarak yapılır. Adli yardım taleplerinin reddine ilişkin mahkeme kararlarında sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebi açıkça belirtilir.Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir."iv. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur. Adli yardımdan yararlanan kişinin haksız çıkması hâlinde, uygun görülürse yargılama giderlerinin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitler hâlinde ödenmesine karar verilebilir."