T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2412 KARAR NO : 2025/2437 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/07/2025 NUMARASI : 2025/511 E - DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 06/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan incel…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2412 KARAR NO : 2025/2437 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/07/2025 NUMARASI : 2025/511 E - DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 06/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; 27.08.2020 tarihinde ... Mah. ... Sok. Girişi ... Üst Kat Büyükçekmece - İstanbul adresinde davacı şirket kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde sayaca müdahale edildiği "sayacın giriş hattından ek kontaktör vasıtasıyla harici hat üzerinden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı" tespiti yapılarak ... seri nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, ... tüketim noktasına ait mahalde ... seri numaralı sayaca kontaktör koyarak enerji kullanmaktan dolayı “...” adına 27.08.2020 tarihinde ... seri numarasına 88091 kWh (124.801,78 TL) tutarında fatura tanzim edildiğini, dilekçeye istinaden yapılan araştırmada sözkonusu mahalli ...’nin (...) kullandığı daha sonra ...’in ...’nın hisselerini 2020/8. ayından itibaren alarak mahallin sahibi olduğunun anlaşıldığını, zabıtın “... (...) adına güncellenmesi gerektiğinin tespit edildiğini, davalı hakkında tutulan bu tutanağa istinaden müvekkili şirket tarafından davalı adına faturalandırma yapılarak, borç tahakkuk ettirildiğini, İstanbul11. İcra Dairesi'nin ... ESAS sayılı dosyası ile yapılan takibe yönelik davalı-borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden asıl alacağa uygulanacak 6183 sayılı yasa gereği değişecek yıllık oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme faizi tutarına işleyecek KDV ile birlikte takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini , borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için yukarıdaki esas numarasıyla mahkemize kaydı yapılan dosyada ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 18/07/2025 tarihli ara karar ile ; alacağın tam ve kesin olmadığı, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi ve bu aşamada İİK 257.ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının olmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde ; " ihtiyati haciz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, muaccel ve rehinle temin edilmemiş bir para borcu için öngörülen geçici hukuki koruma tedbiridir. Haciz talep edebilmek için alacağın varlığının güçlü emarelerle ortaya konulması yeterli olup, kesin ispat aranmaz.Somut olayda, müvekkil şirketin alacağı, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle doğmuş, İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında takibe konulmuş, davalı ise borca kötü niyetli şekilde itiraz etmiştir.Dava dilekçemize ekli olarak sunulan:Kaçak elektrik kullanımına dair resmi tespit tutanağı,Enerji tüketim raporları,Tahakkuk fişi ve fatura örnekleri alacağın hem varlığını hem muacceliyetini ortaya koyan ciddi emarelerdir. yerel mahkeme, ihtiyati haczin koruma amacını göz ardı etmiştir..Zira ihtiyati haciz, esas alacağın kesin olarak ispatını değil; yalnızca alacağın varlığına dair kuvvetli bir kanaat oluşturabilecek nitelikte belgeler sunulmasını yeterli görür. Bu aşamada mahkemenin yapması gereken, alacaklının dayandığı belgelerin içerik ve taşıdığı ispat gücü bakımından kanaat oluşturacak nitelikte olup olmadığını değerlendirmektir.Somut olayda sunulan kaçak kullanım tespit tutanağı, tüketim kayıtları ve fatura örnekleri; alacağın doğduğunu, muaccel olduğunu ve borçlunun ödemekten kaçındığını açıkça göstermektedir. Mahkemece bu belgeler değerlendirilmeden ve alacağın tahsilinin tehlikeye düşüp düşmediği ayrıca irdelenmeden, yalnızca yargılama gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddi, geçici koruma tedbirlerinin özüne aykırıdır.Öte yandan, davalının hiçbir ödeme yapmaksızın icra takibine itiraz ederek yargılamayı uzatma yoluna gitmesi, alacağın tahsilini riske sokmakta; usulü kötüye kullanma niteliği taşıyan bu davranış, ihtiyati haczin uygulanmasını zorunlu kılan somut bir duruma işaret etmektedir. Mahkemece, alacağın tahsilinin tehlikeye düşüp düşmediği hususu hiçbir şekilde değerlendirilmemiş; sadece alacağın henüz yargılamaya konu olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş olması, ihtiyati haczin geçici ve koruyucu karakteriyle bağdaşmamaktadır." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan takip dosyasında ,davalı-borçlu hakkında 123.316,70 TL alacağın tahsili için takiq yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Davalı vekili ,takip dosyasında borca itiraz dilekçesinde " Dosya alacaklısına takip tarihi itibarıyla böyle bir borcum yoktur. Müvekkilim kacak elektirik kullanıldığı iddia edilen işyerini 2020 yılında devir ve teslim etmiş söz konusu devir işlemi ticaret sicil gazetesinde yayınlanmıştır. " şeklindeki gerekçelerle borca itiraz edilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; 27.08.2020 tarihinde ... Mah. ... Sok. Girişi ... Üst Kat Büyükçekmece - İstanbul adresinde davacı şirket kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde sayaca müdahale edildiği "sayacın giriş hattından ek kontaktör vasıtasıyla harici hat üzerinden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı" tespiti yapılarak ... seri nolu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiği görülmektedir.Davacı tarafça sunulan Komisyon Raporu incelendiğinde ; ... tüketim noktasına ait mahalde ... seri numaralı sayaca kontaktör koyarak enerji kullanmaktan dolayı “...” adına 27.08.2020 tarihinde ... seri numarasına 88091 kWh (124.801,78 TL) tutarında fatura tanzim edilmiştir.Dilekçeye istinaden yapılan araştırmada; Mahali ...'nin (...) kullandığı daha sonra ...'in ...'nın hisselerini 2020-08. ayından itibaren alarak mahalin sahibi olduğu anlaşılmıştır.Tespitlere istinaden; ... seri numaralı zabıtın tahakkukunun “... (...) adına güncellenmesine Komisyonumuzca karar verilmiştir." şeklinde olduğu görülmüştür.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktırBuna göre yapılan değerlendirmede,alacağın varlığı yönünden bu aşamada, sunulan belgelerin yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığı değerlendirilmiş olup, böylece, mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/10/2025